Sonu SOLA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sola" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sola ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sola olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sola olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SOLA

Sulak toprak. Söyle. Halk dilinde Süt kesen hastalığı.

FRANSOLA

Güzel kokulu, beyaz renkli ve boru gibi çiçek açan bir bitki.

SOSOLA

Yüksek. Yumru.

  -   -   -  

Anlamında SOLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PATLICAN

Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena). Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü.

KAVATA

Oyma ağaç kap. Sert ve fazla kızarmayan bir tür domates (Solanum capsicum grossum).

VOLTA

Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma. Zincirin demire veya iki zincirin birbirine dolanması. Geminin rüzgâra karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması. Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma.

DİMDİK

Çok dik, mum direk. Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin. Dikkatli, ısrarlı (bakış). Kaskatı, çok sertleşmiş olarak. Sağlıklı, zinde. Sağa sola sapmadan, dosdoğru. Çok dik bir biçimde.

BÖLÜK

Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.

TEPEGÖZ

Derslerde, konferanslarda asetat üzerine yazılan yazıyı veya grafiği kuvvetli bir ışık kaynağı aracılığıyla perdeye yansıtan optik araç. Dikkatsizce, sağa sola çarparak yürüyen (kimse). Medine kurdunun ara konakçısı, tepegözlerin örnek türü olan küçük kabuklu (Cyclops strenuus). Dar alınlı, gözleri saçlarının bittiği yere çok yakın görünen (kimse).

BİRLER

Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ilk sayının bulunduğu basamak.

SOLAKLIK

Solak olma durumu.

ÇIRPMAK

Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.

PATATES

Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum). Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları.

ONLAR

Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak. O şahıs zamirinin çokluk biçimi.

SAKINMA

Sakınmak işi, içtinap. Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem alma, ihtiyat. Boksörün korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa sola, öne arkaya yaptığı hareket.

BASAMAK

Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

ÖLDÜRMEK

Bir canlının hayatına son vermek. Aşırı yormak. Çok üzmek. Yok olmasına, ortadan kalkmasına, azalmasına yol açmak. Bazı şeylerin diriliğini, tazeliğini veya sertliğini gidermek. Sağlığını bozmak, rahatsızlık vermek. Ölmesine yol açmak. Etkisini ve gücünü azaltmak. Bitkinin solarak kurumasına sebep olmak. Boşuna geçmek.

SEHİM

Hisse bedeli. Yüksek çelik binaların tepesinin sürekli olarak sağa sola yaylanması. Pay, hisse.

YALPALAMAK

Dengesi bozularak bir sağa, bir sola eğilmek. Kararsızlık içinde kalarak ne yapacağını bilmemek.

DOSDOĞRU

Çok doğru. Sağa sola sapmadan.

PALANGA

Bir halatla makaralardan oluşturulan, ağır cisimleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan düzenek.

YÜZLER

Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru üçüncü rakamının bulunduğu yer.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük