Kelimeler arşivi içinde; sonunda "skop" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. Sonu skop ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında skop olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde skop olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÜLTRAMİKROSKOP, SÜPERİKONOSKOP
BİYOMİKROSKOP, FOTOFLOROSKOP
LARENGOSKOP, EPİDİYASKOP, FARENGOSKOP, FONENDESKOP, SPEKTROSKOP, KATOPRASKOP, OFTALMOSKOP, KARDİYOSKOP, KALEYDOSKOP, OFTALMASKOP, GALVANOSKOP, ELEKTROSKOP
VAJİNOSKOP, LAPAROSKOP, GONİYOSKOP, NEGATOSKOP, STROBOSKOP, BRONKOSKOP, ANJİYOSKOP, EBÜLYOSKOP, GASTROSKOP, STEREOSKOP, SİNEMASKOP, POLARİSKOP
SİSTOSKOP, HİGROSKOP, NEFROSKOP, LEUKOSKOP, MİKROSKOP, OZONOSKOP, KRİYOSKOP, İKONOSKOP, İKAROSKOP, FUNDOSKOP, FERROSKOP, STETOSKOP
ENDOSKOP, FOTOSKOP, BAROSKOP, MONOSKOP, PERİSKOP, TELESKOP
OTOSKOP, EPİSKOP
SKOP
SKOP
Ortaçağ'da. Tortonların öykü sanatçısına verdikleri ad. Anglosakson ozanı.
FARENGOSKOP
Yutak muayenesine mahsus endoskop cihazı.
KATOPRASKOP
Yansıyan ışık yardımıyla cisimleri inceleyen alet.
FOTOFLOROSKOP
ZnS gibi floresans yapan bir madde ile kaplı bir ekran vasıtasıyla X-ışınlarının görülebilir hale getirilmesi.
LARENGOSKOP
Boğaz muayenesine mahsus aynalı aygıt.
SÜPERİKONOSKOP
Süperikonoskop ışıtaçlı alıcı. İkonoskop ışıtacın geliştirilmiş biçimi.
FONENDESKOP
Özellikle çok dar yerlerdeki sesleri ayırmaya yarayan, sesleri kuvvetlendiren bir cins steteskop.
OFTALMOSKOP
Gözün içini muayene etmek için kullanılan gereç.
KARDİYOSKOP
Kalp hareketlerinin incelenmesine yarayan cihaz.
SPEKTROSKOP
Tayfölçer.
EPİDİYASKOP
Hem saydam resim göstericisi hem de episkop olarak çalışabilen aygıt.
ÜLTRAMİKROSKOP
Işık mikroskobu ile görülemeyen çok küçük parçacıkların görülmesini sağlayan optik alet. Bayağı mikroskopda görülemeyen çok küçük parçacıkların görülmesine yardım eden bir optik alet.
BİYOMİKROSKOP
Kendine özgü bir ışık ile kullanılan çift göz mercekli mikroskop.
GALVANOSKOP
Manyetik bir ibre yardımıyla elektrik akımının varlığını veya yönünü gösteren cihaz.
OFTALMASKOP
Göz içi muayenesi için kullanılan alet.
KALEYDOSKOP
Bir ucu buzlu camla kapatılan, metal veya mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş aynaların aracılığıyla, boru içine konulmuş renkli küçük cisimlerin ve görüntülerin oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araç, çiçek dürbünü.
Bu bölümde tanımı içerisinde SKOP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİYOPSİ
Mikroskopta yapısını incelemek amacıyla canlıdan bir doku parçası alma.
ENDOSKOPİ
İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.
IRAKGÖRÜR
Teleskop.
ARAYICI
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.
KİLİSE
Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Hristiyanlıkla ilgili dinî kuruluş. Hristiyanlığın öğretilmesi, dinî işlerin yönetimi vb. ile ilgilenen papa ve piskoposlar topluluğu.
HAŞLAMLILAR
Bir hücrelilerden, vücutlarında hareketi sağlayan kirpiğimsi titrek tüyleri veya beslenme işini gören çekmeleri olan, çoğu sularda yaşayan ve sadece mikroskopla görülebilen hayvanlar sınıfı.
BAKTERİYOSKOPİ
Bakterilerin mikroskopla incelenmesi işlemi.
MİKROCERRAHİ
Mikroskop altında çok özel araçlarla yapılmış olan ameliyat.
LAM
Mikroskopta incelenecek maddelerin üzerine konulduğu dar, uzun cam parçası. Dar, çok ince metal parça.
BAŞKİLİSE
Piskoposluk makamı olan büyük kilise, katedral.
METALOGRAFİ
Maden, alaşım ve maden filizlerinin yüzeylerini, kesitlerini ve billurlaşma özelliklerini mikroskopla inceleyerek çözümünü yapan bilim kolu.
BULGURCUK
Güneş yüzeyinde teleskopla seçilebilen küçük, dairesel görünüşlü değişken oluşumlardan her biri.
FANUS
Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.
HAYVANCIK
Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan. Hayvancağız.
BAŞPİSKOPOS
Katoliklerde piskoposların başı olan din adamı.
KARDİYOSKOPİ
Kalp hareketlerinin kardiyoskop ile incelenmesi.
BAŞPİSKOPOSLUK
Başpiskopos olma durumu. Başpiskoposun makamı. Başpiskoposun yaptığı iş.
GÖZLEMCİ
Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.
LAMEL
Mikroskopla yapılmış olan incelemede bazen lamların üstüne kapatılan dört köşe, küçük ve ince cam parçası. Çok ince tabaka.
GASTROSKOPİ
Gastroskopla yapılmış olan inceleme.