Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sok" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sok ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında sok olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SOK
Uykusu hafif kimse. Lokma. Soğuk. Haris, tamahkâr.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAKKABI
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
BİTLER
Kanatlılar alt sınıfına giren, ağız yapıları sokup emmeye elverişli, memelilerde yaşayan ve kanla beslenen bir böcek takımı.
CİVELEK
Canlı, neşeli ve sokulgan. Yeniçeri Ocağına yeni girmiş delikanlı.
ÇEKECEK
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
ÇİVİTLEMEK
Çamaşırı çivitli suya sokup sarılığını gidermek.
ÇEKTİRMEK
Çekme işini yaptırmak. Birini sıkıntılı duruma sokmak, içinden çıkılamaz duruma düşürmek.
BULUNTU
Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya. Sokakta bulunup alınan çocuk. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
BÜVE
Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
BAĞIMLAMAK
Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak.
ÇANGAL
Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.
ARI
Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
CUMBA
Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
ÇIKMAZ
Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan.
ÇÖPÇÜ
Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü.
BASKETBOL
Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.
AFALLAŞTIRMAK
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.