Kelimeler arşivinde; içinde "skop" olan, toplam 101 tane kelime bulunuyor. İçerisinde skop bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu skop ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında skop olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TELEREZEKTOSKOPİ
KERAVNOSKOPEYON, RADYOSTEROSKOPİ
BAKTERİYOSKOPİ, BAŞPİSKOPOSLUK, SÜPERİKONOSKOP, ULTRASONOSKOPİ, ÜLTRAMİKROSKOP
BİYOMİKROSKOP, ABDOMİNOSKOPİ, FOTOFLOROSKOP
DAKTİLOSKOPİ, KARDİYOSKOPİ, PİSKOPOSHANE, SPEKTROSKOPİ, STEREOSKOPİK, AMİKROSKOPİK, FARENGOSKOPİ, HİSTEROSKOPİ, LARENGOSKOPİ, OFTALMOSKOPİ, ÖZOFAGOSKOPİ
BAŞPİSKOPOS, ELEKTROSKOP, GALVANOSKOP, GASTROSKOPİ, HİGROSKOPİK, KALEYDOSKOP, KARDİYOSKOP, OFTALMOSKOP, PİSKOPOSLUK, SPEKTROSKOP, BRONKOSKOPİ, EBULYOSKOPİ, EPİDİYASKOP, FARENGOSKOP, FONENDESKOP, GONİYOSKOPİ, HEMATOSKOPİ, KATOPRASKOP, LAPAROSKOPİ, LARENGOSKOP, OFTALMASKOP, PROKTOSKOPİ, VAJİNOSKOPİ
EBÜLYOSKOP, GASTROSKOP, HİDROSKOPİ, KRİYOSKOPİ, POLARİSKOP, RADYOSKOPİ, SİNEMASKOP, STEREOSKOP, ANJİYOSKOP, BRONKOSKOP, ENDOSKOPİK, FLOROSKOPİ, FUNDOSKOPİ, GONİYOSKOP, KOLPOSKOPİ, KULDOSKOPİ, LAPAROSKOP, MAKROSKOPİ, MİKROSKOPİ, NEGATOSKOP, NEKROSKOPİ, REKTOSKOPİ, SİSTOSKOPİ, SKOPOMETRE, SKOPOMETRİ, STROBOSKOP, ÜRİNOSKOPİ, VAJİNOSKOP
ENDOSKOPİ, HİGROSKOP, MİKROSKOP, OZONOSKOP, STETOSKOP, FERROSKOP, FUNDOSKOP, İKAROSKOP, İKONOSKOP, KRİYOSKOP, LEUKOSKOP, NEFROSKOP, SİSTOSKOP
BAROSKOP, ENDOSKOP, FOTOSKOP, PERİSKOP, PİSKOPOS, TELESKOP, MONOSKOP, OTOSKOPİ, ÜROSKOPİ
EPİSKOP, OTOSKOP, SKOPULA
SKOPE, SKOPİ
SKOP
SKOP
Ortaçağ'da. Tortonların öykü sanatçısına verdikleri ad. Anglosakson ozanı.
BAŞPİSKOPOSLUK
Başpiskopos olma durumu. Başpiskoposun makamı. Başpiskoposun yaptığı iş.
DAKTİLOSKOPİ
Parmak izine dayanarak kimlik belirleme yöntemi.
KERAVNOSKOPEYON
Antik Yunan tiyatrosunda yıldırım etmenini sağlayan ilkel düzen.
TELEREZEKTOSKOPİ
Meme başı kanalında bulunan üremelerin endoskopik yöntemle tedavisi.
FOTOFLOROSKOP
ZnS gibi floresans yapan bir madde ile kaplı bir ekran vasıtasıyla X-ışınlarının görülebilir hale getirilmesi.
ABDOMİNOSKOPİ
Karın boşluğundaki organların laparoskop yardımıyla görülerek muayene edilmesi.
ULTRASONOSKOPİ
Ultrasonik görüntünün, fotoğrafik bir materyale kayıt edilmeden, ekrandan incelenmesi.
ÜLTRAMİKROSKOP
Işık mikroskobu ile görülemeyen çok küçük parçacıkların görülmesini sağlayan optik alet. Bayağı mikroskopda görülemeyen çok küçük parçacıkların görülmesine yardım eden bir optik alet.
SÜPERİKONOSKOP
Süperikonoskop ışıtaçlı alıcı. İkonoskop ışıtacın geliştirilmiş biçimi.
BİYOMİKROSKOP
Kendine özgü bir ışık ile kullanılan çift göz mercekli mikroskop.
KARDİYOSKOPİ
Kalp hareketlerinin kardiyoskop ile incelenmesi.
RADYOSTEROSKOPİ
Herhangi bir organın X ışınları aracılığıyla üç boyutlu görüntüsünün ekran üzerinde incelenmesi.
PİSKOPOSHANE
Piskoposluk.
BAKTERİYOSKOPİ
Bakterilerin mikroskopla incelenmesi işlemi.
SPEKTROSKOPİ
Tayf ölçümü.
Bu bölümde tanımı içerisinde SKOP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞPİSKOPOS
Katoliklerde piskoposların başı olan din adamı.
ARAYICI
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.
METALOGRAFİ
Maden, alaşım ve maden filizlerinin yüzeylerini, kesitlerini ve billurlaşma özelliklerini mikroskopla inceleyerek çözümünü yapan bilim kolu.
BİYOPSİ
Mikroskopta yapısını incelemek amacıyla canlıdan bir doku parçası alma.
MİKROLİT
Bazı taşların yapısında bulunan, prizma biçiminde ve mikroskopla görülebilen billurlar.
MİKROCERRAHİ
Mikroskop altında çok özel araçlarla yapılmış olan ameliyat.
MİKROORGANİZMA
Mikroskopla görülebilen organizma.
MİKROMETRE
Büyük ölçüde büyütme gücü olan teleskop, mikroskop vb. optik aletlerle incelenen nesnelerin oylumlarını ölçmede kullanılan alet. Mikron. Çok küçük uzunlukları ölçmeye, incelemeye yarayan alet.
BAŞKİLİSE
Piskoposluk makamı olan büyük kilise, katedral.
LAMEL
Mikroskopla yapılmış olan incelemede bazen lamların üstüne kapatılan dört köşe, küçük ve ince cam parçası. Çok ince tabaka.
ENDOSKOPİ
İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.
IRAKGÖRÜR
Teleskop.
BULGURCUK
Güneş yüzeyinde teleskopla seçilebilen küçük, dairesel görünüşlü değişken oluşumlardan her biri.
GASTROSKOPİ
Gastroskopla yapılmış olan inceleme.
HAŞLAMLILAR
Bir hücrelilerden, vücutlarında hareketi sağlayan kirpiğimsi titrek tüyleri veya beslenme işini gören çekmeleri olan, çoğu sularda yaşayan ve sadece mikroskopla görülebilen hayvanlar sınıfı.
LAM
Mikroskopta incelenecek maddelerin üzerine konulduğu dar, uzun cam parçası. Dar, çok ince metal parça.
FANUS
Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.
KİLİSE
Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Hristiyanlıkla ilgili dinî kuruluş. Hristiyanlığın öğretilmesi, dinî işlerin yönetimi vb. ile ilgilenen papa ve piskoposlar topluluğu.
HAYVANCIK
Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan. Hayvancağız.
GÖZLEMCİ
Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.