Kelimeler arşivi içinde; başında "tür" olan, toplam 190 adet kelime bulunmaktadır. tür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TÜRKMENKARAHÜYÜK
TÜRKBEYLİKKIŞLA, TÜRKÇELEŞTİRMEK, TÜRKHACILARHANI, TÜRKMENMECİDİYE, TÜRKMENMEZRAASI
TÜRKÇELEŞTİRME, TÜRKMENSARILAR, TÜRKÜLEŞTİRMEK
TÜRETİLEBİLME, TÜRKLEŞTİRMEK, TÜRKMENAKÖREN, TÜRKMENCAMİLİ, TÜRKMENLİOĞLU, TÜRKÜLEŞTİRME
TÜRBİDİMETRİ, TÜRETEBİLMEK, TÜRETİMCİLİK, TÜRKBELKAVAK, TÜRKÇELEŞMEK, TÜRKLEŞTİRME, TÜRKMENTOKAT, TÜRKMENUŞAĞI, TÜRKORMANKÖY
TÜRBELARLAR, TÜRETEBİLME, TÜRKBAKACAK, TÜRKÇAYBAŞI, TÜRKÇECİLİK, TÜRKÇELEŞME, TÜRKKIYMASI, TÜRKMENDAMI, TÜRKMENHACI, TÜRKMENOĞLU, TÜRKMENÖREN, TÜRKŞEREFLİ, TÜRKÜLEŞMEK
TÜRARDIŞIK, TÜRBELALAR, TÜRENEKSİZ, TÜRKÇAYIRI, TÜRKEVLERİ, TÜRKKARSAK, TÜRKKEŞLİK, TÜRKKUPASI, TÜRKLEŞMEK, TÜRKMENLER, TÜRKOLOJİK, TÜRKPİYALE, TÜRKTACİRİ, TÜRKÜCÜLÜK, TÜRKÜLEMEK, TÜRKÜLEŞME, TÜRKYENİCE, TÜRKYILMAZ, TÜRLÜBOHÇA, TÜRÜMCÜLÜK
TÜRBÜLANS, TÜRBÜLENT, TÜRDEŞLİK, TÜREDİLER, TÜRKASLAN, TÜRKBAHÇE, TÜRKÇÜLÜK, TÜRKDOĞAN, TÜRKDOĞDU, TÜRKHÜYÜK, TÜRKLEŞME, TÜRKMENCE, TÜRKMENLİ, TÜRKMEŞEN, TÜRKOBASI, TÜRKOLOJİ, TÜRKSEVİN, TÜRKTANIR, TÜRKÜLEME, TÜRKYURDU, TÜRSELLİK, TÜRÜDÜLER
TÜRBEDAR, TÜRBELİK, TÜRCÜLÜK, TÜRETMEK, TÜRKAYŞE, TÜRKÇECİ, TÜRKÇESİ, TÜRKELLİ, TÜRKGÜCÜ, TÜRKİYAT, TÜRKKARİ, TÜRKKÖYÜ, TÜRKMANİ, TÜRKOFİS, TÜRKOĞLU, TÜRKOLOG, TÜRKÖREN, TÜRKVARİ, TÜRKYAĞI, TÜRLEMEK, TÜRLÜBEY, TÜRMÜNTÜ, TÜRRESMİ
TÜRALTI, TÜREHAN, TÜREMEK, TÜREMEN, TÜREMSİ, TÜRENDE, TÜRENTİ, TÜRETİK, TÜRETİM, TÜRETİŞ, TÜRETKE, TÜRETME, TÜREYİŞ, TÜRHİYE, TÜRKALİ, TÜRKALP, TÜRKCAN, TÜRKELİ, TÜRKİLİ, TÜRKİNE, TÜRKİYE, TÜRKKAN, TÜRKLER, TÜRKLÜK, TÜRKMEN, TÜRKNUR, TÜRKOBA, TÜRKÖNÜ, TÜRKÖZÜ, TÜRKSAN, Devamını Oku »»
TÜRABİ, TÜRBAN, TÜRBİN, TÜRCAN, TÜRDEŞ, TÜREDİ, TÜREFİ, TÜRELİ, TÜREME, TÜRENE, TÜRGÜN, TÜRHAŞ, TÜRKAN, TÜRKAY, TÜRKCE, TÜRKÇE, TÜRKÇÜ, TÜRKER, TÜRKEŞ, TÜRKİZ, TÜRKOL, TÜRKÖZ, TÜRLÜM, TÜRŞEK, TÜRTÜK, TÜRÜDÜ
TÜRAP, TÜRBE, TÜREK, TÜREL, TÜREN, TÜREV, TÜRKE, TÜRKİ, TÜRKU, TÜRKÜ, TÜRLİ, TÜRLÜ, TÜRME, TÜRTA, TÜRTÜ, TÜRÜK, TÜRÜM, TÜRÜN, TÜRÜS
TÜRE, TÜRK, TÜRZ
TÜR
TÜR
Çeşit, cins. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm, janr. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. Türlü. Gezinti : Orhan bugün iyi bir tür yaptı. Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. Taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. Örnek: Homo sapiens (insan). Bu isimler daima italik yazıyla yazılır. Birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. Biyolojik tür, spesyes. İçerik, biçim ve amaç yönünden özellik gösteren bir sanat çeşidi. Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad. Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da sanat kolu. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları. Belli ayrıtsal özelliklerle ötekilerden ayrılan nesneler ya da birimler kümesi. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da kolu. (karşılık, spesyes),Ancak kendi aralarında çiftleşen bireyler topluluğu; hayvan sınıflandırmalarında cins içinesokulan ve ırk ve variyeteleri içine alan bir birlik.
TÜRKÜLEŞTİRME
Türküleştirmek işi.
TÜRKÜLEŞTİRMEK
Türkü durumuna getirmek.
TÜRKMENAKÖREN
Afyon ili, Emirdağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
TÜRKLEŞTİRMEK
Türk dilini ve Türklüğü benimsetmek, Türkleşmesini sağlamak.
TÜRETİLEBİLME
p önermesinin K önerme kümesinden türetilebilme'si, K kümesinin öğesi olan öncüllerden p sonucunun çıktığının bir türetimle gösterilebilmesi demektir. p nin K dan türetilebildiği K|-p biçiminde dile getirilir. türetilebilme imi, türetilebilme önermesi. Salt toplam ölçek sayılına bakarak yanıtlayıcının tutum kalıbını kestirme olanağı veren ölçek özelliği, bk. tutum kalıbı.
TÜRKÇELEŞTİRME
Türkçeleştirmek işi.
TÜRKÇELEŞTİRMEK
Türkçeleşmesini sağlamak. Yabancı dilden Türkçeye çevirmek.
TÜRKMENSARILAR
Yozgat şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TÜRKMENMECİDİYE
Eskişehir şehrinde, Mahmudiye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
TÜRKMENLİOĞLU
Sinop ili, Gerze ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TÜRKHACILARHANI
Çorum şehri, Sungurlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TÜRKBEYLİKKIŞLA
Sakarya şehri, Söğütlü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TÜRKMENMEZRAASI
Hatay kenti, Babatorun nahiyesine bağlı bir bölge.
TÜRKMENCAMİLİ
Konya şehri, Çumra ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TÜRKMENKARAHÜYÜK
Konya ili, Çumra ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
AÇIKÇASI
Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.
ADANA
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ACEMKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.