Kelimeler arşivi içinde; başında "tik" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. tik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TİKSİNDİRİCİLİK
TİKSİNDİRMEK, TİKSİNDİRİCİ, TİKOPLANKTON
TİKSİNİLMEK, TİKSİNDİRME
TİKLOPİDİN, TİKSOTROPİ, TİKSİNİLME, TİKARSİLİN
TİKSİRMEK, TİKGOZLUH, TİKSİNMEK
TİKELMEK, TİKELLİK, TİKSİNİŞ, TİKSİNME, TİKİLMEK, TİKSİNTİ, TİKENMEK
TİKİŞME, TİKKANİ, TİKSİNÇ
TİKİNE, TİKLOZ, TİKMEK, TİKELE
TİKAN, TİKEN, TİKEÇ, TİKEL, TİKRİ, TİKRE, TİKNİ, TİKME, TİKLE, TİKİŞ, TİKET
TİK
Herhangi bir kas kümesinin irade dışı hareketi. Alışkanlıkla sık sık tekrarlanan gülünç, sıkıcı söz, el, kol, yüz hareketi veya bir davranış biçimi. Dik. Tepe. Herhangi bir kas kümesinin istenç dışında hareket etmesi. Yerel istem dışı kas kasılmaları.
TİKSİRMEK
Aksırmak, hapşırmak.
TİKSOTROPİ
Küçük basınç ile şekil değiştirme işlemi. Kolloidal jeller gibi bazı katı-sıvı dipersiyon sistemlerinin çalkalama ile sıvılaşması ve tekrar ilk durumuna dönmesi işlemi.
TİKOPLANKTON
Kıyılara yakın alanlarda yüksek bitkilerin dal ve yaprak aralarında oluşan plankton. Kıyılara yakın alanlarda yüksek bitkilerin dal ve yaprak aralarında oluşan planktonlar.
TİKSİNİLME
Tiksinilmek işi.
TİKSİNİLMEK
Tiksinme işine konu olmak.
TİKLOPİDİN
Çok çeşitli etkenlerin yaptığı kan pulcuklarının bir arada toplanmasını azaltan tienopiridin türevi bir ilaç.
TİKSİNMEK
Bir şey, bir kimse, bir düşünce, bir durum vb.ni kötü, iğrenç veya aşağılık bularak ondan uzak durma duygusuna kapılmak, ikrah etmek, istikrah etmek.
TİKSİNDİRMEK
Tiksinmesine yol açmak.
TİKSİNDİRME
Tiksindirmek işi.
TİKSİNDİRİCİLİK
Tiksindirici olma durumu.
TİKELMEK
Kalkmak, doğrulmak. Kalkmak; doğrulmak; kafa tutmak; bk. ayrıca tikilmek.
TİKGOZLUH
Dik kafalılık.
TİKARSİLİN
Karbenisilinden daha güçlü antipsödomonal etkinlik gösteren bir karboksipenisilin.
TİKELLİK
Tikel olma durumu.
TİKSİNDİRİCİ
Tiksinilecek durumda olan, menfur.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKTÜERYAL
Sigorta risklerine ve istatistiklere dayanan.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ACCELERANDO
Gittikçe hızlanarak.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
AMALİERBAA
Matematikte dört işlem.
AEROBİK
Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.
ABECESEL
Alfabetik.
ALBATROS
Fırtına kuşugillerden, 1 metre uzunluğunda, Atlantik Okyanusu'nda yaşayan iri bir tür kuş (Diomedea exulans).
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
ALTAYİST
Altayistik ile uğraşan kimse.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
ALESTA
Harekete hazır, tetikte.
ALKAN
Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.
AÇINSAMA
Açınsamak işi, istikşaf.
AKROMEGALİ
Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.