Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tim" olan, toplam 63 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tim ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tim olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YÜKSEKÖĞRETİM
AŞIRIÜRETİM, SİMGELENTİM, SIKIDENETİM, SIKIYÖNETİM, ORTAÖĞRETİM
BUDUNBETİM, EŞDÜZELTİM, İÇÇEVİRTİM, ÖZYÖNELTİM, İLKÖĞRETİM
ÖZDENETİM, ERTELETİM, İÇDENETİM, ÖZTÜKETİM, ÖZYÖNETİM, SEYRELTİM, TEKÜRETİM, YÜKSELTİM
KABİLTİM, ÇEVİRTİM, SESLETİM, EKSİLTİM, BENZETİM, ÇEHRETİM, BELİRTİM, YERBETİM, YÖNELTİM, DÜZELTİM
YÖNETİM, ÖĞRETİM, GÖZETİM, İRGİTİM, EVİRTİM, DENETİM, TÜRETİM, TÜKETİM
ÜRETİM, ÇİRTİM, EYİTİM, EĞİTİM, SANTİM, ÇİLTİM, İŞİTİM, ARATİM, KERTİM, İLETİM, KİRTİM, LAKTİM
BİTİM, HATİM, BETİM, İSTİM, KETİM, RİTİM, İKTİM, ŞETİM, ERTİM, YETİM, YİTİM
İTİM, ETİM
TİM
TİM
Güvenlik güçlerinde belirli bir iş veya hizmeti başarabilecek güçteki en küçük birlik.
ERTELETİM
Resmi geciktirme, moratoryum. Çok bunalımlı dönemlerde bir ülkede, bölgede, bir bölüm veya tüm borçlardaki ödeme zorunluluğunun geri bırakılması, moratoryum. Borçlunun ödeme gücünü kaybetmesi yüzünden borçlarının tümünü veya bir kısmını ödeyemeyeceğini ilân ederek ek ödeme süresi istemesi.
EŞDÜZELTİM
Yapım işlemlerini kolaylaştırmak için ayrı düzeylerdeki toprak parçalarının, kazarak, toprağı başka yere taşıyarak aynı düzeye getirilmesi işi. Yeryüzünde bulunan ya da yeryüzüne yakın olan noktaların düşey doğrultudaki uzaklıklarının ölçülmesi işi.
AŞIRIÜRETİM
Herhangi bir mal ya da nesnenin istenenden, tüketilebilir düzeyden çok üretilmesi.
SIKIYÖNETİM
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim, örfi idare.
ÖZYÖNELTİM
Bir kimsenin edinmiş olduğu bilgileri kullanarak, yaşantılarını değerlendirerek, vardığı yargı ve kararlara dayanarak kendi kendine kılavuzluk etmesi.
İÇDENETİM
İşletmenin içerden yönetim ve denetimi.
BUDUNBETİM
İnsan topluluklarının töre ve alışkılarını, yaratmış oldukları özdeksel ve dinsel kültür özelliklerini düzenli biçimde inceleyip anlatan bilim dalı. Toplum kültürlerini betimsel bir yöntem içinde saptayan bilim. karşılığı budunbilim, insanbilim, halkbilim. İnsan topluluklarının, özellikle de ilkel ya da abecesiz halkların özdeksel ve tinsel ekinlerinin betimsel incelemesini yapan bilim dalı.
SIKIDENETİM
Bazı ülkelerde oyunu halka göstermeden önce oynanmasında sakınca olup olmadığını anlamak için görevlinin yaptığı denetleme.
ÖZTÜKETİM
Genellikle tarım kesiminde üreticilerin kendi ürettiklerini tüketmeleri. karşılığı geçimlik üretim.
ÖZDENETİM
Bir dizgenin, içindeki tepkimeleri kendi kendine denetlemesi olayı (canlı gözesinde olduğu gibi). Daha önemli bir ereğe erişebilmek için kişinin tepisel davranışlarını ya da başka amaçlara yönelme eğilimini denetleyip kısıtlaması.
SİMGELENTİM
Sayıların, niceliklerin ve başka varlıkların simgelerle gösterimi ya da böyle simgelerin oluşturduğu dizge.
İÇÇEVİRTİM
Çekinin, kendi öğeciğinden bir eksicik kapmasıyla gösterdiği değişme.
İLKÖĞRETİM
Birkaç öğretim basamağından oluşan örgün eğitim sisteminin temel bilgi ve becerileri kazandıran sekiz yıllık ilk basamağı, ilköğrenim, zorunlu öğrenim.
YÜKSEKÖĞRETİM
Üniversiteleri yönetmek görevini ve sorumluluğunu taşıyan birimlerden oluşan kuruluş. Ortaöğretimi bitirenlere, üniversite, akademi vb. eğitim kurumları tarafından planlanıp uygulanan öğretim.
ORTAÖĞRETİM
İlköğretim ile yükseköğretim kurumları arasında yer alan genel okulları, teknik ve meslek okullarını yönetmek görev ve sorumluluğunu yüklenmiş bulunan kuruluş. İlköğretimden sonra öğrenimini sürdürmek isteyen öğrencileri teknik ve meslek alanları da dâhil olmak üzere üniversiteye hazırlamak için planlanan öğretim dönemi, lise, orta tedrisat.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ALEKSİ
Okuma yitimi.
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
ABULİ
İrade yitimi.
ALACABALIKÇIL
Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
AMNEZİ
Bellek yitimi.
AFAZİ
Söz yitimi.
AFONİ
Ses yitimi.
ANALJEZİ
Ağrı yitimi.
AGRAFİ
Yazma yitimi.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
ANAMALCILIK
Anamala dayanan ve kâr amacı güden üretim düzeni, sermayecilik, kapitalizm.
AKADEMİSYEN
Öğretim elemanı.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ANAMALCI
Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.
ADEMİMERKEZİYETÇİ
Yerinden yönetimci.
ADEMİMERKEZİYET
Yerinden yönetim.