TASA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tasa" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. tasa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tasa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tasa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

TASARIMLAYABİLMEK

16 harfli kelimeler

TASARIMLAYABİLME

15 harfli kelimeler

TASARLANABİLMEK, TASARLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

TASARLAYABİLME, TASARLANABİLME

13 harfli kelimeler

TASARIMSIZLIK, TASARIMLANMAK, TASARRUFÇULUK

12 harfli kelimeler

TASARIMLAMAK, TASARIVARLIK, TASARIMLANMA, TASARIMCILIK

11 harfli kelimeler

TASARLATMAK, TASARLANMAK, TASARIMLAMA

10 harfli kelimeler

TASARLAYIŞ, TASARLATMA, TASARLANMA, TASARLANIŞ, TASAKLAMAK, TASARLAMAK, TASALANMAK, TASARIMSIZ, TASATLAMAK, TASASIZLIK, TASARRUFLU, TASARRUFÇU

9 harfli kelimeler

TASARIMLI, TASALANMA, TASARLAMA, TASAMHARA, TASARIMCI, TASAVVUFİ

8 harfli kelimeler

TASATMAK, TASAVVUF, TASAVVUR, TASARRUF, TASALLÜP, TASALLUT, TASACAĞI

7 harfli kelimeler

TASARIM, TASARCI, TASANNU, TASANAS, TASASIZ

6 harfli kelimeler

TASARI, TASALI

5 harfli kelimeler

TASAR, TASAK

4 harfli kelimeler

TASA

Bazı kelimelerin anlamları

TASA

Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.

TASARLANMAK

Tasarlama işi yapılmak.

TASARIMLANMAK

Tasarımlama işi yapılmak.

TASARLANABİLMEK

Tasarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TASARLAYABİLME

Tasarlayabilmek işi.

TASARLATMAK

Tasarlama işini yaptırmak.

TASARIMLAYABİLME

Tasarımlayabilmek işi.

TASARIMLAYABİLMEK

Tasarımlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarımlamayı becermek.

TASARIMLAMAK

Bir şeyin biçimini zihinde canlandırmak.

TASARLAYABİLMEK

Tasarlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarlamayı becermek.

TASARIVARLIK

(Resim, Heykel) Soyut bir tasarımı kişileştiren resim ya da heykel.

TASARLANABİLME

Tasarlanabilmek işi.

TASARIMLANMA

Tasarımlanmak durumu.

TASARIMCILIK

Tasarımcı olma durumu, tasar çizimcilik, dizayncılık.

TASARRUFÇULUK

Birikimcilik.

TASARIMSIZLIK

Tasarımsız olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında TASA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TASA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CANLANDIRIM

Ortada kalan kalıntılarına göre bir eserin ana tasarısına uygun olarak yeniden çizimi.

ARTIRIM

Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.

CANAN

Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın, sevgili. Tasavvufta Tanrı.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

DİZAYNCI

Tasarımcı.

ARTIRMAK

Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

DİZAYN

Tasarım.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

BİYOMEDİKAL

Tıpta tanı ve tedavi amacıyla araç ve gereçlerin üretimi, tasarımı ve iletişimi ile ilgilenen mühendislik dalı. Biyoloji ve tıpla ilgili olan.

DEKORATÖR

Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.

BELİYE

Felaket, keder, tasa.

BİRİKTİRMEK

Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.

BASEN

Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

BÜTÇE

Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.

BETİMLEME

Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma, tasvir.

AĞRISIZ

Ağrısı olmayan. Dertsiz, tasasız. Ağrı olmaksızın.

CEBERUT

Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.

BOHEM

Yarınını düşünmeden günü gününe tasasız, derbeder bir yaşayışı olan (kimse veya topluluk).