İçinde TASA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tasa" olan, toplam 78 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tasa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tasa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tasa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

TASARIMLAYABİLMEK

16 harfli kelimeler

TASARIMLAYABİLME

15 harfli kelimeler

TASARLANABİLMEK, TASARLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

TASARLAYABİLME, TASARLANABİLME, UYGULAYIMTASAR, YAPITASARCILIK

13 harfli kelimeler

TASARRUFÇULUK, TASARIMLANMAK, TASARIMSIZLIK, YERBÖLÜMTASAR, MUTASARRIFLIK

12 harfli kelimeler

TASARIVARLIK, AYRINTITASAR, BALTASARILAR, TASARIMCILIK, TASARIMLAMAK, TASARIMLANMA

11 harfli kelimeler

TASARLANMAK, TASARLATMAK, TASARIMLAMA, DAMALITASAR, DÖŞEMTASARI, ORTASANDIĞI, ORTASARIBEY

10 harfli kelimeler

ÇİZİMTASAR, TASARIMSIZ, DÜZENTASAR, KONUMTASAR, TAHTASAKAL, TASAKLAMAK, TASARLATMA, TASARLAYIŞ, TASARRUFLU, MUHTASARAN, MUTASARRIF, MUTASAVVER, MUTASAVVIF, TASALANMAK, TASATLAMAK, TASARLAMAK, TASARLANIŞ, TASARLANMA, TASARRUFÇU, TASASIZLIK

9 harfli kelimeler

TASARLAMA, TASARIMLI, TASARIMCI, YAPITASAR, TASALANMA, ATASARISI, TASAVVUFİ, TASAMHARA

8 harfli kelimeler

TASATMAK, YÖNTASAR, MUHTASAR, TASALLUT, TASALLÜP, TASACAĞI, CIRTASAN, ATASAĞAN, ATASAGUN, TASAVVUR, TASAVVUF, TASARRUF

7 harfli kelimeler

TASANAS, TASANNU, TASARIM, TASASIZ, TASARCI

6 harfli kelimeler

ATASAN, TASARI, ATASAY, TASALI

5 harfli kelimeler

TASAR, TASAK

4 harfli kelimeler

TASA

Bazı kelimelerin anlamları

TASA

Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.

TASARLANABİLMEK

Tasarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TASARIMLAYABİLMEK

Tasarımlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarımlamayı becermek.

MUTASARRIFLIK

Mutasarrıfın görev ve makamı. Sancak.

TASARRUFÇULUK

Birikimcilik.

TASARLAYABİLMEK

Tasarlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarlamayı becermek.

TASARIVARLIK

(Resim, Heykel) Soyut bir tasarımı kişileştiren resim ya da heykel.

TASARLANABİLME

Tasarlanabilmek işi.

TASARIMLANMAK

Tasarımlama işi yapılmak.

TASARIMSIZLIK

Tasarımsız olma durumu.

YERBÖLÜMTASAR

Bir kentin ya da kasabanın tümünde ya da bir bölümünde, yerbölümlemenin hangi ilkelere bağlı olarak yapılacağını, yerbölümlerin yerini ve sınırlarını gösteren harita.

AYRINTITASAR

Büyük ölçekli düzentasarın, bir toprak parçasında, bugünkü ve gelecek için önerilmiş yapıları ve bayındırlık etkinliklerini, taşınmazların sınırlarını, sokak ve anayol çizgilerini, ağaçları ve ağaç kümelerini gösteren, küçük ölçekteki özeti.

YAPITASARCILIK

İnsanların yaşamasını kolaylaştırmak ve barınma, eğlenme, dinlenme, çalışma gibi eylemlerini sürdürebilmelerini sağlamak için uzamlar düzenleme sanatı ve bununla ilgili bilim dalı.

TASARIMLAYABİLME

Tasarımlayabilmek işi.

UYGULAYIMTASAR

Bir kent ya da kasabanın düzentasarı çerçevesinde, ona uygun olarak çizilen ve yolların, yapı adacıklarının, bölgelerin ayrıntılarını, tasarlanan yapı düzenini ve uygulama için gerekli bilgileri içeren daha büyük ölçekli tasar.

TASARLAYABİLME

Tasarlayabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında TASA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TASA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEKORATÖR

Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

BİYOMEDİKAL

Tıpta tanı ve tedavi amacıyla araç ve gereçlerin üretimi, tasarımı ve iletişimi ile ilgilenen mühendislik dalı. Biyoloji ve tıpla ilgili olan.

BASEN

Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi.

ARTIRIM

Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.

AĞRISIZ

Ağrısı olmayan. Dertsiz, tasasız. Ağrı olmaksızın.

DİZAYN

Tasarım.

BİRİKTİRMEK

Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.

BOHEM

Yarınını düşünmeden günü gününe tasasız, derbeder bir yaşayışı olan (kimse veya topluluk).

CANAN

Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın, sevgili. Tasavvufta Tanrı.

BELİYE

Felaket, keder, tasa.

ARTIRMAK

Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

CEBERUT

Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

BÜTÇE

Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

DİZAYNCI

Tasarımcı.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

BETİMLEME

Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma, tasvir.

CANLANDIRIM

Ortada kalan kalıntılarına göre bir eserin ana tasarısına uygun olarak yeniden çizimi.