İçinde SİLK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "silk" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde silk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu silk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında silk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SİLKELEYEBİLMEK, SİLKELENEBİLMEK

14 harfli kelimeler

SİLKELEYEBİLME, SİLKELENEBİLME

13 harfli kelimeler

SİLKİNEBİLMEK

12 harfli kelimeler

SİLKİNEBİLME, SİLKİLLENMEK, SİLKİNDİRMEK

11 harfli kelimeler

SİLKELENMEK, SİLKİNDİRME

10 harfli kelimeler

SİLKTİRMEK, SİLKELEMEK, SİLKELENME, SİLKELEYİŞ

9 harfli kelimeler

SİLKTİRME, SİLKELEME, SİLKİLMEK, SİLKİNMEK, SİLKETMEK

8 harfli kelimeler

SİLKİNİŞ, SİLKİMEK, SİLKİLME, SİLKİNTİ, SİLKİNME, SİLKECEK

7 harfli kelimeler

SİLKMEK

6 harfli kelimeler

SİLKİK, SİLKME

Bazı kelimelerin anlamları

SİLK

Pancar.

SİLKİNEBİLME

Silkinebilmek işi.

SİLKTİRME

Silktirmek işi.

SİLKİNDİRMEK

Silkinmesini sağlamak.

SİLKELEYEBİLME

Silkeleyebilmek işi.

SİLKELENEBİLME

Silkelenebilmek işi.

SİLKİLLENMEK

Sarsılmak, silkinmek.

SİLKELENEBİLMEK

Silkelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SİLKELENME

Silkelenmek işi.

SİLKELEYİŞ

Silkeleme işi.

SİLKELENMEK

Silkeleme işine konu olmak. Ani bir hareket yaparak vücudu sarsılmak, silkinmek. Elenmek.

SİLKİNEBİLMEK

Silkinme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SİLKELEYEBİLMEK

Silkeleme imkânı veya olasılığı bulunmak. Silkelemeye gücü yetmek.

SİLKTİRMEK

Silkme işini yaptırmak.

SİLKELEMEK

Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek. Kuvvetle sarsmak. Sarsmak, etkilemek. Dövmek. Yük olan, yük sayılan birinin geçim ve sorumluluğunu üstünden atmak.

SİLKİNDİRME

Silkindirmek işi.

  -   -   -  

Anlamında SİLK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİLK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EVSMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Tahılın içindeki yabancı cisimleri, çöpleri elle ayıklamak, üzerinden üzerinden almak. Süt, çorba, pekmez ve benzerleri şeyleri kaynatırken kepçe ile savurarak havalandırmak. Harman aktarıldıktan sonra diğren ile saplarını yüze çıkarmak. Dövülmüş buğdayı kabuğundan ayırmak. Kuru mısır tanelerini koçanından ayırmak. Eksiltmek. Tahılın, içindeki yabancı maddeleri bir kap içinde savurmak, temizlemek. Böcek ya da sıçan tahılı yemek, eksiltmek: Buğdayı fare evsmiş. Hububatı yabancı maddelerden temizlemek için bir kap içinde silkerek savurmak.

ÇIRPMAK

Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.

ÇIRPINTI

Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.

ÇİNİK

İnce keçe: Çiniği silkele. Tabak: Bizim çinik kırıldı. Sekiz kiloluk bir hububat ölçüsü, şinik. Buğday ölçeği.

DAPULAMAK

Uyuklarken birdenbire uyanıp silkinmek.

HİLA

Tahıl kurutmaya ya da ağaçtan meyve silkelemeye yarayan büyük çarşaf. Hile, tuzak.

FELKİTİŞİN

Silkeleyiverince.

HILA

Pişirilen ekmeğin sarıldığı yaygı. Dut silkelemek için ağaçların altına serilen yaygı. Önlük. Çocuk önlüğü. Çarşaf. Mutfak önlüğü. Ekmek saklama yaygısı.

SİLKİNİŞ

Silkinme işi.

ÇIRPAKLAMAK

Hafif vurmak veya dövmek: Hoca bu çocuğu çırpakladı. Sopayla ağacı silkelemek.

SİLKELEME

Silkelemek işi.

ÇİRPMEK

Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Sıçramak (çamur, su ve benzerleri sulu şeyler hakkında). Meyve silkmek.

GUBAL

Halı, kilim silkmeye yarayan tokaç.

ERPELEME

Elleme, dokunma. Silkeleme.

SİLKİNME

Silkinmek işi.

ÇIRKMAK

Çamaşırı taş üstünde döverek yıkamak. Ağacı silkelemek: Bu ağaçta erik çoktur çırkta biraz dökülsün. Öfkeyle silkelemek, dövmek: Yavaş, kız çocuk o kadar çırkmaya dayanır mı?.

HASAVAN

Dut silkelerken ağacın altına serilen büyük çarşaf. Beyaz bezden yapılmış büyük örtü. Ağaçlardaki olgun meyveleri silkeleyerek toplamada kullanılan büyük bez.

SİLKME

Silkmek işi. İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılmış olan et yemeği. Halterde ayakları açarak halteri önce omuz üstüne sonra baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.

DALABITMAK

Silkmek.

SİLKİNMEK

Üstünü silkmek. Ani bir hareketle, korkuyla vücudu sarsılmak, silkelenmek. Bir şeyi üstünden atmak, ondan kurtulmak.