Sonu TAZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "taz" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. Sonu taz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında taz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde taz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

OKSİDOREDÜKTAZ

13 harfli kelimeler

BAKTERİYOSTAZ

12 harfli kelimeler

TRANSKRİPTAZ, PİROFOSFATAZ

10 harfli kelimeler

DEHİDRATAZ

9 harfli kelimeler

HOMEOSTAZ

8 harfli kelimeler

HİPOSTAZ, TİRİNTAZ, TIRINTAZ, SENTETAZ, REDÜKTAZ, KOVALTAZ, KOLESTAZ, İNVERTAZ, FOSFATAZ, DİYASTAZ, METASTAZ, AKONİTAZ, HEMOSTAZ, HİDRATAZ

7 harfli kelimeler

ELASTAZ

6 harfli kelimeler

LAKTAZ, KAYTAZ, MÜMTAZ, SENTAZ, MÖMTAZ, MANTAZ, MALTAZ, KOTTAZ

5 harfli kelimeler

HOTAZ, PATAZ, PETAZ, FİTAZ, MUTAZ, KOTAZ

4 harfli kelimeler

STAZ

3 harfli kelimeler

TAZ

Bazı kelimelerin anlamları

TAZ

Çıplak, saçsız baş.

TİRİNTAZ

Titiz, temiz, süslü giyinen.

PİROFOSFATAZ

İnorganik pirofosfataz.

OKSİDOREDÜKTAZ

Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen dehidrojenaz, hidroksilaz, oksidaz, oksijenaz, peroksidaz ve redüktaz gibi enzimler, oksidasyon-redüksiyon enzimleri. Bir substrattan diğerine H atomu, O atomu veya elektronların transferini katalize eden enzim. Bu sınıfta dehidrojenazlar, hidroksilazlar, oksidazlar, oksijenazlar, peroksidazlar ve redüktazlar bulunur.

DEHİDRATAZ

Organik bileşiklerden su ayrılmasını katalize eden liyaz sınıfından bir enzim.

TRANSKRİPTAZ

Transkripsiyonu katalizleyen herhangi bir enzim; RNA polimeraz, DNA'ya bağlı RNA polimeraz gibi.

SENTETAZ

Ligaz.

HİPOSTAZ

Bazı felsefe ve din kuramlarının dayandığı temellerden her biri, uknum.

BAKTERİYOSTAZ

Bakterilerin üreme ve gelişmesini önleme.

TIRINTAZ

İnce, kibar.

FOSFATAZ

Bir substrattan hidrolizle fosfat grubunu ayıran enzim grubu. Bir molekülden hidrolizle fosfat grubunu ayıran enzim. Bir molekülden fosfat esterlerini hidrolizle ayıran enzim grubu.

KOLESTAZ

Karaciğerdeki ve karaciğer dışındaki safra yollarında bir engel sonucu safra akımının yavaşlaması veya tamamen durması.

HOMEOSTAZ

Bir organizmanın içinde yaşadığı ortamla madde alış verişi yaparak kendi iç ortamını belli sınırlar arasında dengede tutması. Sağlıklı yaşamın devamı için vücudun yapı ve işlev bakımından gösterdiği değişmezlik. Canlıda hücrelerin yaşamı için gerekli olan ve çeşitli etkilerle her an değişme olasılığı olan kan miktarı, kan basıncı, beden sıvıların ve dokuların pH'sı, ozmotik basınç, beden ısısı, oksijen ve diğer kan gazları, plazmada bulunan glikoz, üre, çeşitli organik ve inorganik madde miktarı gibi çeşitli fizyolojik değerlerin normal sınırları içinde değişmez tutulması.

REDÜKTAZ

Bir bileşiğin indirgenmesini katalizleyen herhangi bir enzim.

KOVALTAZ

İhtiyar. Ağaç kovuğu.

İNVERTAZ

Sükrozu glikoz ve früktoza parçalayan enzim. Bitki, mantar ve bakterilerde bulunan sükraz enzimi ile karıştırılarak bazen buna sükraz da denir. İnce bağırsak ve pankreastan salgılanan ve sükrozu glikoz ve fruktoza hidrolize eden enzim, sakkaraz, sükraz.

  -   -   -  

Anlamında TAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASINÇ

Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

DÜZGÜN

Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.

FİDAN

Yeni yetişen ağaç ya da ağaççık. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme.

DÜZENSİZ

Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.

HÖŞMERİM

Tuzsuz taze peynir, nişasta, pirinç unu konularak yapılmış olan bir tatlı türü.

GEVRECİK

Çok gevrek veya incecik. Çok taze, yumuşacık.

BAMYA

Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.

BATIRIK

Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.

DÜZENLİ

Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.

FANTEZİ

Sonsuz, sınırsız hayal, fantazya. Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı. Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş. Süslü ve türü değişik olan.

BAYAT

Taze olmayan. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.

BİBER

Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum). Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.

GÖKSOĞAN

Taze soğan.

CANLANDIRMAK

Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak. Yaşama döndürmek. Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek. Canlılık, tazelik, dirilik getirmek. Yoğunluk, etkinlik kazandırmak. Yaşatmak, birinin kılığına girmek.

DALFİDAN

Taze ve yeni fidan.

FIŞKI

Atgillerin taze dışkısı.

ÇİÇEKLENMEK

Çiçek açmak, çiçek vermek, çiçekli duruma gelmek. Tazelenmek, gençleşmek. Gelişmeye başlamak.

BADIÇ

Bakla, fasulye, bezelye vb. taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk, baklamsı meyve.

AYŞEKADIN

Kılçıksız, lezzetli bir taze fasulye türü.

BAYATLAMAK

Bayat duruma gelmek, tazeliğini yitirmek. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmek.