SERP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "serp" olan, toplam 47 adet kelime bulunmaktadır. serp ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu serp ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde serp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

SERPİŞTİREBİLMEK

15 harfli kelimeler

SERPİŞTİREBİLME

14 harfli kelimeler

SERPİŞTİRİLMEK

13 harfli kelimeler

SERPİŞTİRİLME

12 harfli kelimeler

SERPİŞTİRMEK, SERPENEKIRAN

11 harfli kelimeler

SERPEDENLİK, SERPEBİLMEK, SERPİŞTİRME

10 harfli kelimeler

SERPTİRMEK, SERPELEMEK, SERPMEKAYA, SERPEBİLME

9 harfli kelimeler

SERPİNCİK, SERPİLMEK, SERPİLKÖY, SERPMEÇUL, SERPİTMEK, SERPERMEK, SERPMETAŞ, SERPTİRME, SERPELEME, SERPANTİN

8 harfli kelimeler

SERPİTME, SERPÜNTÜ, SERPİNTİ, SERPİNME, SERPENEK, SERPİLME, SERPENTE

7 harfli kelimeler

SERPENE, SERPMEK, SERPKİN, SERPKEN, SERPİCİ, SERPULA, SERPİLİ, SERPİNE

6 harfli kelimeler

SERPEK, SERPEN, SERPUŞ, SERPİŞ, SERPME, SERPES, SERPİL, SERPİN

4 harfli kelimeler

SERP

Bazı kelimelerin anlamları

SERP

Su değirmeninde öğütülecek buğday ya da arpanın döküldüğü kutu. (Ziyere Amasya).

SERPEBİLMEK

Serpme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SERPİŞTİRME

Serpiştirme işi.

SERPİNCİK

Sivas kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

SERPİLMEK

Serpme işine konu olmak. Gelişmek, büyümek. Yayılmak.

SERPİŞTİRİLMEK

Serpiştirme işine konu olmak.

SERPMEKAYA

Bingöl şehrinde, Karlıova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SERPİŞTİRİLME

Serpiştirilmek işi.

SERPEDENLİK

Kolonya kabı. (Bursa).

SERPİŞTİRMEK

Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpmek. Gelişigüzel serpmek.

SERPEBİLME

Serpebilmek işi.

SERPİŞTİREBİLMEK

Serpiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SERPTİRMEK

Serpme işini yaptırmak.

SERPENEKIRAN

İnce kabuklu, yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm.

SERPİŞTİREBİLME

Serpiştirebilmek işi.

SERPELEMEK

Seyrek damlalar durumunda yağmak. Sürekli olarak ve az serpmek.

  -   -   -  

Anlamında SERP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SERP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAÇIŞTIRMAK

Azar azar saçmak, dağıtmak, serpmek. Rastgele saçmak.

GÖRKEMLİ

Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, anıtsal. İri yapılı, iyice serpilmiş.

OLİGOKLAZ

Billur kütlelerde serpme durumunda bulunan, beyazımtırak bir feldspat türü.

MALÇ

Toprak ve rutubet muhafazası amaçları ile çayır ve mera üzerine bırakılan veya başka yerlerden getirilip serpilen her türlü bitki artığı.

KONFETİ

Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

ÇİLENTİ

Hafif yağmur, serpinti.

SAÇALAMAK

Saçmak, serpmek.

KÜKÜRTLEMEK

Toz kükürt serpmek.

EKMEK

Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

GELİŞİM

Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

SAÇMA

Saçmak işi. Yersiz, akla aykırı, tutarsız söz. Böyle söz söyleyen veya iş yapan. Bir tür balık ağı, serpme ağ. Akla uygun olmayan, pestenkerani, absürt. Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi. Yersiz bulunan.

BİBERLEMEK

Biber serpmek, biber katmak.

GÜLABDAN

Gül suyu serpmek için kullanılan, ağzı emzikli, armut biçiminde küçük kap.

ÇİPİLTİ

Yağmur serpintisi.

SAÇIK

Saçılmış, serpilmiş.

NAFTALİNLEMEK

Güveden korumak için yünlüler üzerine, arasına naftalin serpmek veya atmak.

ATIŞTIRMAK

Acele olarak yemek ya da içmek. Yağmur veya kar serpiştirmek.

NAFTALİNLENMEK

Naftalin serpilmek, naftalin dökülmek.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.