Kelimeler arşivi içinde; başında "tav" olan, toplam 200 adet kelime bulunmaktadır. tav ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tav ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAVUSKELEBEKLERİ
TAVSULLANDIRMAK, TAVŞANÇAKILDAĞI, TAVŞANFASULYASI
TAVIRLANDIRMAH, TAVŞANCIKLAMAK, TAVUKYELPAZESİ, TAVUSTANLIYÜNÜ
TAVIKGARAĞISI, TAVLAYABİLMEK, TAVŞANGÖLGESİ, TAVŞANIMSILAR, TAVŞANMEYVESİ, TAVUHBELERÜĞÜ, TAVUKKAYDIRAN, TAVUŞANALMASI
TAVANTEKNESİ, TAVERNACILIK, TAVLANDIRMAK, TAVLAYABİLME, TAVŞANBIYIĞI, TAVŞANEKMEĞİ, TAVŞANELMASI, TAVŞANGİLLER, TAVŞANKULAĞI, TAVŞANLANMAK, TAVŞANMEMESİ, TAVŞANTOPUĞU, TAVUKPENÇESİ, TAVUSKUYRUĞU
TAVİZKARLIK, TAVLANDIRMA, TAVSİYENAME, TAVŞANAYAĞI, TAVŞANCILIK, TAVŞANUŞAĞI, TAVUKÇUKURU, TAVUKÇUOĞLU, TAVUKGİLLER, TAVUKKARAĞI, TAVUKKARASI, TAVUKKAYARI
TAVANALASI, TAVANARASI, TAVİZCİLİK, TAVLACILIK, TAVSİYESİZ, TAVŞANAĞZI, TAVŞANBAŞI, TAVŞANÇALI, TAVŞANKANI, TAVŞANLAMA, TAVŞANÖREN, TAVŞANSUYU, TAVŞANTEPE, TAVŞANTOPU, TAVŞANTÜYÜ, TAVUKAYAĞI, TAVUKÇULUK, TAVUKGÖĞSÜ, TAVUKLAMAK, TAVUKSULAR
TAVANDALI, TAVERNACI, TAVIKGÖTÜ, TAVISAMAK, TAVLADERE, TAVLANMAĞ, TAVLANMAK, TAVLAŞMAK, TAVLATMAK, TAVLIÖREN, TAVSATMAK, TAVSINMAK, TAVSITMAK, TAVSİYELİ, TAVSUKMAK, TAVŞANCIK, TAVŞANCIL, TAVŞANKAÇ, TAVŞANKÖY, TAVŞANLIK, TAVŞIRMAK, TAVUKGÖTÜ, TAVUKLAMA
TAVALAMA, TAVARCOH, TAVASAPI, TAVASSUT, TAVATTUN, TAVAZZUH, TAVCILIK, TAVĞORUN, TAVİZKAR, TAVİZSİZ, TAVLAKÖY, TAVLAMAĞ, TAVLAMAK, TAVLAMIH, TAVLANMA, TAVLATMA, TAVLUSUN, TAVRALAS, TAVSAMAK, TAVSATMA, TAVSIMAG, TAVSIMAK, TAVSUMAK, TAVŞAMAK, TAVŞANAK, TAVŞANCA, TAVŞANCI, TAVŞANLI, TAVŞILDI, TAVUKLAR, Devamını Oku »»
TAVACIK, TAVAKLI, TAVALIK, TAVAÖZÜ, TAVATIR, TAVATİR, TAVATUR, TAVATÜR, TAVERNA, TAVGANA, TAVHANA, TAVHANE, TAVICIK, TAVIRLI, TAVIŞTI, TAVİZCİ, TAVLACI, TAVLAMA, TAVSAMA, TAVSİYE, TAVŞANA, TAVTAVI, TAVUCAK, TAVUKÇU, TAVUKLU, TAVUKSU, TAVULGA, TAVUŞTU
TAVANA, TAVARA, TAVAŞA, TAVAŞI, TAVGAÇ, TAVİÇE, TAVLAN, TAVLAR, TAVLİN, TAVMAK, TAVSIL, TAVSIR, TAVSIZ, TAVSİF, TAVSUR, TAVŞAK, TAVŞAN, TAVŞIT, TAVŞUT, TAVTAV, TAVZİF, TAVZİH
TAVAF, TAVAH, TAVAK, TAVAN, TAVAR, TAVAS, TAVAT, TAVCI, TAVIH, TAVIK, TAVIR, TAVIŞ, TAVİK, TAVİL, TAVİZ, TAVLA, TAVLI, TAVLİ, TAVLU, TAVOH, TAVUH, TAVUK, TAVUN, TAVUR, TAVUS, TAVUŞ, TAVZU
TAVA, TAVI
TAV
TAV
İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu. En uygun durum ve zaman. Hayvanlarda besili olma durumu. Hazır olma.
TAVŞANGÖLGESİ
Kavkas otuna benzeyen bir çeşit top ot.
TAVUHBELERÜĞÜ
Karanlıkta görememe hastalığı.
TAVŞANMEYVESİ
Al, ufak meyveleri olan, çalı süpürgesi yapmaya elverişli, küçük boyda bir çeşit ağaç.
TAVSULLANDIRMAK
Abartılı konuşmak, genellikle kendini övmek.
TAVŞANFASULYASI
Taneleri kurutularak yenen ve ağaca sarılmadan yetişen bir çeşit fasulye.
TAVUKKAYDIRAN
Kışın yürünemeyecek denli kaygan olan buz : Bu sabah tavukkaydıran olmuştu, komşuya gidemedim.
TAVUSTANLIYÜNÜ
Yapağıdan sonra kesilen yün. (Bor Niğde).
TAVUSKELEBEKLERİ
En büyük, en güzel kelebek türlerini içine alan ve tırtıl çağında yaprakla beslenen pulkanatlılar familyası.
TAVIRLANDIRMAH
Büyütmek.
TAVUKYELPAZESİ
Tavuk bifteğinin pişirilmesinden sonra domates, biber ve sarımsağın beşamel sosla karıştırılarak tavuğun üzerine dökülmesiyle hazırlanan bir yemek.
TAVŞANCIKLAMAK
Yelden dalgalanmak (ekin için).
TAVŞANÇAKILDAĞI
Sarı çiçekleri olan küçük bir ağaç.
TAVIKGARAĞISI
Karanlıkta görememe hastalığı.
TAVŞANIMSILAR
(Yun, lagos: tavşan; morphe: biçim) Bazı sınıflandırmalara göre, memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımından, çift dişligiller (Duplicidentata) alt takımına eşit olan bir takım. (Lagomorpha, Bazı sınıflandırmalara göre memeli hayvanlardan kemiriciler (Rodentia) takımının çiftdişliler (Duplicidentata) alt-takımına eşit olan bir takımı Tavşangiller (Leporidae) ve ıslıklıtavşangiller (Ochotonidae) familyalarını içine alır.
TAVLAYABİLMEK
Tavlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
BAĞDADİ
Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan). Yapılarda kullanılan çıta. 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi.
AVİZE
Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.
ATACILIK
Uzaklarda bulunan ve birçok kuşaktan beri görünmeyen birtakım özelliklerin yeni bir kuşakta birden ortaya çıkması, ataya çekme, atavizm.
AĞALANMAK
Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
BILDIRCIN
Tavukgillerden, boz renkli, benekli, yurdumuzda en çok sonbaharda eti için avlanan, etinden ve yumurtasından yararlanılan göçebe kuş (Coturnix).
BAĞIRTLAK
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek, bozkır tavuğu (Querquedula).
ANGORA
Ankara keçisinin kılından veya tavşanının tüyünden elde edilen iplikle dokunan (giysi).
ASINTI
Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.
ANAVAŞYA
Göçücü balıkların Akdeniz'den Karadeniz'e çıkması, katavaşya karşıtı.
BEZEKÇİ
Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş. Gelinleri süsleyen kadın.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ARACILIK
Aracının yaptığı iş, tavassut. Aracı olma durumu, vasıta, vasıtalık.
ALIKOYMA
Alıkoymak işi, tavik.
ARABAŞI
Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
BİFTEK
Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi.
ALÇICI
Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.
ALATAV
Az tavlı, yarı yaş yarı kuru olan (toprak).