İçinde STER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ster" olan, toplam 221 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ster bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ster ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ster olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

METİLTESTOSTERON

15 harfli kelimeler

GÖSTERİLEBİLMEK, PARALELOSTERİZM, RADYOSTEROSKOPİ, STEREOİZOMERLER, STERİLLEŞTİRMEK, STERKOBİLİNOJEN

14 harfli kelimeler

FOSFODİESTERAZ, GASTEROFİLOZİS, GÖSTERİLEBİLME, GÖSTERİMSENMEK, GÖSTERİŞSİZLİK, KOLESTEROLOZİS, KORTİKOSTEROİT, MEİSTERDÖNGÜSÜ, OSTERTAGİYOZİS, STERİLLEŞTİRME, TESTEREKAPLAMA

13 harfli kelimeler

GÖSTERİŞÇİLİK, GÖSTERİŞLİLİK, GÖSTERMECİLİK, KOLESTEROLSÜZ, STERİLİZASYON, ALDOSTERONİZM, ALDOSTERONÜRİ, ANTİSTERİLİTE, GASTEROPHİLUS, GÖSTEREBİLMEK, GÖSTERİVERMEK, KOLESTEROLEMİ, KOLESTEROLÜRİ, KORTİKOSTERON, MAYSTERZİNGER, NEUBERGESTERİ, OYMATESTERESİ, ROBİSONESTERİ, STEREOTROPİZM, STERKORARİYAN

12 harfli kelimeler

GÖSTERİCİLİK, GÖSTERİŞLİCE, KOLESTEROLLÜ, STEREOGRAFİK, STEREOSKOPİK, TESTERELEMEK, GÖSTEREBİLME, GÖSTERİŞLEME, GÖSTERİVERME, HİSTEREKTOMİ, HİSTEROMETRİ, HİSTEROPEKSİ, HİSTEROSKOPİ, KOLESTEROZİS, KOLİNESTERAZ, LİSTERİYOZİS, SEFALOGASTER, STEREOİZOMER, STEREOSİLYUM, STEREOVİSİON, STERİLİZATÖR, STERNUTASYON, STİGMASTERİN, STİGMASTEROL

11 harfli kelimeler

APOSTERİORİ, GANGSTERLİK, GÖSTERİLMEK, GÖSTERİŞSİZ, GÖSTERMELİK, STEREOFONİK, STEREOGRAFİ, TESTERELEME, TESTOSTERON, ANDROSTERON, GÖSTERGELİK, GÖSTERİMLİK, HİSTERETOMİ, KÖSTERENLİK, METASTERNUM, MEZOSTERNUM, NÖROSTEROİT, PROGESTERON, STERCORARİA, STERKOBİLİN, STERKOROLİT, STERNBERGİA, STERNOSTOMA, STEROİZOMER

10 harfli kelimeler

ESTERLEŞME, GÖSTERİŞÇİ, GÖSTERİŞLİ, GÖSTERTMEK, KOLESTERİN, KOLESTEROL, STEREOFONİ, STEREOSKOP, TONMAYSTER, ALDOSTERON, ASTERİSKUS, ERGESTEROL, ERGOSTERİN, FİTOSTERİN, FİTOSTEROL, GÖSTERİLEN, GÖSTERİLİŞ, GÖSTERİLME, GÖSTERİMCİ, GÖSTERMECİ, HİSTERESİS, HİSTEREZİS, HİSTEROSEL, HİSTEROZOM, İZOSTERİZM, KALUSTERON, LİSTERİYOZ, LUMİSTEROL, MESTERELON, MİKOSTERİN, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

DEFROSTER, GÖSTERİCİ, GÖSTERMEK, GÖSTERTME, POLYESTER, STERADYAN, STERİLİZE, TESTERELİ, ABSTERJAN, DEMBESTER, EKSTERNAL, EKSTERNUS, EPİGASTER, GÖSTERGEÇ, İZOSTERİK, KREMASTER, POLİESTER, STEREOSİL, STEREOTİP, STERİLİTE, STERİNLER, STERNEBRA, STEROLLER, TİYOESTER, ZOOSTERİN, ZOOSTEROL

8 harfli kelimeler

DEKASTER, DESİSTER, GANGSTER, GÖSTEREN, GÖSTERGE, GÖSTERİM, GÖSTERİŞ, GÖSTERME, HİSTERİK, MÜSTERİH, ASTEROİD, ASTEROİT, ESTERLER, GOLESTER, GÖSTEREÇ, GÖSTERLİ, KANİSTER, KIRİSTER, LİSTERİA, MELESTER, NESTEREK, NESTEREN, SEKESTER, SİNİSTER, SİSTERNA, ÜSTERLİK

7 harfli kelimeler

GÖSTERİ, HİSTERİ, İSTERİK, KESTERE, KÖSTERE, KÜSTERE, PLASTER, STERLİN, ŞVESTER, TESTERE, BOOSTER, DEKSTER, DESTERE, ESTERAZ, HAMSTER, KLUSTER, STERNİT, STERNUM, STEROİT, ÜSTERME

6 harfli kelimeler

İSTERİ, KOSTER, POSTER, STERİL, STEROL, DESTER, GASTER, GÖSTER, HASTER, HESTER, JESTER, PESTER, STEROM

5 harfli kelimeler

ESTER, İSTER, ASTER, STERE, ÜSTER

4 harfli kelimeler

STER

Bazı kelimelerin anlamları

STER

Yığın durumundaki yakacak odun için kullanılan, bir metreküpe eşit hacim ölçüsü birimi.

RADYOSTEROSKOPİ

Herhangi bir organın X ışınları aracılığıyla üç boyutlu görüntüsünün ekran üzerinde incelenmesi.

FOSFODİESTERAZ

Fosfodiester bağlantısını hidrolize eden bir grup enzim.

METİLTESTOSTERON

Testosteron'un 17?-metil türevi.

KORTİKOSTEROİT

Böbrek üstü bezinin korteksinden salgılanan steroit hormonlardan herhangi biri. Böbrek üstü bezi kabuğu tarafından salgılanan, birçok organ ve hücrenin fonksiyonu üzerine önemli etkileri olan 21 karbonlu steroit yapıdaki kortizol ve aldosteron gibi hormonlar ve bunlarla aynı yapıda üretilen benzerleri. Glukokortikoitler ve mineralokortikoitler olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Herpesvirüsler gibi latent virüslerin yeniden aktivasyonuna neden olurlar.

STEREOİZOMERLER

Aynı atom yapısında fakat yapısal konfigürasyonu farklı olan bileşikler.

GASTEROFİLOZİS

Atlarda Gasterophilus intestinalis, Gasterophilus haemorrhoidalis, Gasterophilus inermis, Gasterophilus nasalis, Gasterophilus nigricornis, Gasterophilus pecorum gibi Gasterophilus türlerinin larvalarının neden olduğu hastalık.

GÖSTERİLEBİLME

Gösterilebilmek işi.

PARALELOSTERİZM

Aynı yapıdaki gruplar arasındaki ilişki ve bunların kimyasal bileşimleri veya fiziksel özellikleri.

MEİSTERDÖNGÜSÜ

İnce bağırsak hücrelerinde zara bağlı bir enzim olan gama-glutamil transferazın ve hücre içindeki glutatyonun katıldığı imino asitler dışındaki bütün amino asitlerin taşınmasını sağlayan bir etkin taşıma sistemi, gama-glutamil döngüsü.

KOLESTEROLOZİS

Dokularda, anormal miktarda kolesterol brikimi, kolesterozis.

STERKOBİLİNOJEN

Bilirubinin bağırsaklarda bakteriler tarafından indirgenmesiyle oluşan ve dışkıyla atılan renksiz ürün.

GÖSTERİMSENMEK

Temsil yollu göstermek.

STERİLLEŞTİRMEK

Mikropsuzlaştırmak.

GÖSTERİŞSİZLİK

Gösterişsiz olma durumu, sadelik.

GÖSTERİLEBİLMEK

Gösterilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında STER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde STER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABARTI

Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.

AĞABEY

Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ADRES

Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AFİLİ

Gösterişli, çalımlı.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ACEMİLEŞMEK

Beceriksizlik göstermek.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AĞIRBAŞLI

Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.

AFİ

Gösteriş, çalım, caka.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.