Sonu STER ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ster" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ster ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ster olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ster olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SEFALOGASTER

10 harfli kelimeler

TONMAYSTER

9 harfli kelimeler

TİYOESTER, KREMASTER, DEFROSTER, EPİGASTER, POLYESTER, POLİESTER, DEMBESTER

8 harfli kelimeler

DEKASTER, KANİSTER, KIRİSTER, GOLESTER, MELESTER, SEKESTER, SİNİSTER, GANGSTER, DESİSTER

7 harfli kelimeler

BOOSTER, DEKSTER, ŞVESTER, PLASTER, HAMSTER, KLUSTER

6 harfli kelimeler

PESTER, GASTER, JESTER, HESTER, HASTER, GÖSTER, DESTER, POSTER, KOSTER

5 harfli kelimeler

ASTER, İSTER, ESTER, ÜSTER

4 harfli kelimeler

STER

Bazı kelimelerin anlamları

STER

Yığın durumundaki yakacak odun için kullanılan, bir metreküpe eşit hacim ölçüsü birimi.

TİYOESTER

Tiyol grubuyla karboksil grubu arasında oluşan ester.

POLİESTER

Tereftal asiti ve glikolün yoğunlaştırılmasıyla elde edilen sentetik bir materyal.

DEMBESTER

Şaşırmış, şaşkın durumda.

DEFROSTER

buzçözer.

KREMASTER

Yukarı çeken, asan, asıcı.

KIRİSTER

(Fransızca kökenli cristal) kıristal.

EPİGASTER

Embriyo bağırsağının kolon olarak gelişen parçası.

DEKASTER

10 metreküplük hacim ölçüsü birimi.

POLYESTER

Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan poliasidin doymamış alkollere veya glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde.

TONMAYSTER

Ses yönetmeni.

GOLESTER

Testerenin büyüğü. İki ucunda tutma yeri olan büyük testere.

SEFALOGASTER

Erişkin Epicaridean izopodlarda kan emme ve muhtemelen solunum fonksiyonları olan kontraktil organı.

SEKESTER

Canlılığını kaybetmiş kemik parçasını sağlam kısımdan ayırma. Canlılığını kaybetmiş ve çevre dokulardan ayrılmış doku parçası, sekestrum.

MELESTER

Minder, yatak ve yorgan astarı.

KANİSTER

Konteynere gobletleri yerleştirmek için kullanılan kulplu teneke kutu.

  -   -   -  

Anlamında STER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde STER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

AFİLİ

Gösterişli, çalımlı.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

AĞIRBAŞLI

Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.

ABARTI

Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.

AĞABEY

Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ACEMİLEŞMEK

Beceriksizlik göstermek.

AFİ

Gösteriş, çalım, caka.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

ADRES

Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.