Kelimeler arşivinde; içinde "ster" olan, toplam 221 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ster bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ster ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ster olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
METİLTESTOSTERON
GÖSTERİLEBİLMEK, PARALELOSTERİZM, RADYOSTEROSKOPİ, STEREOİZOMERLER, STERİLLEŞTİRMEK, STERKOBİLİNOJEN
FOSFODİESTERAZ, GASTEROFİLOZİS, GÖSTERİLEBİLME, GÖSTERİMSENMEK, GÖSTERİŞSİZLİK, KOLESTEROLOZİS, KORTİKOSTEROİT, MEİSTERDÖNGÜSÜ, OSTERTAGİYOZİS, STERİLLEŞTİRME, TESTEREKAPLAMA
GÖSTERİŞÇİLİK, GÖSTERİŞLİLİK, GÖSTERMECİLİK, KOLESTEROLSÜZ, STERİLİZASYON, ALDOSTERONİZM, ALDOSTERONÜRİ, ANTİSTERİLİTE, GASTEROPHİLUS, GÖSTEREBİLMEK, GÖSTERİVERMEK, KOLESTEROLEMİ, KOLESTEROLÜRİ, KORTİKOSTERON, MAYSTERZİNGER, NEUBERGESTERİ, OYMATESTERESİ, ROBİSONESTERİ, STEREOTROPİZM, STERKORARİYAN
GÖSTERİCİLİK, GÖSTERİŞLİCE, KOLESTEROLLÜ, STEREOGRAFİK, STEREOSKOPİK, TESTERELEMEK, GÖSTEREBİLME, GÖSTERİŞLEME, GÖSTERİVERME, HİSTEREKTOMİ, HİSTEROMETRİ, HİSTEROPEKSİ, HİSTEROSKOPİ, KOLESTEROZİS, KOLİNESTERAZ, LİSTERİYOZİS, SEFALOGASTER, STEREOİZOMER, STEREOSİLYUM, STEREOVİSİON, STERİLİZATÖR, STERNUTASYON, STİGMASTERİN, STİGMASTEROL
APOSTERİORİ, GANGSTERLİK, GÖSTERİLMEK, GÖSTERİŞSİZ, GÖSTERMELİK, STEREOFONİK, STEREOGRAFİ, TESTERELEME, TESTOSTERON, ANDROSTERON, GÖSTERGELİK, GÖSTERİMLİK, HİSTERETOMİ, KÖSTERENLİK, METASTERNUM, MEZOSTERNUM, NÖROSTEROİT, PROGESTERON, STERCORARİA, STERKOBİLİN, STERKOROLİT, STERNBERGİA, STERNOSTOMA, STEROİZOMER
ESTERLEŞME, GÖSTERİŞÇİ, GÖSTERİŞLİ, GÖSTERTMEK, KOLESTERİN, KOLESTEROL, STEREOFONİ, STEREOSKOP, TONMAYSTER, ALDOSTERON, ASTERİSKUS, ERGESTEROL, ERGOSTERİN, FİTOSTERİN, FİTOSTEROL, GÖSTERİLEN, GÖSTERİLİŞ, GÖSTERİLME, GÖSTERİMCİ, GÖSTERMECİ, HİSTERESİS, HİSTEREZİS, HİSTEROSEL, HİSTEROZOM, İZOSTERİZM, KALUSTERON, LİSTERİYOZ, LUMİSTEROL, MESTERELON, MİKOSTERİN, Devamını Oku »»
DEFROSTER, GÖSTERİCİ, GÖSTERMEK, GÖSTERTME, POLYESTER, STERADYAN, STERİLİZE, TESTERELİ, ABSTERJAN, DEMBESTER, EKSTERNAL, EKSTERNUS, EPİGASTER, GÖSTERGEÇ, İZOSTERİK, KREMASTER, POLİESTER, STEREOSİL, STEREOTİP, STERİLİTE, STERİNLER, STERNEBRA, STEROLLER, TİYOESTER, ZOOSTERİN, ZOOSTEROL
DEKASTER, DESİSTER, GANGSTER, GÖSTEREN, GÖSTERGE, GÖSTERİM, GÖSTERİŞ, GÖSTERME, HİSTERİK, MÜSTERİH, ASTEROİD, ASTEROİT, ESTERLER, GOLESTER, GÖSTEREÇ, GÖSTERLİ, KANİSTER, KIRİSTER, LİSTERİA, MELESTER, NESTEREK, NESTEREN, SEKESTER, SİNİSTER, SİSTERNA, ÜSTERLİK
GÖSTERİ, HİSTERİ, İSTERİK, KESTERE, KÖSTERE, KÜSTERE, PLASTER, STERLİN, ŞVESTER, TESTERE, BOOSTER, DEKSTER, DESTERE, ESTERAZ, HAMSTER, KLUSTER, STERNİT, STERNUM, STEROİT, ÜSTERME
İSTERİ, KOSTER, POSTER, STERİL, STEROL, DESTER, GASTER, GÖSTER, HASTER, HESTER, JESTER, PESTER, STEROM
ESTER, İSTER, ASTER, STERE, ÜSTER
STER
STER
Yığın durumundaki yakacak odun için kullanılan, bir metreküpe eşit hacim ölçüsü birimi.
RADYOSTEROSKOPİ
Herhangi bir organın X ışınları aracılığıyla üç boyutlu görüntüsünün ekran üzerinde incelenmesi.
FOSFODİESTERAZ
Fosfodiester bağlantısını hidrolize eden bir grup enzim.
METİLTESTOSTERON
Testosteron'un 17?-metil türevi.
KORTİKOSTEROİT
Böbrek üstü bezinin korteksinden salgılanan steroit hormonlardan herhangi biri. Böbrek üstü bezi kabuğu tarafından salgılanan, birçok organ ve hücrenin fonksiyonu üzerine önemli etkileri olan 21 karbonlu steroit yapıdaki kortizol ve aldosteron gibi hormonlar ve bunlarla aynı yapıda üretilen benzerleri. Glukokortikoitler ve mineralokortikoitler olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Herpesvirüsler gibi latent virüslerin yeniden aktivasyonuna neden olurlar.
STEREOİZOMERLER
Aynı atom yapısında fakat yapısal konfigürasyonu farklı olan bileşikler.
GASTEROFİLOZİS
Atlarda Gasterophilus intestinalis, Gasterophilus haemorrhoidalis, Gasterophilus inermis, Gasterophilus nasalis, Gasterophilus nigricornis, Gasterophilus pecorum gibi Gasterophilus türlerinin larvalarının neden olduğu hastalık.
GÖSTERİLEBİLME
Gösterilebilmek işi.
PARALELOSTERİZM
Aynı yapıdaki gruplar arasındaki ilişki ve bunların kimyasal bileşimleri veya fiziksel özellikleri.
MEİSTERDÖNGÜSÜ
İnce bağırsak hücrelerinde zara bağlı bir enzim olan gama-glutamil transferazın ve hücre içindeki glutatyonun katıldığı imino asitler dışındaki bütün amino asitlerin taşınmasını sağlayan bir etkin taşıma sistemi, gama-glutamil döngüsü.
KOLESTEROLOZİS
Dokularda, anormal miktarda kolesterol brikimi, kolesterozis.
STERKOBİLİNOJEN
Bilirubinin bağırsaklarda bakteriler tarafından indirgenmesiyle oluşan ve dışkıyla atılan renksiz ürün.
GÖSTERİMSENMEK
Temsil yollu göstermek.
STERİLLEŞTİRMEK
Mikropsuzlaştırmak.
GÖSTERİŞSİZLİK
Gösterişsiz olma durumu, sadelik.
GÖSTERİLEBİLMEK
Gösterilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde STER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AFİLİ
Gösterişli, çalımlı.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AFİ
Gösteriş, çalım, caka.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.