Sonu TÜP ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tüp" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tüp ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tüp olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tüp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

HAFIZIKÜTÜP

9 harfli kelimeler

ENTEROTÜP

8 harfli kelimeler

TERETTÜP, SALAMTÜP

7 harfli kelimeler

FOTOTÜP, PORTTÜP

6 harfli kelimeler

GİRTÜP

3 harfli kelimeler

TÜP

Bazı kelimelerin anlamları

TÜP

Laboratuvarlarda türlü işlerde kullanılan, bir ucu kapalı cam boru. Akışkan maddelerin konulduğu, genellikle silindir biçiminde, içi boş, ağzı özel tapalı kap. İçine krem, diş macunu, ilaç vb. maddeler konulan, bir ucu burgu kapaklı, plastik veya metal boru. Fallop tüpü.

PORTTÜP

Genel olarak tahta, plastik veya metalden yapılmış tüpleri koymaya ve taşımaya yarayan malzeme.

ENTEROTÜP

Enterobakterilerin biyokimyasal testlerle ayırıcı identifikasyonu için kullanılan ticari bir sistem.

FOTOTÜP

Foto diyot ile eş anlamlıdır.

HAFIZIKÜTÜP

Kitaplık görevlisi.

GİRTÜP

Patates.

TERETTÜP

Gerekme, icap etme. İş vb. için gerekme, ait olma.

SALAMTÜP

Harman yeri.

  -   -   -  

Anlamında TÜP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÜRATÖR

Müze, kütüphane, sergi, hayvanat bahçesi vb.ni yöneten ve etkinliklerini düzenleyen yetkili kimse.

TULUM

Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda. Şişman, tombul. Tüp.

MAHMUZ

Çizmenin, potinin arkasına takılan ve binek hayvanlarını dürtüp hızlandırmaya yarayan demir veya çelik parça. Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. Eski tür savaş gemilerinde su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı.

BİBLİYOTEKÇİ

Kütüphaneci.

KILCALLIK

Kılcal olma durumu. Kapsadığı sıvılar bakımından kılcal boruların özellikleri. Bir kılcal boru veya tüpün durumu.

BÜYÜLTEÇ

Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan aygıt, agrandisör.

KIZMABİRADER

Zarla oynanan, karelerde taş yürütüp çeşitli engellerle dolu karelerden oluşan yolu bir an önce bitirmeye dayanan bir oyun türü.

AMPUL

İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.

KİTAPLIK

Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya, kütüphane. Kitap yapmaya elverişli. Evlerde ve iş yerlerinde içinde kitapların bulunduğu oda. Kitap olabilecek kadar. Belli bir sayıda kitabı olan. Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak ilgilenen okurlara sunan kuruluş, kütüphane, bibliyotek.

KIŞKIRTMAK

Kümes hayvanlarını ürkütüp kaçırmak. Bir kimseyi kötü bir iş yapması için harekete geçirmek, tahrik etmek.

TRANSİSTÖR

Germanyum veya silisyum elementlerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak imal edilen, elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan, sağlam yapılı ve uzun ömürlü alet.

FIRIN

İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak. Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet. Bu ocakta pişirilmiş. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân. Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç.

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

KARTUŞ

Merminin arkasından namluya sürülen bezden veya kartondan barut kesesi, hartuç. Yazıcıya yerleştirilen mürekkep dolu tüp. Resim yazıda kralın adını diğerlerinden farklı bir biçimde göstermeyi sağlayan oval çerçeve. Dolma kalem içine yerleştirilen mürekkep dolu tüp.

KALAFAT

Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.

DALLANDIRMAK

Dallanmasına yol açmak. Bir işi, bir sorunu büyütüp karışık duruma getirmek.

DREN

Ark. Ameliyat sonrası vücut içinde kalan doku artıklarını ve sıvıları dışarı atmak veya yara üzerindeki iltihabı akıtmakta kullanılan bükülgen tüp, akıtaç.

MİKROSKOP

Bir mercek düzeneği yardımıyla küçük nesneleri büyütüp daha belirgin duruma getirmeye veya çıplak gözle görülmeyenleri göstermeye yarayan alet.

HOŞT

Köpekleri ürkütüp kaçırmak için çıkarılan ses.

TÜPÇÜ

Tüp gaz satan veya dağıtan kimse.