TASI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tası" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. tası ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tası ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tası olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TASIRIFLAMAK

10 harfli kelimeler

TASIMLAMAK, TASIMNAMAK

9 harfli kelimeler

TASIMLAMA

8 harfli kelimeler

TASILDAR, TASIMSAL, TASITMAK

7 harfli kelimeler

TASINLI

5 harfli kelimeler

TASIK, TASIM

4 harfli kelimeler

TASI

Bazı kelimelerin anlamları

TASI

Bir evleklik yer.

TASIMNAMAK

Ölçmek biçmek, tasarlamak.

TASILDAR

Tahsildar, bk.tâsıllar.

TASIM

Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu, kıyas.

TASIMLAMAK

Bir işin tasarısını hazırlamak, tasmim etmek.

TASIMSAL

Tasımla ilgili.

TASIRIFLAMAK

Ölçmek biçmek, tasarlamak.

TASIMLAMA

Tasımlamak işi. Bir konuyu, nesneyi zihinde biçimlendirme, tasmim.

TASITMAK

Karman çorman, belirsiz olmak. Tadını kaçırmak.

TASIK

Küçük çömlek.

TASINLI

Metinlerde bulunmadığı halde, eldeki çeşitli şekilleri karşılaştırılarak asıl diye tasarlanıp saptanan (kök, kelime ...) (TASINLAMA, Reconstruction).

  -   -   -  

Anlamında TASI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TASI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASTASIM

Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

BALTACIK

Küçük el baltası. Değirmen taşının ortasında bulunan haç biçimindeki alet.

AKÇAAĞAÇ

Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).

AZONAL

Yeryüzünün herhangi bir noktasında enleme bağlı olmaksızın meydana gelen olay.

APSİS

Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.

BAĞLANTISIZ

Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

ANADOLU

Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

ARAÇSIZ

Doğrudan doğruya yapılmış olan veya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araç olmaksızın, vasıtasız bir biçimde, bilavasıta, doğrudan doğruya.

BALTALI

Baltası olan. Baltacı.

BASEN

Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi.

ACEM

Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.

AVLU

Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

ARACILIĞIYLA

-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

AKBALIK

Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.

AYRIM

Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.