Kelimeler arşivi içinde; sonunda "taz" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. Sonu taz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında taz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde taz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OKSİDOREDÜKTAZ
BAKTERİYOSTAZ
TRANSKRİPTAZ, PİROFOSFATAZ
DEHİDRATAZ
HOMEOSTAZ
HİPOSTAZ, TİRİNTAZ, TIRINTAZ, SENTETAZ, REDÜKTAZ, KOVALTAZ, KOLESTAZ, İNVERTAZ, FOSFATAZ, DİYASTAZ, METASTAZ, AKONİTAZ, HEMOSTAZ, HİDRATAZ
ELASTAZ
LAKTAZ, KAYTAZ, MÜMTAZ, SENTAZ, MÖMTAZ, MANTAZ, MALTAZ, KOTTAZ
HOTAZ, PATAZ, PETAZ, FİTAZ, MUTAZ, KOTAZ
STAZ
TAZ
TAZ
Çıplak, saçsız baş.
TİRİNTAZ
Titiz, temiz, süslü giyinen.
PİROFOSFATAZ
İnorganik pirofosfataz.
OKSİDOREDÜKTAZ
Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen dehidrojenaz, hidroksilaz, oksidaz, oksijenaz, peroksidaz ve redüktaz gibi enzimler, oksidasyon-redüksiyon enzimleri. Bir substrattan diğerine H atomu, O atomu veya elektronların transferini katalize eden enzim. Bu sınıfta dehidrojenazlar, hidroksilazlar, oksidazlar, oksijenazlar, peroksidazlar ve redüktazlar bulunur.
DEHİDRATAZ
Organik bileşiklerden su ayrılmasını katalize eden liyaz sınıfından bir enzim.
TRANSKRİPTAZ
Transkripsiyonu katalizleyen herhangi bir enzim; RNA polimeraz, DNA'ya bağlı RNA polimeraz gibi.
SENTETAZ
Ligaz.
HİPOSTAZ
Bazı felsefe ve din kuramlarının dayandığı temellerden her biri, uknum.
BAKTERİYOSTAZ
Bakterilerin üreme ve gelişmesini önleme.
TIRINTAZ
İnce, kibar.
FOSFATAZ
Bir substrattan hidrolizle fosfat grubunu ayıran enzim grubu. Bir molekülden hidrolizle fosfat grubunu ayıran enzim. Bir molekülden fosfat esterlerini hidrolizle ayıran enzim grubu.
KOLESTAZ
Karaciğerdeki ve karaciğer dışındaki safra yollarında bir engel sonucu safra akımının yavaşlaması veya tamamen durması.
HOMEOSTAZ
Bir organizmanın içinde yaşadığı ortamla madde alış verişi yaparak kendi iç ortamını belli sınırlar arasında dengede tutması. Sağlıklı yaşamın devamı için vücudun yapı ve işlev bakımından gösterdiği değişmezlik. Canlıda hücrelerin yaşamı için gerekli olan ve çeşitli etkilerle her an değişme olasılığı olan kan miktarı, kan basıncı, beden sıvıların ve dokuların pH'sı, ozmotik basınç, beden ısısı, oksijen ve diğer kan gazları, plazmada bulunan glikoz, üre, çeşitli organik ve inorganik madde miktarı gibi çeşitli fizyolojik değerlerin normal sınırları içinde değişmez tutulması.
REDÜKTAZ
Bir bileşiğin indirgenmesini katalizleyen herhangi bir enzim.
KOVALTAZ
İhtiyar. Ağaç kovuğu.
İNVERTAZ
Sükrozu glikoz ve früktoza parçalayan enzim. Bitki, mantar ve bakterilerde bulunan sükraz enzimi ile karıştırılarak bazen buna sükraz da denir. İnce bağırsak ve pankreastan salgılanan ve sükrozu glikoz ve fruktoza hidrolize eden enzim, sakkaraz, sükraz.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASINÇ
Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.
DÜZGÜN
Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.
FİDAN
Yeni yetişen ağaç ya da ağaççık. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme.
DÜZENSİZ
Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.
HÖŞMERİM
Tuzsuz taze peynir, nişasta, pirinç unu konularak yapılmış olan bir tatlı türü.
GEVRECİK
Çok gevrek veya incecik. Çok taze, yumuşacık.
BAMYA
Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
FANTEZİ
Sonsuz, sınırsız hayal, fantazya. Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı. Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş. Süslü ve türü değişik olan.
BAYAT
Taze olmayan. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
BİBER
Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum). Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.
GÖKSOĞAN
Taze soğan.
CANLANDIRMAK
Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak. Yaşama döndürmek. Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek. Canlılık, tazelik, dirilik getirmek. Yoğunluk, etkinlik kazandırmak. Yaşatmak, birinin kılığına girmek.
DALFİDAN
Taze ve yeni fidan.
FIŞKI
Atgillerin taze dışkısı.
ÇİÇEKLENMEK
Çiçek açmak, çiçek vermek, çiçekli duruma gelmek. Tazelenmek, gençleşmek. Gelişmeye başlamak.
BADIÇ
Bakla, fasulye, bezelye vb. taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk, baklamsı meyve.
AYŞEKADIN
Kılçıksız, lezzetli bir taze fasulye türü.
BAYATLAMAK
Bayat duruma gelmek, tazeliğini yitirmek. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmek.