Kelimeler arşivi içinde; başında "silk" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. silk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu silk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde silk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİLKELENEBİLMEK, SİLKELEYEBİLMEK
SİLKELENEBİLME, SİLKELEYEBİLME
SİLKİNEBİLMEK
SİLKİNEBİLME, SİLKİNDİRMEK, SİLKİLLENMEK
SİLKİNDİRME, SİLKELENMEK
SİLKTİRMEK, SİLKELENME, SİLKELEMEK, SİLKELEYİŞ
SİLKETMEK, SİLKTİRME, SİLKİNMEK, SİLKİLMEK, SİLKELEME
SİLKECEK, SİLKİNTİ, SİLKİNME, SİLKİNİŞ, SİLKİMEK, SİLKİLME
SİLKMEK
SİLKİK, SİLKME
SİLK
Pancar.
SİLKİNDİRME
Silkindirmek işi.
SİLKELEMEK
Üstündeki şeyleri düşürmek, kaydırmak için bir şeyi üst üste, birden silkmek. Kuvvetle sarsmak. Sarsmak, etkilemek. Dövmek. Yük olan, yük sayılan birinin geçim ve sorumluluğunu üstünden atmak.
SİLKELEYİŞ
Silkeleme işi.
SİLKELENMEK
Silkeleme işine konu olmak. Ani bir hareket yaparak vücudu sarsılmak, silkinmek. Elenmek.
SİLKİNDİRMEK
Silkinmesini sağlamak.
SİLKİLLENMEK
Sarsılmak, silkinmek.
SİLKİNEBİLME
Silkinebilmek işi.
SİLKİNEBİLMEK
Silkinme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SİLKETMEK
Silkmek.
SİLKTİRMEK
Silkme işini yaptırmak.
SİLKELENEBİLME
Silkelenebilmek işi.
SİLKELENME
Silkelenmek işi.
SİLKELEYEBİLME
Silkeleyebilmek işi.
SİLKELENEBİLMEK
Silkelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SİLKELEYEBİLMEK
Silkeleme imkânı veya olasılığı bulunmak. Silkelemeye gücü yetmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİLK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIRPAKLAMAK
Hafif vurmak veya dövmek: Hoca bu çocuğu çırpakladı. Sopayla ağacı silkelemek.
DALABITMAK
Silkmek.
SİLKELEME
Silkelemek işi.
ERPELEME
Elleme, dokunma. Silkeleme.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
ÇİNİK
İnce keçe: Çiniği silkele. Tabak: Bizim çinik kırıldı. Sekiz kiloluk bir hububat ölçüsü, şinik. Buğday ölçeği.
SİLKİNME
Silkinmek işi.
SİLKİNMEK
Üstünü silkmek. Ani bir hareketle, korkuyla vücudu sarsılmak, silkelenmek. Bir şeyi üstünden atmak, ondan kurtulmak.
HILA
Pişirilen ekmeğin sarıldığı yaygı. Dut silkelemek için ağaçların altına serilen yaygı. Önlük. Çocuk önlüğü. Çarşaf. Mutfak önlüğü. Ekmek saklama yaygısı.
GUBAL
Halı, kilim silkmeye yarayan tokaç.
ÇIRKMAK
Çamaşırı taş üstünde döverek yıkamak. Ağacı silkelemek: Bu ağaçta erik çoktur çırkta biraz dökülsün. Öfkeyle silkelemek, dövmek: Yavaş, kız çocuk o kadar çırkmaya dayanır mı?.
DAPULAMAK
Uyuklarken birdenbire uyanıp silkinmek.
ÇİRPMEK
Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Sıçramak (çamur, su ve benzerleri sulu şeyler hakkında). Meyve silkmek.
ÇIRPINTI
Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.
EVSMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Tahılın içindeki yabancı cisimleri, çöpleri elle ayıklamak, üzerinden üzerinden almak. Süt, çorba, pekmez ve benzerleri şeyleri kaynatırken kepçe ile savurarak havalandırmak. Harman aktarıldıktan sonra diğren ile saplarını yüze çıkarmak. Dövülmüş buğdayı kabuğundan ayırmak. Kuru mısır tanelerini koçanından ayırmak. Eksiltmek. Tahılın, içindeki yabancı maddeleri bir kap içinde savurmak, temizlemek. Böcek ya da sıçan tahılı yemek, eksiltmek: Buğdayı fare evsmiş. Hububatı yabancı maddelerden temizlemek için bir kap içinde silkerek savurmak.
FELKİTİŞİN
Silkeleyiverince.
SİLKİNİŞ
Silkinme işi.
SİLKME
Silkmek işi. İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılmış olan et yemeği. Halterde ayakları açarak halteri önce omuz üstüne sonra baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.
HASAVAN
Dut silkelerken ağacın altına serilen büyük çarşaf. Beyaz bezden yapılmış büyük örtü. Ağaçlardaki olgun meyveleri silkeleyerek toplamada kullanılan büyük bez.
SİLKTİRME
Silktirmek işi.