İçinde SOK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sok" olan, toplam 101 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sok bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sok ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sok olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SOKUŞTURABİLMEK, SOKUŞTURUVERMEK

14 harfli kelimeler

SOKUŞTURABİLME, SOKUŞTURUVERME

12 harfli kelimeler

AYVALISOKAĞI, KUYRUKSOKUNU, MİKSOKONDROM, SOKOKEKEDİSİ, SOKULABİLMEK, SOKULUVERMEK, TOKSOKAROZİS

11 harfli kelimeler

BALDIRSOKAN, SOKULGANLIK, SOKUŞTURMAK, SOKKULDAMAK, SOKULABİLME, SOKULUVERME, SOKURDANMAK

10 harfli kelimeler

SOKUŞTURMA, BEYAZSOKAR, ESMERSOKAR, HEKSOKİNAZ, SOKABİLMEK, SOKALANMAK, SOKOLDAMAK, SOKULDAMAK, SOKUMTIKIM, SOKURDAMAK, SOKURİÇEĞİ, SOKURTÜYÜN, SOKUVERMEK, TOKSOKARAL, YUKARISOKU

9 harfli kelimeler

SOKRANMAK, SOKTURMAK, KIRIKSOKU, SOKABİLME, SOKLUNMAK, SOKŞURMAK, SOKUCULUK, SOKURDAMA, SOKUVERME

8 harfli kelimeler

SOKRANMA, SOKTURMA, SOKULGAN, SOKULMAK, SOKUŞMAK, KARASOKU, SOKANCAK, SOKANSAK, SOKLAMAK, SOKUMCUL, SOKUMLUK, SOKUNMAK, SOKURLUK, SOKUTLAK

7 harfli kelimeler

SOKULMA, SOKULUŞ, SOKUŞMA, SOKALAK, SOKARAK, SOKARCA, SOKARIÇ, SOKARIK, SOKARIŞ, SOKEMEK, SOKORTU, SOKSOKU, SOKUELİ, SOKUNMA, SOKUNTU, SOKUTAŞ

6 harfli kelimeler

SOKMAK, SOKMAN, SOKUCU, SOKULU, SOKARI, SOKLUK, SOKMEK, SOKMEN, SOKRAK

5 harfli kelimeler

SOKAK, SOKET, SOKMA, SOKRA, SOKUM, SOKUR, SOKUŞ, SOKAÇ, SOKAL, SOKAN, SOKEM, SOKGU, SOKKI, SOKKU, SOKUK

4 harfli kelimeler

SOKU, SOKA, SOKI, SOKO

3 harfli kelimeler

SOK

Bazı kelimelerin anlamları

SOK

Uykusu hafif kimse. Lokma. Soğuk. Haris, tamahkâr.

BALDIRSOKAN

Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans).

SOKULGANLIK

Sokulgan olma durumu.

SOKUŞTURABİLME

Sokuşturabilmek işi.

MİKSOKONDROM

Stroması ilkel mezenkim dokuya benzeyen iyicil kıkırdak doku tümörü.

SOKULUVERMEK

Çabucak sokulmak.

SOKUŞTURUVERMEK

Çabucak sokuşturmak.

SOKUŞTURABİLMEK

Sokuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KUYRUKSOKUNU

Omurga kemiğinin son ucu.

AYVALISOKAĞI

Samsun kenti, Lâdik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

TOKSOKAROZİS

Erişkinleri kedi, köpek, tilki gibi etçillerin ince bağırsaklarında bulunan, insanlarda iç organ larva göçüne neden olan Toxocara cinsi nematodların neden olduğu enfeksiyon. Köpeklerde Toxocara canis, kedilerde T. cati, sığır ve mandalarda T. vitulorum enfeksiyona neden olan önemli türlerdir.

SOKOKEKEDİSİ

Kenya'dan köken alan, tüm evcil kedilerin atası olduğuna inanılan, kulak kenarından başlayarak göze doğru paralel olarak uzanan çizgileri yüzüne farklı bir anlam kazandıran, gözleri badem şeklinde, burna doğru yatık yerleşmiş ve kehribar ve açık yeşil renkte olabilen, tüyleri oldukça kısa ve karakteristik olarak alt tabakası bulunmayan, tüyleri tekir desende açık kahveden koyu kestaneye kadar tüm renklerde olabilen, suyla oynamaya bayılan, beden dilini ve sesini çok iyi kullanabilen, iyi yüzen ve iyi tırmanan, sahibinin ruh hâlini algılayabilen ve yansıtabilen duyarlılıkta, etkin, zeki ve meraklı, kısa tüylü kedi ırkı.

SOKULABİLMEK

Sokulma imkânı veya olasılığı bulunmak.

SOKKULDAMAK

Zonklamak. Yara zonklamak.

SOKUŞTURMAK

Dar bir yere zorla veya iterek sokmak. Bir sözü kırıcı olmak amacıyla tekrar tekrar söylemek. Belli etmeden kötü bir malı vermek.

SOKUŞTURUVERME

Sokuşturuvermek işi.

  -   -   -  

Anlamında SOK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIKMAZ

Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan.

CİVELEK

Canlı, neşeli ve sokulgan. Yeniçeri Ocağına yeni girmiş delikanlı.

ADAMCIL

İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.

AFALLAŞTIRMAK

Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.

ÇEKTİRMEK

Çekme işini yaptırmak. Birini sıkıntılı duruma sokmak, içinden çıkılamaz duruma düşürmek.

ÇARŞAF

Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.

CUMBA

Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm.

BASKETBOL

Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.

ARI

Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.

BÜVE

Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).

ÇEKECEK

Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet.

ÇÖPÇÜ

Evlerden çöpleri toplayan veya sokakları süpüren temizlik işçisi, gübürcü.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

BULUNTU

Kazı veya araştırmalarla ortaya çıkarılmış olan, bazen de rast gelinerek bulunan eski çağlardan kalma eşya. Sokakta bulunup alınan çocuk. Herhangi bir yerde bulunup gerçekten veya hükmen sahibi bulunmayan mal.

ÇİVİTLEMEK

Çamaşırı çivitli suya sokup sarılığını gidermek.

BAĞIMLAMAK

Bir şeyi bağım altına sokmak, etkisi altında tutmak.

BİTLER

Kanatlılar alt sınıfına giren, ağız yapıları sokup emmeye elverişli, memelilerde yaşayan ve kanla beslenen bir böcek takımı.

ÇANGAL

Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.

AYAKKABI

Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

AKARLAR

Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.