Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tih" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tih ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tih olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tih olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EDELETTİH
TEFTİH, ÇILTİH, ÇISTİH, FİLTİH
FATİH, FETİH, CETİH, ÇETİH, EMTİH, HATİH, KİTİH, METİH, YETİH
İTİH
TİH
TİH
Çürük üzüm taneleri : Tih pekmezi. Usanma, bıkma bildirir ünlem. Pişmanlık bildirir ünlem.
METİH
Fıçı.
YETİH
Bilen, aşina. Vakıf, agâh, haberdar; yetih olmak.
ÇETİH
Çekirge.
FİLTİH
Parça.
ÇILTİH
Sürtük, orospu.
HATİH
Çukur.
EDELETTİH
Adaletlik.
İTİH
Kayıp.
EMTİH
Anasız büyüyen kuzu ve oğlak.
FATİH
Zafer kazanan, fetheden (kimse). İslam devletlerinde bir ülkeyi veya bir şehri savaşarak alan hükümdar ve komutanlara verilen unvan. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Büyük ve önemli bir iş bitiren (kimse).
KİTİH
Çok sıkı, birbirine girmiş.
ÇISTİH
Yüzü yekpare, altı kösele, yanları lastikli pabuç.
TEFTİH
Açma. Geğirme.
FETİH
Bir şehir veya ülkeyi savaşarak alma.
CETİH
Yünden veya keçeden yapılmış terlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMAÇLAMA
Amaçlamak işi, istihdaf.
DUYUM
Duyu. Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat. Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
AŞAĞILAMA
Aşağılamak durumu, istihkar, tenzil.
AKNE
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
APANDİSİT
Apandisin iltihaplanması.
BAŞKALAŞIM
Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm.
BAŞKALAŞMAK
Başka bir varlığa, niteliğe dönüşmek, değişmek, farklılık kazanmak. Biçim değiştirmek, istihale etmek. Kötüleşmek, bozulmak.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
BAŞKALAŞMA
Başkalaşmak işi. Oğulcuk evresinden ergin olana değin bir hayvanın geçirdiği biçim ve yapı değişimleri, istihale, metamorfoz.
BRONŞİT
Bronşun iltihaplanmasıyla oluşan hastalık.
ÇIKARSAMA
Bir önermeden, düşünce yoluyla bir başka önermeye geçme işi, istihraç.
DERMATİT
Deride görülen her çeşit iltihaplı hastalık.
DREN
Ark. Ameliyat sonrası vücut içinde kalan doku artıklarını ve sıvıları dışarı atmak veya yara üzerindeki iltihabı akıtmakta kullanılan bükülgen tüp, akıtaç.
AMAÇLAMAK
Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.
DOLAMA
Dolamak işi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük. Poşu.
FARENJİT
Yutak iltihabı.
AZGIN
Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.
ARTROZ
Genellikle şekil bozucu, iltihapsız, süreğen eklem hastalığı.