Kelimeler arşivinde; içinde "tat" olan, toplam 369 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARAHİSARTATLISI, PENTATRİCHOMONAS, PROSTATOSİSTİTİS, SELÜLOZTRİASETAT, TATLANDIRABİLMEK
İSTATİSTİKÇİLİK, ANAPLAZMODASTAT, BAKTERİYOSTATİK, FOLLİKULOSTATİN, KOKSİDİYOSTATİK, PERİPROSTATİTİS, TARSOMETATARSUS, TATARİLYASKIŞLA, TATARİLYASYAYLA, TATLANDIRABİLME
TATLANDIRICILI, TATLILAŞTIRMAK, ATATÜRKÇELENGİ, BİYOİSTATİSTİK, PATLICANTATARI, PROSTATOMEGALİ, STATOAKUSTİKUS
ELEKTROSTATİK, TATLILAŞTIRMA, BAKTERİYOSTAT, İSTATİSTİKSEL, KOKSİDİYOSTAT, LENGERİTATARI, MİKROBİSTATİK, POTANSİYOSTAT, PROSTATEKTOMİ, SORGUNTATLISI, TATARCALANMAK, TATARMEMİŞLER, TATLISUKAYASI, TATTIRABİLMEK
ATATÜRKÇÜLÜK, İSTATİSTİKÇİ, SAKATATÇILIK, STATÜKOCULUK, TATLANDIRMAK, TATMİNSİZLİK, TATSIZLAŞMAK, GLUTATYONEMİ, GLUTATYONÜRİ, GONADOSTATİN, KULLARTATLAR, KUYULUTATLAR, LEVOROTATORİ, MİKROHABİTAT, PATATESÇİLİK, PROSTATODİNİ, PROSTATOTOMİ, ROTATİFÇİLİK, SOMATOSTATİN, TATLANDIRICI, TATTIRABİLME
DİKTATÖRLÜK, HİDROSTATİK, İSTATİSTİKİ, JAKETATAYLI, TATLANDIRMA, TATLILAŞMAK, TATSIZLAŞMA, ASETOASETAT, BAFTATAKIMI, CAĞIŞTATMAK, FLOROASETAT, FOLLİSTATİN, GIMIŞTATMAK, GLİKOSTATİK, GUSTATORYUS, İYODOASETAT, KIMIŞTATMAK, PATATESİMSİ, PROSTATALJİ, PROSTATAUKS, PROSTATİKUS, PROSTATİTİS, PROSTATOLİT, TAHTATERLİK, TAHTATOKMAK, TATARCIKLAR, TATARLAŞMAK, TATARSÖKMEZ, TATLIBAYRAM, TATLIELMASI, Devamını Oku »»
İSTATİSTİK, KÜKÜRTATAR, TATBİKATÇI, TATLICILIK, TATLILAŞMA, TATLILIKLA, FAKÜLTATİF, FOLİSTATİN, HEMOSTATİK, HİPOSTATİK, KANTİTATİF, KOLESTATİK, LOVASTATİN, METASTATİK, METATARSUS, METATORAKS, MEVASTATİN, ORBİTATOMİ, PRESİPİTAT, PROKTOSTAT, PROSTATORE, ROTATORLAR, STATOKONYA, TATABAZLIK, TATARAĞASI, TATARAHMET, TATARHÜYÜK, TATARKURDU, TATARLAŞMA, TATARMUSLU, Devamını Oku »»
ATATÜRKÇÜ, HATTATLIK, HİGROSTAT, JAKETATAY, KOMÜTATÖR, PATATESLİ, PENTATLON, ROKETATAR, ROTATİFÇİ, SAKATATÇI, STATOSİST, STATÜKOCU, TATLANMAK, TATMİNSİZ, TATSIZLIK, TATTIRMAK, TERMOSTAT, ALATATAVU, ANASTATİK, BENZONTAT, CIRTATMAK, DİBİTATLI, DİGİTATUS, DİLATATOR, GLUTATYON, GLÜTATYON, KALİTATİF, KAPİTATUS, KORKUTATA, KOSTATOMİ, Devamını Oku »»
AJİTATÖR, ASETATLI, BERMUTAT, BETATRON, DİKTATÖR, MUSTATİL, PALMİTAT, PORTATİF, STATOLİT, TATARCIK, TATBİKAT, TATLANMA, TATLILIK, TATLIMSI, TATTIRMA, ÜSTATLIK, TATBİLİR, ATATURKH, CIRTATAN, HAMTATLI, İSTATMAK, KEMOSTAT, KOLOSTAT, KOSTATOM, ORTATEPE, ROTATORİ, SALTATOR, STATOSİT, TAMTATLU, TATAHAMİ, Devamını Oku »»
AGİTATO, ASTATİN, HABİTAT, İNHİTAT, METATEZ, NEBATAT, PATATES, PROSTAT, ROTATİF, SAKATAT, STATÜKO, TATARCA, TATLICA, TATLICI, TATLILI, ALTATAR, ALTATAŞ, ALTATEŞ, ATATÖRE, ATATÜRK, DİJİTAT, EKTATİK, METATİP, MORİTAT, PATATİS, PATATLA, TALTATI, TATACAN, TATARLI, TATBİKİ, Devamını Oku »»
ASETAT, HATTAT, KANTAT, STATİK, STATOR, TATARI, TATBİK, TATMAK, TATMİN, TATSAL, TATSIZ, TATULA, TATVAN, ATATUĞ, BİTATA, DENTAT, HASTAT, KELTAT, KİSTAT, LAKTAT, MURTAT, PATATA, PITATA, STATİF, SULTAT, TATABA, TATALA, TATARİ, TATAVI, TATAVİ, Devamını Oku »»
ASTAT, MUTAT, STATÜ, TATAR, TATİL, TATLI, TATMA, ÜSTAT, FİTAT, HOTAT, ISTAT, MİTAT, PATAT, POTAT, TATAH, TATAK, TATAT, TATÇA, TATIK, TATIR, TATİK, TATSİ, TATTA, TATUH, TATUL
İTAT, STAT, TATA, TATI, TATO, TATU
TAT
TAT
Canlıların besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyum. Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar. Dilsiz. Hoşa giden durum, lezzet, zevk. Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı. Tatlılık.
TATLANDIRABİLMEK
Tatlandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SELÜLOZTRİASETAT
Selülozun asetik asitle tam esterleşmesi sonucunda oluşan ve koruyucu kaplamaların esası olan selüloz reçinesi.
PENTATRİCHOMONAS
Beş adet anteriyor falgelluma sahip, Trichomonas cinsini içeren parazitik protozoa.
ANAPLAZMODASTAT
Hayvanlarda anaplazmozisin kontrolünde kullanılan kimyasal maddelerden herhangi biri.
TATARİLYASKIŞLA
Kırşehir şehri, Göllü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
PROSTATOSİSTİTİS
Prostat ve idrar torbası yangısı.
KOKSİDİYOSTATİK
Koksidiyostat.
TARSOMETATARSUS
Kuşlarda bacağın tarsalının distal sırasının, metatarsusun 2, 3, 4 ve. parçaları ile birleşmesinden oluşan kısa düz kemik.
İSTATİSTİKÇİLİK
İstatistikçi olma durumu.
BAKTERİYOSTATİK
Bakteriyi öldürülmeksizin büyüme ve üremesini yavaşlatma veya durdurma yeteneğine sahip olan. Bakteriyi öldürmeksizin büyüme ve çoğalmasını yavaşlatma veya durdurma özelliğine sahip olan. Bakterilerin üreme ve gelişmesini durduran veya önleyen. Bakteri hücrelerinin gelişmesini ve üremesini önleyen.
TATLANDIRABİLME
Tatlandırabilmek işi.
PERİPROSTATİTİS
Prostat çevresindeki dokuların yangısı.
KARAHİSARTATLISI
Yozgat şehri, Akdağmadeni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
FOLLİKULOSTATİN
İnhibin.
TATARİLYASYAYLA
Kırşehir şehri, Göllü bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKTÜERYAL
Sigorta risklerine ve istatistiklere dayanan.
ALIŞILMIŞ
Her zamanki, mutat.
AKKEFAL
Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus).
AKVARYUM
Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ANITKABİR
Atatürk'ün mezarının bulunduğu anıtsal yapı.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ARMUT
Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.
ALABALIK
Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
AMİP
Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba).
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.
AKLEVREK
Tatlısu levreği.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.