Kelimeler arşivi içinde; başında "sok" olan, toplam 89 adet kelime bulunmaktadır. sok ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sok ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sok olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SOKUŞTURUVERMEK, SOKUŞTURABİLMEK
SOKUŞTURABİLME, SOKUŞTURUVERME
SOKULUVERMEK, SOKOKEKEDİSİ, SOKULABİLMEK
SOKULUVERME, SOKURDANMAK, SOKULABİLME, SOKUŞTURMAK, SOKULGANLIK, SOKKULDAMAK
SOKUMTIKIM, SOKULDAMAK, SOKURDAMAK, SOKUVERMEK, SOKURİÇEĞİ, SOKURTÜYÜN, SOKUŞTURMA, SOKALANMAK, SOKOLDAMAK, SOKABİLMEK
SOKUCULUK, SOKTURMAK, SOKŞURMAK, SOKRANMAK, SOKLUNMAK, SOKURDAMA, SOKUVERME, SOKABİLME
SOKULMAK, SOKUMCUL, SOKULGAN, SOKUMLUK, SOKUNMAK, SOKURLUK, SOKUŞMAK, SOKUTLAK, SOKTURMA, SOKRANMA, SOKANCAK, SOKANSAK, SOKLAMAK
SOKULMA, SOKARIŞ, SOKEMEK, SOKARIK, SOKUNTU, SOKARIÇ, SOKUNMA, SOKUTAŞ, SOKUŞMA, SOKARCA, SOKULUŞ, SOKARAK, SOKUELİ, SOKSOKU, SOKORTU, SOKALAK
SOKRAK, SOKLUK, SOKULU, SOKMAK, SOKMAN, SOKMEK, SOKMEN, SOKARI, SOKUCU
SOKUŞ, SOKAN, SOKAL, SOKEM, SOKUR, SOKET, SOKGU, SOKKI, SOKUM, SOKKU, SOKMA, SOKUK, SOKAK, SOKAÇ, SOKRA
SOKA, SOKI, SOKO, SOKU
SOK
SOK
Uykusu hafif kimse. Lokma. Soğuk. Haris, tamahkâr.
SOKULGANLIK
Sokulgan olma durumu.
SOKUMTIKIM
Lokma.
SOKULABİLME
Sokulabilmek işi.
SOKULDAMAK
Yara zonklamak. Zonklamak.
SOKUŞTURMAK
Dar bir yere zorla veya iterek sokmak. Bir sözü kırıcı olmak amacıyla tekrar tekrar söylemek. Belli etmeden kötü bir malı vermek.
SOKUŞTURUVERME
Sokuşturuvermek işi.
SOKKULDAMAK
Zonklamak. Yara zonklamak.
SOKURDANMAK
Söylenmek, homurdanmak, gönülsüz iş görmek. Homurdanmak, söylenmek.
SOKULABİLMEK
Sokulma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SOKULUVERME
Sokuluvermek işi.
SOKULUVERMEK
Çabucak sokulmak.
SOKUŞTURABİLME
Sokuşturabilmek işi.
SOKUŞTURABİLMEK
Sokuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SOKOKEKEDİSİ
Kenya'dan köken alan, tüm evcil kedilerin atası olduğuna inanılan, kulak kenarından başlayarak göze doğru paralel olarak uzanan çizgileri yüzüne farklı bir anlam kazandıran, gözleri badem şeklinde, burna doğru yatık yerleşmiş ve kehribar ve açık yeşil renkte olabilen, tüyleri oldukça kısa ve karakteristik olarak alt tabakası bulunmayan, tüyleri tekir desende açık kahveden koyu kestaneye kadar tüm renklerde olabilen, suyla oynamaya bayılan, beden dilini ve sesini çok iyi kullanabilen, iyi yüzen ve iyi tırmanan, sahibinin ruh hâlini algılayabilen ve yansıtabilen duyarlılıkta, etkin, zeki ve meraklı, kısa tüylü kedi ırkı.
SOKUŞTURUVERMEK
Çabucak sokuşturmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİVİTLEMEK
Çamaşırı çivitli suya sokup sarılığını gidermek.
ÇEKTİRMEK
Çekme işini yaptırmak. Birini sıkıntılı duruma sokmak, içinden çıkılamaz duruma düşürmek.
BİTLER
Kanatlılar alt sınıfına giren, ağız yapıları sokup emmeye elverişli, memelilerde yaşayan ve kanla beslenen bir böcek takımı.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
CİVELEK
Canlı, neşeli ve sokulgan. Yeniçeri Ocağına yeni girmiş delikanlı.
BAĞIMLAMAK
Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak.
BULUNTU
Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya. Sokakta bulunup alınan çocuk. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal.
ÇIKMAZ
Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan.
AYAKKABI
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
ÇANGAL
Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.
BASKETBOL
Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.
AFALLAŞTIRMAK
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
CUMBA
Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm.
BÜVE
Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).
ÇÖPÇÜ
Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü.
ÇEKECEK
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet.
ARI
Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.