Kelimeler arşivi içinde; başında "skop" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. skop ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu skop ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde skop olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SKOPOMETRE, SKOPOMETRİ
SKOPULA
SKOPE, SKOPİ
SKOP
SKOP
Ortaçağ'da. Tortonların öykü sanatçısına verdikleri ad. Anglosakson ozanı.
SKOPİ
Radyoskopi.
SKOPOMETRİ
Aydınlatılmış bir hattı sabit şiddetdeki bir alan ile kıyaslayarak renkleri veya bulanıklıkları denkleştiren veya birbirine uyduran nefelometrinin bir dalı.
SKOPE
Antik tiyatroda oyun düzenini hazırlayan kişinin, üzerinde gösteriyi seyrettiği araç.
SKOPOMETRE
Aydınlatılmış bir hedefin görüntüsünün kaybolmasının gözlenmesi ile bulanıklığın gözle ölçüldüğü optik bir kısmı olan bir cihaz.
SKOPULA
Tırmanıcı örümceklerde her ayakta. çengelin yerine gelişmiş saçak şeklinde kıl grubu.
Bu bölümde tanımı içerisinde SKOP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAŞLAMLILAR
Bir hücrelilerden, vücutlarında hareketi sağlayan kirpiğimsi titrek tüyleri veya beslenme işini gören çekmeleri olan, çoğu sularda yaşayan ve sadece mikroskopla görülebilen hayvanlar sınıfı.
LAMEL
Mikroskopla yapılmış olan incelemede bazen lamların üstüne kapatılan dört köşe, küçük ve ince cam parçası. Çok ince tabaka.
BAŞPİSKOPOS
Katoliklerde piskoposların başı olan din adamı.
KARDİYOSKOPİ
Kalp hareketlerinin kardiyoskop ile incelenmesi.
KİLİSE
Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Hristiyanlıkla ilgili dinî kuruluş. Hristiyanlığın öğretilmesi, dinî işlerin yönetimi vb. ile ilgilenen papa ve piskoposlar topluluğu.
ARAYICI
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.
BİYOMİKROSKOP
Kendine özgü bir ışık ile kullanılan çift göz mercekli mikroskop.
HAYVANCIK
Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan. Hayvancağız.
BULGURCUK
Güneş yüzeyinde teleskopla seçilebilen küçük, dairesel görünüşlü değişken oluşumlardan her biri.
BAŞPİSKOPOSLUK
Başpiskopos olma durumu. Başpiskoposun makamı. Başpiskoposun yaptığı iş.
LAM
Mikroskopta incelenecek maddelerin üzerine konulduğu dar, uzun cam parçası. Dar, çok ince metal parça.
ENDOSKOPİ
İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.
BAKTERİYOSKOPİ
Bakterilerin mikroskopla incelenmesi işlemi.
METALOGRAFİ
Maden, alaşım ve maden filizlerinin yüzeylerini, kesitlerini ve billurlaşma özelliklerini mikroskopla inceleyerek çözümünü yapan bilim kolu.
GASTROSKOPİ
Gastroskopla yapılmış olan inceleme.
FANUS
Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.
IRAKGÖRÜR
Teleskop.
BİYOPSİ
Mikroskopta yapısını incelemek amacıyla canlıdan bir doku parçası alma.
GÖZLEMCİ
Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.
BAŞKİLİSE
Piskoposluk makamı olan büyük kilise, katedral.