Kelimeler arşivi içinde; sonunda "taza" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu taza ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında taza olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde taza olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TAZA
Taze, yeni, henüz.
MURTAZA
Kendisinden razı olunmuş. Hz. Ali'nin lakabı.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İÇLEM
Bir kavramın çağrıştırdığı kapsama giren niteliklerin veya taşıdığı özelliklerin bütünü, tazammun. Bir nesnenin içeriğini oluşturan şey.
KEHLEMEK
Yorgunluktan sık sık soluk almak, solumak. Kıyı, köşe yapmak: Ağacı kehledim, muntazam bir direk oldu.
DÜZGÜN
Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
METASTATİK
Metastazla ilgili, metastaza ait, metastaz sonucu oluşan.
MANZUM
Şiir biçiminde yazılmış. Düzenli, muntazam.
SIZLANMA
Sızlanmak işi, yakınmak, şikâyet, şekva, tazallüm.
İÇERMEK
İçine almak, içinde bulundurmak, ihtiva etmek. Bir şey, başka bir şeyin varlığını gerektirmek, biri ötekini ister istemez düşündürmek, tazammun etmek.
AKDİKMELER
Kireçli topraktaki muntazam sel yarıntıları.
KIVCI
Sürek avlarında hayvanları ürkütmek için ses çıkaran kimse. Yol gösteren, kılavuz : Yayla yolu muntazam değil bir kıvcı alalım.
OCİKEDİSİ
Amerika'dan köken alan, Habeş, Amerikan kısa tüylü ve Siyam ırkları karışımından oluşan, Güney Amerikalı vahşi kedi Ocelat'a benzerliği nedeniyle bu adı almış, iri vücudu, kısa ve muntazam gövdesi, gelişmiş kasları ve geniş göğüs yapısı sayesinde oldukça atletik görünen, küçük ve oval baş yapısı ve dikkat çekici boyutlardaki büyük kulakları en belirgin özelliği olan, tüyleri yumuşak ve benekli, genelde gümüş tonları, kahve lila ve çikolata renklerinde, yüz bölgesindeki tüyleri vücudundakilere göre daha açık renkli, akılcı ve mantıklı yapıda, oldukça etkin, atletik ve sportmen, zamanla Siyamların uyanık, nazik ve sevecen yapılarını da alan, kısa tüylü kedi ırkı.
KESEYH
Belin ya da çapanın çıkardığı sıkışmış kuru, iri toprak parçası. Kesek; sürülmüş tarlada nemli toprağın kuruduktan sonra meydana getirdiği gayrimuntazam topak.
SIZLANMAK
Kendine yapılmış olan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek.
ÇİZEK
İz, çizgi. Sabanın okuna takılan toprağı kesmeğe yarıyan bıçak. Toprağı devirmeye yarıyan pulluk kulağı. Yazı satırı. Otları kesmeğe, toprağı muntazam olarak sol tarafa yatırmağa yarayan okun eğri kısmında bulunan demir bıçak. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Salman, Kuzköy Akkuş Ordu).
ÇOKKAK
Değirmen taşı üstünde, buğdayı muntazam döken tahta parçası.
ONART
Tersin karşıtı, yüz, doğru : Tersini onardını bilmiyorsun. Kumaşın dış yüzü, kullanılacak yanı : Kumaşın onardı bu mu?. Düzenli, muntazam.
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
ÇACUKA
Tarlalarda suyu muntazam aralıklarla akıtmağa yarayan su terazisi. (Güney İkizdere Rize).
BİDİK
Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Kaz ve ördek yavrusu. Köpek, köpek yavrusu. Keçi yavrusu, oğlak. Bir parça, azıcık, biraz. Deve yavrusu, bir aylık deve yavrusu. Köpek adı olarak kullanılan ve köpek çağırmaya yarayan ünlem. Hindi yavrusu. Tortu. Muntazam girinti çıkıntılar biçimindeki süs, kertik. Yağlı tandır ekmeği. Son, uç. Köşe, bucak, uç, açı. Köpek yavrusu.
İÇERME
İçermek işi, tazammun, ihtiva.
DÜZENSİZ
Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.