Kelimeler arşivi içinde; başında "tas" olan, toplam 151 adet kelime bulunmaktadır. tas ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tas ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tas olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TASARIMLAYABİLMEK, TASDİKLETTİRİLMEK
TASARIMLAYABİLME, TASDİKLETEBİLMEK, TASDİKLETTİRİLME, TASDİKLEYEBİLMEK
TASARLANABİLMEK, TASARLAYABİLMEK, TASDİKLETEBİLME, TASDİKLETTİRMEK, TASDİKLEYEBİLME
TASARLANABİLME, TASARLAYABİLME, TASDİKLETİLMEK, TASDİKLETTİRME
TASARIMLANMAK, TASARIMSIZLIK, TASARRUFÇULUK, TASDİKLETİLME, TASLAYABİLMEK
TASARIMCILIK, TASARIMLAMAK, TASARIMLANMA, TASARIVARLIK, TASDİKLENMEK, TASDİKLETMEK, TASFİYECİLİK, TASHİHİKARAR, TASIRIFLAMAK, TASLAYABİLME
TASARIMLAMA, TASARLANMAK, TASARLATMAK, TASDIKLAMAK, TASDİKLEMEK, TASDİKLENİŞ, TASDİKLENME, TASDİKLETME, TASFİYEHANE, TASLAHLAMAK, TASNİFLEMEK, TASVİRCİLİK
TASAKLAMAK, TASALANMAK, TASARIMSIZ, TASARLAMAK, TASARLANIŞ, TASARLANMA, TASARLATMA, TASARLAYIŞ, TASARRUFÇU, TASARRUFLU, TASASIZLIK, TASATLAMAK, TASDİKLEME, TASDİKNAME, TASIMLAMAK, TASIMNAMAK, TASLAMAMAK, TASMALAMAK, TASMANKARA, TASNİFLEME
TASALANMA, TASAMHARA, TASARIMCI, TASARIMLI, TASARLAMA, TASAVVUFİ, TASDİKSİZ, TASFİYECİ, TASIMLAMA, TASİTAMAM, TASKIRKMA, TASKUMSAL, TASLANMAK, TASLATMAK
TASACAĞI, TASALLUT, TASALLÜP, TASARRUF, TASATMAK, TASAVVUF, TASAVVUR, TASBATAN, TASÇAKMA, TASDİKLİ, TASILDAR, TASIMSAL, TASITMAK, TASİTMAK, TASKALLA, TASKEPÇE, TASLAKÇI, TASLAMAK, TASLATMA, TASTABAŞ, TASTAMAM, TASTARAK, TASVİRCİ
TASANAS, TASANNU, TASARCI, TASARIM, TASASIZ, TASDARA, TASFİYE, TASINLI, TASİLYE, TASKABA, TASLAMA, TASMACI, TASVİRİ, TASVİYE
TASALI, TASARI, TASBAR, TASBAZ, TASDİK, TASETİ, TASGİR, TASHİH, TASİYE, TASKÖY, TASLAH, TASLAK, TASLAM, TASLIK, TASMAL, TASMİM, TASNİF, TASRİF, TASRİH, TASTAK, TASTAR, TASTİR, TASVİP, TASVİR
TASAK, TASAR, TASDİ, TASIK, TASIM, TASİK, TASİL, TASMA, TASNİ, TASRİ
TASA, TASI, TASU
TAS
TAS
Genellikle içine sulu şeyler konulan metal vb.nden yapılmış kap. Bu kabın alacağı miktarda olan. Başa giyilen metal koruyucu.
TASDİKLETTİRME
Onaylattırma.
TASARLANABİLMEK
Tasarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TASDİKLEYEBİLMEK
Onaylayabilmek.
TASDİKLETEBİLME
Onaylatabilme.
TASARLAYABİLMEK
Tasarlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarlamayı becermek.
TASDİKLETEBİLMEK
Onaylatabilmek.
TASDİKLETTİRİLME
Onaylattırılma.
TASARIMLAYABİLME
Tasarımlayabilmek işi.
TASARLAYABİLME
Tasarlayabilmek işi.
TASDİKLEYEBİLME
Onaylayabilme.
TASARIMLAYABİLMEK
Tasarımlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarımlamayı becermek.
TASDİKLETTİRMEK
Onaylattırmak.
TASDİKLETİLMEK
Onaylatılmak.
TASDİKLETTİRİLMEK
Onaylattırılmak.
TASARLANABİLME
Tasarlanabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
ARAÇSIZ
Doğrudan doğruya yapılmış olan veya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araç olmaksızın, vasıtasız bir biçimde, bilavasıta, doğrudan doğruya.
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
ARITIMEVİ
Şeker, petrol vb. maddelerin arıtıldığı yer, tasfiyehane, rafineri.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
ANADOLU
Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.
AĞRISIZ
Ağrısı olmayan. Dertsiz, tasasız. Ağrı olmaksızın.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ASTASIM
Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
ARACILIĞIYLA
-le bağlantı kurularak, -nın yardımıyla, vasıtasıyla, eliyle, yoluyla, marifetiyle, tarafından.
AKBALIK
Sazangillerden, eti kılçıklı, yumurtası ile tarama yapılmış olan bir balık (Leuciscus). Akya balığı.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ARITMAK
Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
APSİS
Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ARTIRIM
Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.