Kelimeler arşivinde; içinde "tok" olan, toplam 429 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tok bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tok ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tok olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİTOKONDROKUPREİN
BAKTERİYOTOKSEMİ, ENTEROTOKSİJENİK, FOSFOFRUKTOKİNAZ, İHTİYOHEMOTOKSİN, OTOENTOKSİKASYON
BAKTERİYOTOKSİN, EKSİTOTOKSİTİTE, İMMÜNOSİTOKİMYA, STEATOKRİPTOZİS, SÜLFADİMETOKSİN, SÜLFAMETOKSAZOL, TALLOTOKSİKOZİS, TIRANTISTOKMAĞI, TOKATLAYABİLMEK, TOKMAKBÖCEKLERİ, TOKUŞTURABİLMEK
AFLATOKSİKOZİS, BLASTOKONİDYUM, ENDOTOKSİKOZİS, ERGOTOKSİKOZİS, KOLESİSTOKİNİN, MİKOTOKSİKOZİS, NİŞADIRTOKMAĞI, OKRATOKSİKOZİS, STOKLAYABİLMEK, STREPTOKOKSEMİ, TİROTOKSİKOZİS, TOKALAŞABİLMEK, TOKATLAYABİLME, TOKMAKLICIĞCIK, TOKSASKARİOZİS, TOKSOPLAZMOZİS, TOKUŞTURABİLME
ARİSTOKRATLIK, AKANTOKERATOZ, ANAHTARLITOKA, BATRAKOTOKSİN, BUNGAROTOKSİN, EKTOKOMMENSAL, ENTEROTOKSEMİ, FOTOKATALİZÖR, FOTOKOPİCİLİK, GAMETOKİNETİK, GREYONOTOKSİN, HEPATOKUPREİN, HEPATOTOKSEMİ, İHTİYOTOKSİZM, İNTOKSİKASYON, KOLESİTOKİNİN, KRİPTOKOKOZİS, KRİPTOKOTİLOZ, KSANTOKROMİYA, METOKLOPRAMİD, METOKSİFLURAN, MİTOKONDRİYON, MİTOKONDRİYUM, MOTOKROSÇULUK, PROTOKOLCÜLÜK, SİSTOKAULOZİS, SKOMBROTOKSİN, STOKLAYABİLME, STREPTOKOKKOZ, TETRODOTOKSİN, Devamını Oku »»
ARİSTOKRATİK, TOKSİKOLOJİK, AFLATOKSİKOZ, EKSİTOTOKSİN, ENTEROTOKSİN, FOTOKİMYASAL, FOTOKROMOJEN, GALAKTOKİNAZ, HEMATOKSİLEN, HEMATOKSİLİN, HEPATOTOKSİK, HEPATOTOKSİN, İHTİYOTOKSİN, KLESTOKARPUS, MAGNETOKİMYA, MASIRALITOKA, MİTOKSANTRON, OPİSTOKOLEUS, ORTOKROMATİK, PROTOKRANYUM, RADYOTOKSEMİ, REKTOKOLİTİS, SİTOKİNİNLER, STOKİYOMETRİ, STREPTOKİNAZ, STREPTOKOKAL, SÜLLERTOKLAR, TOKAÇGEMRİĞİ, TOKLAŞDURMAK, TOKMAKLANMAK, Devamını Oku »»
ARİSTOKRASİ, TOKAÇLANMAK, TOKATLANMAK, TOKMAKLAMAK, TOKSİKOLOJİ, TOKSİKOMANİ, TOKURDATMAK, TOKUŞTURMAK, AKAROTOKSİK, ASETOKARMİN, BETOKSİKAİN, DANETOKMAĞI, DİKİLTOKMAK, FOTOKATALİZ, FOTOKROMİZM, FRUKTOKİNAZ, HEMATOKEZYA, İMMÜNTOKSİN, KERATOKONUS, KETOKONAZOL, KLEPTOKRASİ, LENFOTOKSİN, MERİTOKRASİ, NEFROTOKSİK, NEFROTOKSİN, NEKROTOKSİN, PİKROTOKSİN, PLASTOKİNON, PROTOKSİLEM, RUBRATOKSİN, Devamını Oku »»
ANTİTOKSİK, ANTİTOKSİN, ARİSTOKRAT, FOTOKİNEZİ, MİTOKONDRİ, OTOKONTROL, PLÜTOKRASİ, PROTOKOLCÜ, STREPTOKOK, TOKAÇLAMAK, TOKAÇLANMA, TOKALAŞMAK, TOKATÇILIK, TOKATLAMAK, TOKATLANMA, TOKMAKLAMA, TOKSİKOLOG, TOKSİKOMAN, TOKURDAMAK, TOKURDATMA, TOKUŞTURMA, ARHENOTOKİ, BUFOTOKSİN, DİGİTOKSİN, DİJİTOKSİN, DÖTEROTOKİ, EKZOTOKSİN, ENDOTOKSİN, ETOKSİKUİN, FİTOTOKSİN, Devamını Oku »»
FOTOKİMYA, OTOKRİTİK, STOKÇULUK, STOKLAMAK, TOKAÇLAMA, TOKALAŞMA, TOKATLAMA, TOKMAKBAŞ, TOKURDAMA, AMATOKSİN, AMETOKAİN, ANATOKSİN, BAŞTOKASI, EKTOKARDİ, EKTOKOLON, FİTOKİMYA, FİTOKİNİN, FOTOKİNEZ, KARATOKLU, KİNETOKOR, KUŞTOKASI, LAKTOKRİT, LAKTOKSİM, MONOTOKOZ, NOTOKORDA, ORTOKİNEZ, OTOKOLONİ, OTOTOKSİK, PATOKİMYA, POLİTOKOZ, Devamını Oku »»
ETOKRASİ, FOTOKOPİ, OTOKRASİ, PROTOKOL, STOKLAMA, TOKMAKÇI, TOKUŞMAK, TOKGÖZLÜ, BAŞTOKLU, FİTOKROM, MOTOKROS, NANTOKİT, NOTOKORD, ORTOKLAZ, SİTOKİST, SİTOKROM, STOKİNET, TOKAÇÇIK, TOKALMAK, TOKANMAK, TOKATHAN, TOKDEMİR, TOKIŞMAĞ, TOKLUCAK, TOKLULAR, TOKLULUK, TOKLUMAN, TOKMACIK, TOKMADEN, TOKMAGAN, Devamını Oku »»
OTOKRAT, OTOKTON, TOKATÇI, TOKURTU, TOKUŞMA, ATOKSİK, EKETOKA, GÖZÜTOK, OTOKARP, OTOKİST, OTOKLAV, ÖZTOKLU, POLİTOK, SAPSTOK, SİTOKİN, TOKAÇLI, TOKALAÇ, TOKALAK, TOKALAN, TOKAMAK, TOKANAK, TOKASIZ, TOKATÇA, TOKATLI, TOKÇALI, TOKDERE, TOKDURU, TOKHANA, TOKHANE, TOKLUCA, Devamını Oku »»
OTOKAR, STOKÇU, TOKALI, TOKLUK, TOKMAK, TOKSİN, ÖZÜTOK, TOKALP, TOKAMA, TOKANA, TOKARA, TOKAYA, TOKCAN, TOKÇAM, TOKÇİK, TOKDUR, TOKGAÇ, TOKGÖZ, TOKHAN, TOKKAN, TOKLAK, TOKLAR, TOKMEK, TOKSİK, TOKTAŞ, TOKTOK, TOKTUĞ, TOKTUR, TOKULA, TOKURA, Devamını Oku »»
TOKAÇ, TOKAT, TOKLU, TOKUZ, TOKYO, ALTOK, AYTOK, ERTOK, ISTOK, MATOK, ORTOK, OTOKO, POTOK, TOKAL, TOKAR, TOKAŞ, TOKAY, TOKÇA, TOKEÇ, TOKEL, TOKER, TOKGA, TOKKA, TOKLA, TOKMA, TOKÖZ, TOKTA, TOKUÇ, TOKUK, TOKUL, Devamını Oku »»
STOK, TOKA, TOKT, TOKU
TOK
TOK
Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı. Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan. Kalın ve gür (ses). Sık ve kalın dokunmuş (kumaş).
İHTİYOHEMOTOKSİN
Bazı balıkların kanında bulunan zehir.
FOSFOFRUKTOKİNAZ
Glikoliziste fruktoz 6-fosfatı fruktoz 1, 6-difosfata çeviren enzim. Glikolitik yolun çalışma hızını düzenleyen enzimlerden biri.
SÜLFAMETOKSAZOL
Ağız yoluyla alınmasından sonra sindirim kanalında oldukça yavaş emilen ve daha yavaş atılan, özellikle sindirim kanalı ve idrar yolları enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan sülfonamid türevi bir ilaç.
STEATOKRİPTOZİS
Yağ bezlerinin işlev bozukluğu.
MİTOKONDROKUPREİN
Yeni doğanlarda bilhassa karaciğer mitokondrilerinde bulunan bakırı depolayan protein. Yeni doğanlarda bakırı depolar ve sitokrom oksidazın oluşumunda bakır deposu olarak hizmet eder.
BAKTERİYOTOKSİN
Bakteri toksini.
ENTEROTOKSİJENİK
Enterotoksin oluşturan.
EKSİTOTOKSİTİTE
Serebrovasküler hastalıklara veya beyin veya omurilik yaralanmalarına bağlı serebral veya spinal iskemi ve serebral iskemiye bağlı inme sırasında iskemik bölgedeki sinir uçlarından aşırı miktarda aspartat salıverilmesi sonucu, N-metil- D- aspartat (NMDA) almaçlarının aşırı uyarılmasıyla almaçlara bağlı iyon kanallarından nöronların içine aşırı miktarda Ca++ girmesi sonucu oluşan nöronlardaki nekroz.
İMMÜNOSİTOKİMYA
Hücrelerdeki antijenleri özel antikorlarla işaretleyerek immünoflüoresan mikroskobunda inceleme ya da elektronca yoğun bir madde ile beraber antikorlarla işaretleyerek elektron mikroskobunda inceleme tekniği.
TALLOTOKSİKOZİS
Talyum zehirlenmesi.
BAKTERİYOTOKSEMİ
Bakteri toksinlerinin kana geçmesiyle oluşan zehirlenme.
TOKATLAYABİLMEK
Tokatlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
SÜLFADİMETOKSİN
Vücuda alınmasından sonra hızla emilen ve plazma proteinlerine fazla bağlanmasından dolayı geç atılan depo sülfonamidlerden biri.
TIRANTISTOKMAĞI
Tombalak.
OTOENTOKSİKASYON
Kendi vücudunda meydana gelen zehirli maddeden zehirlenme, organizmanın toksik metabolik artıklarla zehirlenmesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARİSTOKRATLIK
Aristokrat olma durumu.
BAŞÇİFTLİK
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
CANFES
Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ALMUS
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.
ÇARPIŞMAK
Birbirine çarpmak, tokuşmak. Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak.
ÇEVİRGİ
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç.
ANTİTOKSİN
İçine giren toksinleri zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde, antitoksik.
DOKURCUN
Ot ya da ekin yığını. Dokuztaş oyunu. Çizgili şayak kumaş, tokurcun.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
DEK
Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin. Düzen, hile, entrika. Belirtilen zamanı, yeri vb.ni içine almayacak bir biçimde, kadar, değin. Tokuşma, çatışma. Sağlam.
DAVUL
Büyük ve enlice bir kasnağın iki yanına deri geçirilerek yapılan, tokmak ve değnekle çalınan çalgı. Bateri.
ANTİTOKSİK
Antitoksin.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
DAVUDİ
Kalın, tok ve gür (ses).
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ANTİOKSİDAN
Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.
ARTOVA
Tokat iline bağlı ilçelerden biri.