Kelimeler arşivi içinde; sonunda "taat" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu taat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında taat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde taat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TAAT
Allah'ın buyruklarını yerine getirme, ibadet etme.
KITAAT
Kıtalar, ana karalar. Asker birlikleri.
İTAAT
Söz dinleme, boyun eğme, buyruğa uyma.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İTAATLİ
Söz dinleyen, buyruğa uyan, itaatkâr.
İTAATSİZLİK
İtaatsiz olma durumu. İtaatsizce davranış.
MUTİ
Yumuşak başlı, itaat eden.
ESLEK
Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren, söz tutan, yumuşak başlı, itaatli, muti.
MUTAVAAT
Boyun eğme, uyma, itaat etme. Dönüşlü.
GÖNDEM
Buğday, arpa başaklarını toplamakta kullanılan tırmık. Tarz, yöntem, usul: Her işin gündemini bilmek lâzım. Uyan, itaat eden, uysal.
YETKE
Otorite. Yeterliğine herkesi inandırarak bir kimsenin kendisine sağladığı itaat ve güven, otorite, sulta, velayet.
İLLİK
Başka birine gidecek, verilecek şey : Gız evladı değil mi nasıl olsa illiktir. Derli toplu olmayan, derbeder kişi. Çocukların saklambaç oyununda ebeyi seçmek için çektikleri kur'a. İnsan topluluğu, halk. Sahur yemeği. İnsan. Musalâha, müsalemet, dostluk, barışıklık. itaat, inkiyat. Memleket malı, beylik.
BAŞTANAYAK
İtaatsiz, söz dinlemez kimse: Ahmet ağanın çocuğu çok baştanayak.
DİKKO
İtaatsiz, inatçı, dik kafalı.
INIKMAK
Özenmek: Komşunun çocuğunun çalışmasına ınıktım.. Alışmak, huy edinmek. Aç gözlülük etmek. İtaat etmek, inkıyat etmek.
İTAATKAR
İtaatli.
BAŞKALDIRI
Herhangi bir amaçla kurulu düzene veya devlet güçlerine karşı gelme, başkaldırma, ayaklanma, isyan. Bir düzene veya emre boyun eğmeme, uymama, itaat etmeme.
DÖLEKLİK
Temkin, temkinli hareket, vakar, itaat.
DİNELEK
İtaatsiz, inatçı, dik kafalı. Ukala, kendini beğenmiş kişi. İşe giderken ya da iş yaparken onunla bununla meşgul olarak sallanan, boş vakit geçiren (kimse). Karşı koyan, direnen.
İTAATSİZCE
İtaatsiz bir biçimde.
DİNLEMEK
İşitmek için kulak vermek. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.
DOBERMAN
Almanya'dan köken alan, muhtemelen eski kısa tüylü çoban köpekleri, Rottweiler, siyah ve ten rengi Teriyer, Alman Pinşır ve bazı kaynaklara göre bunlara ilaveten Beauceron ve İngiliz tazısı ırkları arasında yapılan birleştirmeler sonucu 1860'lı yıllarda Almanya'da geliştirilmiş, zarif fakat adaleli, çok güçlü, göğsü derin, sırtı kısa ve adaleli, boynu zarif, derisi vücudunu sıkı saran, tüyleri kısa sık ve sert, rengi genelde siyah veya siyah-pas rengi, mavimsi gri, kızıl veya açık kahverengi olanlarına da rastlanan, kulaklar genellikle 12 haftalıkken kesilen, kesilmediğinde ise av köpeği şeklinde sarkık duran, bacakları yere dik basan, yürüyüşü elastik ve zarif, yüzyıldır mükemmel bir bekçi köpeği olarak yetiştirilen, azimli, enerjik ve güçlü, oldukça zeki ve eğitimi kolay, korkusuz ve kendine güvenen fakat vahşi olmayan, doğal olarak sahibini ileri derecede koruyan, iz sürme, bekçilik, koruma, polis ve ordu görevleri, arama ve kurtarma, terapi köpekliği, itaat yarışmaları olmak üzere pek çok alanda yetenekli köpek ırkı, Doberman pinşır.
DIRCA
Herkese karşı gelen, itaatsiz, söz dinlemeyen.
OTORİTE
Yaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı ya da gücü, yetke, sulta, velayet. Çalışmalarıyla kendini kabul ettirmiş, başarılı kimse. Siyasi veya idari güç.