Kelimeler arşivi içinde; başında "tol" olan, toplam 66 adet kelime bulunmaktadır. tol ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tol ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TOLERANSSIZLIK
TOLERANSLILIK
TOLERANSSIZ, TOLANDIRMAK, TOLANDURMAK
TOLUNTİĞİN, TOLALANMAK, TOLERANSLI, TOLAMEHMET, TOLUKLAMAK
TOLUNBİKE, TOLNAFTAT, TOLAZIMAK, TOLAZOMİT
TOLOHMAK, TOLANMAK, TOLMETİN, TOLDUMAK, TOLERANS, TOLAŞMAK, TOLGAHAN, TOLANBAÇ, TOLAMBAÇ, TOLGASIZ, TOLHAMAK, TOLUKLAR, TOLUNBAY, TOLUNMAK, TOLGUNAY
TOLKŞOV, TOLGALI, TOLATAR, TOLEŞİR, TOLAŞIR, TOLOMAN, TOLAMAN, TOLAMAK
TOLMAK, TOLYAN, TOLKÖY, TOLÜEN, TOLGAY, TOLGAN, TOLAKA, TOLÇAK, TOLALI, TOLAMA, TOLANI
TOLHO, TOLAH, TOLAK, TOLUN, TOLUK, TOLOZ, TOLOS, TOLON, TOLAS, TOLAY, TOLAZ, TOLCA, TOLGA, TOLİK
TOLU, TOLİ, TOLA
TOL
TOL
Taş kemer veya taş kemerlerle yapılmış ev, oda, kapı vb. şey. Yayla veya bahçe kulübesi. Küçük köy.
TOLERANSSIZLIK
Hoşgörüsüzlük.
TOLERANSSIZ
Hoşgörüsüz.
TOLERANSLILIK
Hoşgörülülük.
TOLAZIMAK
Kumaşın havı dökülmek.
TOLUNTİĞİN
Ayon on dördü gibi güzel olan hükümdar.
TOLOHMAK
Ağlayacak hâle girmek, ağlamaklı olmak.
TOLAZOMİT
Birinci kuşak sülfanilüre türevi bir ilaç.
TOLNAFTAT
Dermatofitlere karşı etkili, toliltiyokarbamatın naftil türevi olan ve yerel uygulanan mantarlara etkili sentetik bir madde.
TOLALANMAK
Şişmanlamak, semizleşmek.
TOLUNBİKE
Ayın on dördü gibi parlak ve güzel olan kadın.
TOLUKLAMAK
Çevirmek, sarmak, dolamak.
TOLAMEHMET
Çorum şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TOLANDURMAK
Takip etmek, avını kollamak.
TOLERANSLI
Hoşgörülü.
TOLANDIRMAK
Aldatmak, dolandırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİMENTOLATMA
Çimentolatmak işi.
DİYASTOL
Sistolden sonra kulakçıkların veya karıncıkların genişlemesi. Gevşeme.
ETOLOJİK
Etoloji ile ilgili.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ÇİMENTOLANMA
Çimentolanmak işi.
DİYALEKTOLOG
Diyalektoloji uzmanı.
ENGİZİSYON
Orta Çağda, Katoliklerde katı din inançlarına karşı gelenleri cezalandırmak için kurulan kilise mahkemelerinin adı.
ÇİMENTOLAMA
Çimentolamak işi.
DERMATOLOJİK
Dermatoloji ile ilgili.
BENZOL
Benzin ve tolüen karışımı bir akaryakıt.
BONJUR
Günaydın, merhaba. Uzun siyah ceketle, çizgili pantolondan oluşan erkek giysisi.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
BERMUDA
Dizlere kadar inen dar ve kısa pantolon.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
BALDIRAK
Don, pantolon vb. giysilerin dizden aşağı olan bölümü. Kılıç kayışının aşağı uzanan parçası.
EROS
Ruhsal çözümleme açısından cinsel eğilimler ve bundan doğan isteklerin tümü. Yunan mitolojisinde aşk tanrısının adı.
CİLDİYECİ
Deri hastalıkları uzmanı, dermatolog.
CİLDİYE
Hekimliğin deri hastalıkları ile ilgili dalı, dermatoloji.
ESATİR
Tarih öncesi tanrılarının efsaneli serüvenlerini anlatan ve bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikâyeler, mitoloji.
BAŞPİSKOPOS
Katoliklerde piskoposların başı olan din adamı.