Kelimeler arşivi içinde; başında "sili" olan, toplam 71 adet kelime bulunmaktadır. sili ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sili ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sili olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİLİNDİRÇİÇEĞİ, SİLİKLEŞTİRMEK
SİLİLİKSİZLİK, SİLİKLEŞTİRME, SİLİNDİRLİGÖN
SİLİKATLAŞMA, SİLİNEBİLMEK, SİLİKATLAMAK, SİLİNDİRİKUS, SİLİSYUMLAMA
SİLİNDİRÜRİ, SİLİNEBİLME, SİLİKATLAMA, SİLİNDİRSEL, SİLİKLEŞMEK, SİLİNDİRLER
SİLİSSEVEN, SİLİVERMEK, SİLİKONLAR, SİLİNDİRAJ, SİLİKLEŞME, SİLİKLEMEK, SİLİSİZLİK, SİLİNTİSİZ, SİLİNDİRİK, SİLİNDİRLİ
SİLİNDROM, SİLİNDRUS, SİLİNECEK, SİLİLLEME, SİLİLEMEK, SİLİVERME, SİLİKAJEL, SİLİNTİLİ, SİLİKOZİS
SİLİMSEK, SİLİKULA, SİLİNDİR, SİLİNMEK, SİLİKLİK, SİLİSÇİL, SİLİFORM, SİLİSYUM
SİLİNTİ, SİLİNİŞ, SİLİSİZ, SİLİSLİ, SİLİNME, SİLİVRİ, SİLİMSİ, SİLİMLİ, SİLİMAN, SİLİCAN, SİLİLİK, SİLİKVA, SİLİKOZ, SİLİKON, SİLİKAT, SİLİFKE, SİLİFKİ
SİLİKA, SİLİCE, SİLİCİ, SİLİNÇ
SİLİK, SİLİF, SİLİÇ, SİLİŞ, SİLİS, SİLİM
SİLİ
SİLİ
Kilim, yünden dokunmuş yaygı. Arı, temiz. İffetli.
SİLİKLEŞTİRMEK
Silik duruma getirmek.
SİLİNDİRİKUS
Silindir biçiminde olan.
SİLİNDİRÜRİ
İdrarda silindirlerin bulunuşu.
SİLİNDİRLİGÖN
Pençe yapmak için kullanılan kalın gön. (YaIvaç Isparta).
SİLİKATLAMA
Silikatlamak işi.
SİLİKLEŞTİRME
Silikleştirmek işi.
SİLİNDİRÇİÇEĞİ
Hatmi çiçeği.
SİLİNDİRSEL
Silindirle ilgili. Silindir biçiminde olan, silindirik.
SİLİSYUMLAMA
Yenim, aşınım ve ısı direncini artırmak için, silisyumu bol bir doku elde etmek ereğiyle, demir ve çelik yüzeylere yayınım yoluyla silisyum kazandırma işlemi, silisyum emdirme diye de bilinir.
SİLİLİKSİZLİK
Geleneksel ya da yasal yollarla evlenmelerine olasılık bulunmayan yakın akraba bir erkekle bir kadının, aralarında oluşturdukları evlilik dışı ilişkiler, bk. sililiksizlik yasağı, soy sililiksizliği, akraba.
SİLİKATLAŞMA
Bir maden oksidin silisle birleşerek silikat durumunu alması.
SİLİKLEŞMEK
Silik duruma gelmek.
SİLİNEBİLMEK
Silinme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SİLİKATLAMAK
Kireç, taş, tahta vb. maddeleri sertleştirmek üzere silikata batırmak.
SİLİNEBİLME
Silinebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALO
Danslı ve özel giysili gece eğlencesi.
ANTİBİYOTİK
Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.
ARILIK
Temizlik, saffet, sililik. Günahsızlık. Kovanların konulduğu yer, kovanlık.
BOĞMAK
Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
BERİL
Doğada altıgen billurlar durumunda bulunan, saydam, çoğu yeşil renkli berilyum ve alüminyum silikat.
ARPALIK
Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
ARKEOPTERİKS
Hem kuş hem sürüngen özellikleri gösteren bir hayvan fosili.
AŞINMAK
Birbirine sürtünerek incelmek. Çıkıntıları silinmek, düzleşmek. Eskimek, yıpranmak.
ALTIPATLAR
Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
BOBİN
Makara. Tampon silindiri veya mihver boru etrafına sarılmış kâğıt veya kartonun sürekli uzunluğu. Fotoğraf filmi rulosu. İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt.
CAM
Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.
AMFİBOL
Piroksenlere yakın siyah, esmer, yeşil renkli bir silikat grubu.
BİNDİRİM
Zam. İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.
BORU
Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.
BEHERGLAS
Silindir biçiminde cam deney çubuğu, beher (II).
ALPAKS
Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.