Kelimeler arşivi içinde; başında "tok" olan, toplam 201 adet kelime bulunmaktadır. tok ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tok ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TOKATLAYABİLMEK, TOKMAKBÖCEKLERİ, TOKUŞTURABİLMEK
TOKALAŞABİLMEK, TOKATLAYABİLME, TOKMAKLICIĞCIK, TOKSASKARİOZİS, TOKSOPLAZMOZİS, TOKUŞTURABİLME
TOKALAŞABİLME
TOKAÇGEMRİĞİ, TOKLAŞDURMAK, TOKMAKLANMAK, TOKMAKLIDERE, TOKMAKTEPESİ, TOKSİKODERMA, TOKSİKOLOJİK, TOKSOKAROZİS
TOKAÇBALIĞI, TOKAÇLANMAK, TOKAÇLANMIŞ, TOKATLANMAK, TOKATLATMAK, TOKATTAVUĞU, TOKCALANMAK, TOKGÖZLÜLÜK, TOKIŞTIRMAK, TOKMAKLAMAK, TOKOTRİENOL, TOKSİKASYON, TOKSİKOLOJİ, TOKSİKOMANİ, TOKSİKOPATİ, TOKSİTERAPİ, TOKUÇBALIĞI, TOKULDAŞMAK, TOKURDATMAK, TOKUŞTURMAK
TOKAÇLAMAK, TOKAÇLANMA, TOKALAŞMAK, TOKALIOĞLU, TOKATÇILIK, TOKATLAMAK, TOKATLANMA, TOKATLATMA, TOKATLILIK, TOKEZLEMEK, TOKMAKLAMA, TOKMAKÜZÜM, TOKMANAKLI, TOKSİKOLOG, TOKSİKOMAN, TOKSİKOZİS, TOKSOKARAL, TOKTOKUCAN, TOKUÇLAMAK, TOKULDAMAK, TOKURDAMAK, TOKURDATMA, TOKUŞTURMA
TOKAÇLAMA, TOKALAMAK, TOKALAŞMA, TOKALOĞLU, TOKATBAŞI, TOKATKIRI, TOKATLAMA, TOKEZİMEK, TOKLUAĞIL, TOKLUBAŞI, TOKLUKAYA, TOKMAKBAŞ, TOKMAKÇIK, TOKMAKLAR, TOKOLİZİS, TOKSİPATİ, TOKSİSİTE, TOKULAMAK, TOKURDAMA
TOKAÇÇIK, TOKALMAK, TOKANMAK, TOKATHAN, TOKDEMİR, TOKGÖZLÜ, TOKIŞMAĞ, TOKLUCAK, TOKLULAR, TOKLULUK, TOKLUMAN, TOKMACIK, TOKMADEN, TOKMAGAN, TOKMAKAN, TOKMAKÇI, TOKMAKLI, TOKORCOM, TOKORCUN, TOKSEMİK, TOKTAHAN, TOKTAMAK, TOKTAMIŞ, TOKURCAK, TOKURCUK, TOKURCUM, TOKURCUN, TOKURDAK, TOKURDUM, TOKURŞAK, Devamını Oku »»
TOKAÇLI, TOKALAÇ, TOKALAK, TOKALAN, TOKAMAK, TOKANAK, TOKASIZ, TOKATÇA, TOKATÇI, TOKATLI, TOKÇALI, TOKDERE, TOKDURU, TOKHANA, TOKHANE, TOKLUCA, TOKSEMİ, TOKSOİT, TOKTAKI, TOKTOKU, TOKULLU, TOKUMAK, TOKURCU, TOKURTU, TOKUŞMA, TOKUTMA, TOKUZER
TOKALI, TOKALP, TOKAMA, TOKANA, TOKARA, TOKAYA, TOKCAN, TOKÇAM, TOKÇİK, TOKDUR, TOKGAÇ, TOKGÖZ, TOKHAN, TOKKAN, TOKLAK, TOKLAR, TOKLUK, TOKMAK, TOKMEK, TOKSİK, TOKSİN, TOKTAŞ, TOKTOK, TOKTUĞ, TOKTUR, TOKULA, TOKURA, TOKYAY, TOKYÜZ
TOKAÇ, TOKAL, TOKAR, TOKAŞ, TOKAT, TOKAY, TOKÇA, TOKEÇ, TOKEL, TOKER, TOKGA, TOKKA, TOKLA, TOKLU, TOKMA, TOKÖZ, TOKTA, TOKUÇ, TOKUK, TOKUL, TOKUR, TOKUŞ, TOKUZ, TOKYO
TOKA, TOKT, TOKU
TOK
TOK
Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı. Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan. Kalın ve gür (ses). Sık ve kalın dokunmuş (kumaş).
TOKATLAYABİLME
Tokatlayabilmek işi.
TOKMAKBÖCEKLERİ
Kimi türleri, sokması ve ağılı salgısı dolayısıyla oldukça ağır deri yangıları doğurabilen, kınkanatları çok kısa böcekler familyası; aylakböcekler.
TOKMAKTEPESİ
Tokmak süpürgesinin elle tutulan kısmı. (Gücünkaya Aksaray Niğde).
TOKMAKLICIĞCIK
Bir çeşit kilim.
TOKSOPLAZMOZİS
Toxoplasma gondi tarafından oluşturulan, beyin zarları ve beynin irinsiz yangısı, damar yangısı, perivasküler ödem, hücre infiltrasyonu ve beyin nekrozuyla belirgin memeli hayvanlarda, insanlarda ve kuşlarda görülen protozoon hastalığı.
TOKSASKARİOZİS
Toxascaris cinsi nematodların neden olduğu enfeksiyon.
TOKUŞTURABİLME
Tokuşturabilmek işi.
TOKMAKLANMAK
Hayvan çok ot yemekten ölmek.
TOKALAŞABİLMEK
Tokalaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOKMAKLIDERE
Sakarya şehri, Söğütlü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TOKUŞTURABİLMEK
Tokuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TOKLAŞDURMAK
Bir araya getirmek.
TOKALAŞABİLME
Tokalaşabilmek işi.
TOKAÇGEMRİĞİ
Kilis kenti, Musabeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TOKATLAYABİLMEK
Tokatlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARTOVA
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ANTİOKSİDAN
Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.
ANTİTOKSİK
Antitoksin.
ALMUS
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
ANTİTOKSİN
İçine giren toksinleri zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde, antitoksik.
ÇEVİRGİ
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç.
DOKURCUN
Ot ya da ekin yığını. Dokuztaş oyunu. Çizgili şayak kumaş, tokurcun.
DAVUL
Büyük ve enlice bir kasnağın iki yanına deri geçirilerek yapılan, tokmak ve değnekle çalınan çalgı. Bateri.
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
ÇARPIŞMAK
Birbirine çarpmak, tokuşmak. Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak.
DEK
Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin. Düzen, hile, entrika. Belirtilen zamanı, yeri vb.ni içine almayacak bir biçimde, kadar, değin. Tokuşma, çatışma. Sağlam.
DAVUDİ
Kalın, tok ve gür (ses).
CANFES
Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ARİSTOKRATLIK
Aristokrat olma durumu.
BAŞÇİFTLİK
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.