Kelimeler arşivi içinde; başında "sola" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. sola ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sola ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sola olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SOLARİZASYON
SOLAKDEMİRİ
SOLAKLAMAK, SOLAKUŞAĞI
SOLAKAŞIK, SOLAKBAŞI, SOLAKLAMA
SOLARYUM, SOLAKKÖY, SOLAKLAR, SOLAKLIK
SOLARİS, SOLANİN, SOLANGA, SOLAMAK, SOLAKLI, SOLAKGA, SOLAĞAN
SOLAMA, SOLATA, SOLAPA
SOLAZ, SOLAR, SOLAK, SOLAH, SOLAF
SOLA
SOLA
Sulak toprak. Söyle. Halk dilinde Süt kesen hastalığı.
SOLAKLIK
Solak olma durumu.
SOLAKLAR
Bolu şehrinde, Seben ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İzmir ilinde, Kiraz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kayseri şehrinde, Pınarbaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Sakarya şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SOLAKLAMAK
Bir iş ya da konuşmadan sıyrılıp çıkmak. Solak adı verilen sopayı ağaca atmak. Elin tersiyle birine tokat atmak.
SOLAKDEMİRİ
Arka tekerlekleri arabaya bağlayan demir. (Amasya).
SOLAKLAMA
Sol elin tersiyle vurulan şamar.
SOLAKKÖY
Antalya ili, Aksu nahiyesine bağlı bir yer.
SOLAKBAŞI
Bir solak ortasının komutanı.
SOLAKUŞAĞI
Ankara ili, Evren belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kırşehir şehri, Kösefakılı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SOLARİS
Solar.
SOLAKAŞIK
Hayvanın sol bacağından çıkan aşık.
SOLAMAK
Tutmak, tutuklamak.
SOLANGA
Meyve düşürmek için ağaca atılan kısa sopa.
SOLARİZASYON
Güneş ışınlarına maruz kalma. Vücudu güneş ışınlarına maruz bırakmak suretiyle uygulanan tedavi yöntemi.
SOLANİN
Patates türü bitkilerin sürgünlerinde veya filizlenen yumrularında bulunan zehirli bir alkaloit.
SOLARYUM
Güneşletici. Hastalıkları güneş ışınları ile tedavi etmeyi amaçlayan kuruluş.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASAMAK
Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.
BÖLÜK
Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
KAVATA
Oyma ağaç kap. Sert ve fazla kızarmayan bir tür domates (Solanum capsicum grossum).
ONLAR
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak. O şahıs zamirinin çokluk biçimi.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
YÜZLÜK
Yüz lira değerinde olan para. On kuralına göre yazılmış bir tam sayıda sağdan sola doğru üçüncü basamak. Yüzü, yüz tanesi bir arada olan.
YALPALAMAK
Dengesi bozularak bir sağa, bir sola eğilmek. Kararsızlık içinde kalarak ne yapacağını bilmemek.
SEHİM
Hisse bedeli. Yüksek çelik binaların tepesinin sürekli olarak sağa sola yaylanması. Pay, hisse.
ÖLDÜRMEK
Bir canlının hayatına son vermek. Aşırı yormak. Çok üzmek. Yok olmasına, ortadan kalkmasına, azalmasına yol açmak. Bazı şeylerin diriliğini, tazeliğini veya sertliğini gidermek. Sağlığını bozmak, rahatsızlık vermek. Ölmesine yol açmak. Etkisini ve gücünü azaltmak. Bitkinin solarak kurumasına sebep olmak. Boşuna geçmek.
BİRLER
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ilk sayının bulunduğu basamak.
PATATES
Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum). Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları.
YÜZLER
Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru üçüncü rakamının bulunduğu yer.
VOLTA
Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma. Zincirin demire veya iki zincirin birbirine dolanması. Geminin rüzgâra karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması. Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma.
PALANGA
Bir halatla makaralardan oluşturulan, ağır cisimleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan düzenek.
DOSDOĞRU
Çok doğru. Sağa sola sapmadan.
DİMDİK
Çok dik, mum direk. Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin. Dikkatli, ısrarlı (bakış). Kaskatı, çok sertleşmiş olarak. Sağlıklı, zinde. Sağa sola sapmadan, dosdoğru. Çok dik bir biçimde.
TEPEGÖZ
Derslerde, konferanslarda asetat üzerine yazılan yazıyı veya grafiği kuvvetli bir ışık kaynağı aracılığıyla perdeye yansıtan optik araç. Dikkatsizce, sağa sola çarparak yürüyen (kimse). Medine kurdunun ara konakçısı, tepegözlerin örnek türü olan küçük kabuklu (Cyclops strenuus). Dar alınlı, gözleri saçlarının bittiği yere çok yakın görünen (kimse).
SAKINMA
Sakınmak işi, içtinap. Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem alma, ihtiyat. Boksörün korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa sola, öne arkaya yaptığı hareket.
PATLICAN
Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena). Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü.