Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tür" olan, toplam 71 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tür ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tür olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ENFRASTRÜKTÜR, İNFRASİLYATÜR
NÖMENKLATÜR, NOMANKLATÜR, NOMENKLATÜR
POLİKÜLTÜR, KONTRAKTÜR, TEMPERATÜR, SESBÜYÜTÜR, MARİKÜLTÜR, MONOKÜLTÜR, VALİKÜLTÜR, KONJONKTÜR
LİTERATÜR, SUBKÜLTÜR, KARİKATÜR, ALTKÜLTÜR, ÜROKÜLTÜR, REFRAKTÜR
TEVETTÜR, KUVERTÜR, TESETTÜR, KÜLÜSTÜR, KÜVÜSTÜR, STRÜKTÜR, GARNİTÜR, STRİKTÜR, MİNYATÜR, KÜCÜSTÜR, PREMATÜR
LİGATÜR, TAVATÜR, TENKTÜR, TEVATÜR, AVANTÜR, FİKSTÜR, ARMATÜR, TEKSTÜR, UVERTÜR, APERTÜR, BULETÜR, TİNKTÜR, FRAKTÜR, TELETÜR, İMMATÜR
YENTÜR, PÜLTÜR, TOHTÜR, TÜŞTÜR, POSTÜR, PONTÜR, KOĞTÜR, KÜLTÜR, TENTÜR, CÜTTÜR, ÇÖNTÜR, PENTÜR, KÖFTÜR, KÜNTÜR, KÜRTÜR, MONTÜR
SÜTÜR, KÜTÜR, GÖTÜR, FETÜR, MATÜR, NÖTÜR, PÜTÜR, NATÜR
ÖTÜR
TÜR
TÜR
Çeşit, cins. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm, janr. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. Türlü. Gezinti : Orhan bugün iyi bir tür yaptı. Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. Taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. Örnek: Homo sapiens (insan). Bu isimler daima italik yazıyla yazılır. Birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. Biyolojik tür, spesyes. İçerik, biçim ve amaç yönünden özellik gösteren bir sanat çeşidi. Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad. Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da sanat kolu. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları. Belli ayrıtsal özelliklerle ötekilerden ayrılan nesneler ya da birimler kümesi. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da kolu. (karşılık, spesyes),Ancak kendi aralarında çiftleşen bireyler topluluğu; hayvan sınıflandırmalarında cins içinesokulan ve ırk ve variyeteleri içine alan bir birlik.
NOMENKLATÜR
Canlıların bilimsel adlandırılması. Bir bilim dalına ait terimler, terminoloji.
SESBÜYÜTÜR
Elektrik akımı yoluyla sesi uzakta bulunan alıcıya büyüterek ulaştıran aygıt.
MONOKÜLTÜR
Tek bir türün üretim ve yetiştiriciliği.
NÖMENKLATÜR
Belirtilmiş kurallara uygun olarak adların belirlenmesiyle ilgilenen taksonomi bilimine ait bir bölüm.
SUBKÜLTÜR
Stok kültürden organizmayı alıp, taze besi yerine transfer ederek yapılan kültür.
POLİKÜLTÜR
Çeşitli su ürünlerinin aynı ortamda üretilmesi veya yetiştirilmesi.
KONTRAKTÜR
Kasın devamlı kasılma hâlinde oluşu. Kas veya tendo dokusunun anormal derecede kısalması. Kası veya eklemi destekleyen dokulardaki fibröz bağ doku artışından veya kas ipliklerindeki bozukluklardan kaynaklanır.
KONJONKTÜR
Geçerli durum. Her türlü durumun ve şartın ortaya çıkardığı sonuç.
VALİKÜLTÜR
Mevsimsel göçe dayalı olan, bir bentle denizden ayrılmış acı suda yapılan balık kültürü.
ENFRASTRÜKTÜR
Altyapı.
NOMANKLATÜR
Adlar dizgesi.
İNFRASİLYATÜR
Silyumlu bir protozoonda bulunan tüm silyumlar, bazal cisim ve ilişkili fibrillerin tamamı.
MARİKÜLTÜR
Denizde kurulmuş, ağ kafes ve benzeri sistemlerde deniz organizmalarının yetiştirilmesi.
TEMPERATÜR
Vücut sıcaklığı.
LİTERATÜR
Edebiyat. Kaynak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ADANA
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ACEMKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
AÇIKÇASI
Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.