Kelimeler arşivi içinde; başında "sile" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. sile ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sile ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sile olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİLEBİLMEK
SİLEBİLME
SİLECEYH
SİLEBÇİ, SİLECEK, SİLEDİK, SİLEKEN, SİLEPÇE, SİLESİL
SİLECE, SİLEKS, SİLESİ
SİLEB, SİLEH, SİLEK
SİLE
SİLE
Ağzına değin dolu, tam. Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot. Derilerin işlenmesi için yatırılan harç kuyusu. Başparmakla işaret parmağı arasındaki uzunluk. Ağzına dek dolu. Bir ölçek dolusu tahıl, up, tuz ve benzerleri (üzeri cetvelle silinerek düzeltilmiş olacaktır). Dabakların deri ıslatmak amacıyla kullandıkları beton havuz. (Uşak). İçine manda derisi atılan dabaklama çukuru. (Yalvaç Isparta). Silme, ağzına kadar dolu, lebabep.
SİLEKS
Sıcaklığa ve darbeye karşı dayanaklı cam (%98 kuvars).
SİLESİL
Ağzına değin dolu, tam.
SİLEBİLMEK
Silme imkânı veya olasılığı bulunmak. Silmeyi becermek.
SİLEBÇİ
Ölünün bıraktığı taşınır malları satın alan kimse.
SİLEK
İyi, temiz : Silek delikanlı. Hamam takımı, havlu. Gevşek, aşınmış vida, burgu vb.
SİLEKEN
Salya.
SİLEDİK
Manisa ili, Kırkağaç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SİLECEK
Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılan büyük havlu, hamam havlusu. Evlerde ayakkabıları temizlemek için kapı önlerine konulan bez, keçe vb. şey, paspas. Motorlu taşıtlarda ön camı silmeye, temizlemeye yarayan alet, silgeç.
SİLEB
Ölen kimsenin giysi ve malları.
SİLESİ
Ağzına değin dolu, tam. Dolusu: Taşıra şilesi bulgur verdim.
SİLEBİLME
Silebilmek işi.
SİLECEYH
Silecek; silici; ölçeklerin üzerine gezdirilen, cetvel.
SİLEPÇE
1.Leğen. 2.İbrik. 3.Bakır süzgeç, kevgir. El leğeni.
SİLECE
Gübre taşımaya yarayan hasır kap. Yad el, gurbet.
SİLEH
Silah.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
BALDIRAK
Don, pantolon vb. giysilerin dizden aşağı olan bölümü. Kılıç kayışının aşağı uzanan parçası.
BALIKÇILGİLLER
Leyleksiler takımının balıkçıllar alt takımına giren bir familya.
ASORTİK
Giysilerini birbirine uygun giyen. Sosyetik.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
AKSİLENME
Aksilenmek işi.
BALİNA
Balinalardan, yaklaşık uzunluğu 20 metre, ağırlığı 200 ton olan memeli hayvan, kadırga balığı, falyanos (Balaena mistycetus). Giysilerin dik ve düzgün durması için bazı yerlerine özellikle yakalarına konulan sert, esnek, yassı, dar, uzun çubuk.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
AKSİLENMEK
Aksileşmek, huysuzlanmak.
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
CELEP
Koyun, keçi, sığır vb. kesilecek hayvanların ticaretini yapan kimse. İç oğlanı.
CİĞERCİ
Kesilen hayvanların ciğer, baş, ayak, işkembe vb. parçalarını satan kimse, sakatatçı. Ciğer pişirip satan kimse.
AKSİLEŞME
Aksileşmek işi.
BİTNİK
Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
AKREPLER
Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ASİLEŞME
Asileşmek işi.
BEDEN
Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut. Giysilerde ölçü. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde. Kale duvarı.