Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tası" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tası ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tası olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tası olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TABAKHANETAHTASI
ZEYTİNBALTASI, YAZBOZTAHTASI, KENMAKİNATASI
YERYUMURTASI, EKMEKTAHTASI, ÇOBANÇANTASI, HANIMÇANTASI
OYMATAHTASI, TİRGEMETASI, OTURBALTASI, AYAKBALTASI
GÜNGERTASI, SALTAHTASI
İŞTAHTASI, YARINTASI, KARINTASI
AYARTASI, KAFATASI
CAMTASI, YOLTASI
SUTASI, TUTASI
TASI
TASI
Bir evleklik yer.
TİRGEMETASI
Sefertası.
YAZBOZTAHTASI
Boynuzları yana doğru büyümüş öküz vb.
HANIMÇANTASI
Bir yazma oyası. (Uluğbey Senirkent, Yalvaç Isparta).
OYMATAHTASI
Sandalın kenarındaki tahta.
GÜNGERTASI
Ütü yapılırken kullanılan su tası. (Aksaray Niğde).
YERYUMURTASI
Patates.
ZEYTİNBALTASI
Sık zeytin dallarını keserek seyreltmeğe yarayan küçük balta. (Kemalpaşa İzmir).
OTURBALTASI
Marangozların ağaç yontmakta kullandıkları yassı balta.
SALTAHTASI
Tabut, ölü taşımakta kullanılan tahta.
ÇOBANÇANTASI
Turpgillerden, yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi (Capsella bursa pastoris).
İŞTAHTASI
Kunduracıların iş yaparken dizlerinin üstüne koydukları tahta. (Aksaray Niğde).
TABAKHANETAHTASI
Dabakların üzerinde deri kazıdıkları tahta. (Yalvaç Isparta).
AYAKBALTASI
Keresteyi yontarak düzlemekte kullanılan araç. (Kemalpaşa İzmir).
EKMEKTAHTASI
Üzerinde yufka ya da ekmek yapılan özel tahta. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
KENMAKİNATASI
Kunduracılıkta kullanılan, ayakkabı tabanına kenar süsü yapan bir araç. (Bor Niğde).
Bu bölümde tanımı içerisinde TASI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALTACIK
Küçük el baltası. Değirmen taşının ortasında bulunan haç biçimindeki alet.
AYDINLIK
Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AYRIM
Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.
ARACILIĞIYLA
-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.
ARAÇSIZ
Doğrudan doğruya yapılmış olan veya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araç olmaksızın, vasıtasız bir biçimde, bilavasıta, doğrudan doğruya.
AZONAL
Yeryüzünün herhangi bir noktasında enleme bağlı olmaksızın meydana gelen olay.
AVLU
Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.
BAĞLANTISIZ
Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.
BASEN
Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi.
APSİS
Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.
ASTASIM
Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
BALTALI
Baltası olan. Baltacı.
ANADOLU
Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).