TANGA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tanga" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. tanga ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tanga ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tanga olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TANGA

Topuklu kadın ayakkabısı.

TANGALA

Sincap.

TANGAYLİ

Serçeden büyük, serçeye benzer bir çeşit kuş.

TANGAL

Oval (cisimler için). 2.Büyük başlı (insan için): Tangal Osman'ı gördün mü?. Keçi çanı.

TANGALOĞLU

Sinop ilinde, Kabalı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

TANGAYAZ

1.Bulutsuz ve soğuk hava. 2.Yağmurdan sonra açan hava.

  -   -   -  

Anlamında TANGA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TANGA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SIKILGAN

Utangaç.

TOR

Sık gözlü ağ. Çekingen, utangaç. Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim. Olgunlaşmamış, ham. Toy, acemi kimse. İşe alışkın olmayan, yabani.

MAHCUBİYET

Utangaçlık.

MAHCUPLUK

Mahcup olma durumu, utangaçlık.

IMZIK

Arsız, uyuşuk, miskin, beceriksiz. Cimri, eli sıkı. Sinsi, içinden pazarlıklı. Eskimiş, kokmuş, bayat yemek. Sessiz, utangaç, sıkılgan, az konuşan kişi.

ENDİK

Utangaç, sıkılgan.

ÇEKİNCEK

Utangaç, çekingen olan kimse: Öyle çekincek ki yüzüne baksan buğur buğur terler. Çekincenliğinden ile, güne garışmaz. Tetik: Senin tüfeğin çekinceği kırılmış.

BOMUZ

Utangaç, sefil.

ELİKOYNUNDA

Utangaç, sıkılgan (insan). Düşünceli (insan).

MAHCUP

Utangaç. Utangaç bir biçimde.

EYMENÇ

Utangaç.

EYMELİ

Utangaç.

DUTUK

Utangaç kişi. Kızlık zarı ameliyatsız açılamayan kız. Perde, peçe, yaşmak, duvak. Kapalı, örtülü. Rehin karşılığı verilen para.

UTANGAN

Utangaç.

BOZUM

Bozulma işi, utangaçlık, mahcupluk.

ARLI

Namuslu, utangaç, sıkılgan.

ÇEKİNTİLİK

Utangaçlık.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

IMSIK

Gamsız, kaygısız. Sır saklayan. Arsız, uyuşuk, miskin, beceriksiz. Eskimiş, kokmuş, bayat yemek. Sessiz, utangaç, sıkılgan, az konuşan kişi.

EYMENİK

Utangaç.