Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sıda" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sıda ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sıda olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sıda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SIDA
Öfke, hırs.
HASIDA
Un, yağ ve şekerden yapılan bir çeşit tatlı. Mısır unu, pekmez, yağ ve nişasta ile yapılan bir çeşit tatlı.
DENEHASIDA
Nişasta ve pekmezle yapılan bir çeşit helva: Bu gece denehasıda yapacağız.
ASIDA
Bir yemek çeşidi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SIDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEPHE
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.
HARMUTLAMAK
İki şeyi karıştırarak, ölçülü duruma getirmek, suyu ılıştırmak. Sıcak suya soğuk su katılarak kullanılacak ısıda sıcaklığını ayarlamak. Sıcak suya soğuk su karıştırarak ılıştırmak; karıştırmak; harman etmek.
ARKEBAKTERİLER
Monera içinde gerçek peptidoglikan yapılan olmayan ve bazı özellikleri bakımından bakterilerden ayrı bir grup olarak tanımlanan, aşırı sıcak, aşırı tuzlu ortamlarda yaşayabilen mikroorganizmalar. Hücre duvarlarında peptidoglikan katman bulunmayan ve karakteristik ribozomal RNA baz sırasıyla gerçek bakterilerden ayrılan yoğun tuz içeren sıvı ortamda, yüksek ısıda, aerob, anaerob veya fakültatif koşullarda yaşayabilen prokaryot organizmalar.
SERAMİK
Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılmış olan vazo, çanak, çömlek vb. nesne. Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselenden yapılan.
PELVERDE
Domates salçası. Tatlı elmadan yapılan marmelat. Dut ve erik marmelatı. Marmelat. Erik marmelatı. Erik veya kaysıdan yapılmış marmelat.
KALANDIR
Dokunmuş kumaş ve bezleri buhar altında veya belli bir ısıda silindir arasından geçirerek ütüleme, parlatma, istenilen boy ve ene göre çektirip germe.
ASPİDİSTRA
Zambakgillerden, genellikle saksıda yetiştirilen, yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi.
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.
FESLAN
Saksıda yetiştirilen, ballıbabagillerden yapraklan güzel kokan bir çiçek, fesleğen.
FESLİKEN
Saksıda yetiştirilen, ballıbabagillerden yapraklan güzel kokan bir çiçek, fesleğen. Fesleğen gibi kokan bir çeşit üzüm.
YANIK
Yanmakta olan. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Yanmış olan. Rengi koyulaşmış. Bıkkın, üzüntülü, dertli.
PİŞİRMEK
Bir besin maddesini gerektiği kadar ısıda tutarak yenebilecek veya içilebilecek bir duruma getirmek. Olgunlaştırmak. Çalışarak öğrenmek. Bunaltacak kadar ısıtmak, yakmak. Isı etkisiyle belirli bir kullanıma elverişli duruma getirmek.
FESLİHAN
Saksıda yetiştirilen, ballıbabagillerden yapraklan güzel kokan bir çiçek, fesleğen.
HAMAM
Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer.
GADOLİNYUM
Atom numarası 64, atom ağırlığı 156,9 olan, yüksek ısıda eriyen, birtakım tuzları bilinen, parlak gri renkte katı element (simgesi Gd).
FESLİKAN
Saksıda yetiştirilen, ballıbabagillerden yapraklan güzel kokan bir çiçek, fesleğen.
GÜNEŞLENME
Güneşlenmek işi veya durumu. Yerkabuğunun güneşten gelen ışık ve ısıdan yararlanması ve bunun mevsimlere, bulunulan yere göre yıl içinde gösterdiği değişiklik.
KALAMİN
Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat. Havada, yüksek ısıda işlenen metal parçaların yüzeyinde oluşan oksit katmanı.
KISI
Acı, sıkıntı: Yaratan, kısıda olanlara yardım eder.
ORTO
Yunanca düz anlamına gelen ön ek. Komşu ya da 1, 2 durumunu gösteren ön ek. Bir asit, tuz ya da esterin doğada özgürce birleşebileceği en çok suyu yapısına aldığını gösterir ön ek. Tek dönme nicem sayısı ve koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek. Komşuluğu veya 1-2 durumunu gösteren ön ek. Serbest, tuzu veya esteri şeklinde bilinen ve en çok hidrolizlenmiş asidi gösteren ön ek, ortosilisik asit gibi. Paralel spinleri gösteren ön ek. Bir asit, tuz ya da esterin doğada serbestçe birleşeceği en çok suyun yapısıda bulunduğunu gösteren ön ek.