SİF ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sif" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. sif ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sif ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sif olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

SİFONAPTERİDOZİS

12 harfli kelimeler

SİFONOFORLAR

11 harfli kelimeler

SİFTAHLAMAK

10 harfli kelimeler

SİFTİLEMEK, SİFTAHLAMA, SİFONLULAR, SİFİRSEMEK, SİFONLAMAK

9 harfli kelimeler

SİFTLEMEK, SİFTİRELİ, SİFTİNMEK, SİFTİNLİK, SİFONLAMA

8 harfli kelimeler

SİFTİMEK, SİFTİNME, SİFİNNİK, SİFTEMEK

7 harfli kelimeler

SİFTESİ, SİFTİME, SİFİLİS, SİFTMEK

6 harfli kelimeler

SİFTAH, SİFİLA, SİFENİ

5 harfli kelimeler

SİFOS, SİFTİ, SİFTE, SİFTA, SİFON, SİFLİ, SİFİR, SİFİN, SİFİL, SİFDA

Bazı kelimelerin anlamları

SİF

İthalatta bir malın bedeli, sigortası ve navlun giderleriyle birlikte olmak üzere maliyeti.

SİFTİNLİK

Adi, bayağı, berbat.

SİFONAPTERİDOZİS

Pire ısırıklarının neden olduğu hastalık.

SİFTİMEK

Birbirine sürterek mısırları koçanından ayırmak. Kemiğin üstündeki eti sıyırmak. Tanelemek: Üzümü siftidim.

SİFTİRELİ

İlk kez, önce : Siflireli men seni davat élliyejem.

SİFTİLEMEK

Silkelemek.

SİFONLAMAK

Sifonu çekmek.

SİFTAHLAMA

Siftahlamak işi.

SİFTİNME

Siftinmek işi.

SİFTAHLAMAK

Bir şeyi ilk kez satmak, siftah etmek. Turfanda bir şeyi ilk kez yemek.

SİFTLEMEK

Birbirine sürterek mısırları koçanından ayırmak.

SİFONOFORLAR

Sölenterler (Coelenterata) alt bölümünün, knidliler (Cnidaria) filumunun, hidralar (Hydrozoa) sınıfından, bireyleri suda yüzen ya da sabit duran koloniler meydana getiren, koloni bireyleri çok değişik biçimlerde olan, fizalya (Physalia) cinsi iyi bilinen bir takım. (Siphonophora), Sölenterelerden knidliler (Cnidaria) familyaumum hidralar (Hydrazoa) sınıfına giren bir takımı. Bireyleri suda yüzen ya da sabit duran koloniler meydana getirirler. Koloni bireyleri çok değişik biçimlerde olur. Fizalya (Physalia) cinsi iyi bilinir.

SİFONLAMA

Sifonlamak işi.

SİFONLULAR

Yassı solungaçlılardan bir sınıf.

SİFTİNMEK

Oyalanmak, vakit geçirmek. Bir yere sürtünerek kaşınmak.

SİFİRSEMEK

Etli ve yağlı yiyeceğe karşı iştiha duymak.

  -   -   -  

Anlamında SİF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SİF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PASİFLEŞME

Pasif olma durumu.

PASİFLİK

Pasif olma durumu.

ÇEKİNİK

Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif. Çekingen. Çekingen bir biçimde.

SARIAĞI

Kışın yapraklarını döken, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki, sifin, zifin (Rhododendron luteun).

DERİŞİK

Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı.

FRENGİ

Genellikle cinsel birleşmelerle bulaşan, tedavi edilmediğinde inme, körlük, delilik vb. sonuçlara kadar varan, döle de geçerek vücutça ve akılca sakat bir soyun yetişmesine yol açan bir hastalık, yenirce, sifilis. Gemi güvertelerinde, suların dışarıya akması için bordalara açılan delik.

MERCAN

Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, geniş resifler oluşturan, mercanlar sınıfının örneği olan, kırmızı kalker iskeletli hayvan, mercan balığı (Corallium rubrum). İzmaritgillerden, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz'de bulunan, açık kırmızı renkte, eti beğenilen bir balık, mercan balığı (Pagrus pagrus). Bu maddeden yapılmış. Bu hayvanın iskeletinden elde edilen ve süs eşyaları yapımında kullanılan madde.

ASİDOFİL

Asit seven, asit boyalara karşı bir çekimi olan, asit ortamlarda yetişebilen. Eozinofil. Asit seven, içindeki granülleri asidik doku boyalarıyla boyanan yapı veya hücreler. Stoplazmasında çok fazla granül bulunduran ve genellikle iki loplu çekirdeğe sahip olan, eozinle kolayca boyanan, bazı patolojik durumlarda sayıları artan ve damar dışına çıkabilen beyaz kan hücresi tipi, eozinofil, oksifil. Asit boyalarla kolaylıkla boyanabilen hücre, doku, mikroorganizma veya histolojik yapı. Asit ortamlarda iyi derecede üretebilebilen mikroorganizma. Ön hipofiz bezi lobundaki veya pankreas adacığındaki alfa hücresi. Asidofilik. Asit seven; asit boyalara karşı bir çekimi olan; asit ortamlarda yetişebilen.

YOĞUN

Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

EDİLGİN

Hareketi ve etkisi olmayan, pasif. Bir şeye karşı tepki göstermeyen, etkinliği olmayan, başkasının etkisinde kalan, münfail, pasif, etkin karşıtı. Olayların gidişini etkilemek ve denetlemek için hiçbir çaba göstermeyen (kimse).

YOĞUNLAŞTIRMAK

Yoğun duruma getirmek, teksif etmek.

EDİLGEN

Yapılan işten etkilenen, pasif, etken karşıtı. Edilgen fiil.

TAKINTILI

Takıntısı olan, obsesif.

SALDIRGAN

Başkasına saldıran, yapısında saldırma özelliği olan (devlet, kimse, hayvan), agresif, mütecaviz.

ÇARKIFELEK

Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.

KÖRAĞAÇ

Kontratablada orta katı oluşturan ve genellikle yumuşak ağaçlardan hazırlanan bölüm. Kontratablanın orta kısmında tabla kalınlığının en az yarısını oluşturan, yumuşak ağaçlardan değişik yöntemlerle elde edilen masif ağaç tabakası.

ETKİSİZLEŞTİRME

Etkisizleştirmek işi, pasifikasyon.

PASİFLEŞMEK

Pasif duruma gelmek.

SOM

İçi dolu olan ve dışı kaplama olmayan, masif. Somon balığı. Katışıksız. Rıhtımın su üstünde olan bölümü. Kırgızistan para birimi.

PASİFLEŞTİRME

Pasifleştirmek işi.