Kelimeler arşivi içinde; başında "serp" olan, toplam 47 adet kelime bulunmaktadır. serp ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu serp ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde serp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SERPİŞTİREBİLMEK
SERPİŞTİREBİLME
SERPİŞTİRİLMEK
SERPİŞTİRİLME
SERPİŞTİRMEK, SERPENEKIRAN
SERPEDENLİK, SERPEBİLMEK, SERPİŞTİRME
SERPTİRMEK, SERPELEMEK, SERPMEKAYA, SERPEBİLME
SERPİNCİK, SERPİLMEK, SERPİLKÖY, SERPMEÇUL, SERPİTMEK, SERPERMEK, SERPMETAŞ, SERPTİRME, SERPELEME, SERPANTİN
SERPİTME, SERPÜNTÜ, SERPİNTİ, SERPİNME, SERPENEK, SERPİLME, SERPENTE
SERPENE, SERPMEK, SERPKİN, SERPKEN, SERPİCİ, SERPULA, SERPİLİ, SERPİNE
SERPEK, SERPEN, SERPUŞ, SERPİŞ, SERPME, SERPES, SERPİL, SERPİN
SERP
SERP
Su değirmeninde öğütülecek buğday ya da arpanın döküldüğü kutu. (Ziyere Amasya).
SERPİNCİK
Sivas kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SERPİŞTİRİLME
Serpiştirilmek işi.
SERPİŞTİRMEK
Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpmek. Gelişigüzel serpmek.
SERPENEKIRAN
İnce kabuklu, yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm.
SERPEDENLİK
Kolonya kabı. (Bursa).
SERPEBİLME
Serpebilmek işi.
SERPİŞTİRME
Serpiştirme işi.
SERPİŞTİRİLMEK
Serpiştirme işine konu olmak.
SERPİŞTİREBİLME
Serpiştirebilmek işi.
SERPMEKAYA
Bingöl şehrinde, Karlıova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SERPELEMEK
Seyrek damlalar durumunda yağmak. Sürekli olarak ve az serpmek.
SERPİLMEK
Serpme işine konu olmak. Gelişmek, büyümek. Yayılmak.
SERPTİRMEK
Serpme işini yaptırmak.
SERPEBİLMEK
Serpme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERPİŞTİREBİLMEK
Serpiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SERP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖRKEMLİ
Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, anıtsal. İri yapılı, iyice serpilmiş.
ATIŞTIRMAK
Acele olarak yemek ya da içmek. Yağmur veya kar serpiştirmek.
SAÇIŞTIRMAK
Azar azar saçmak, dağıtmak, serpmek. Rastgele saçmak.
SAÇIK
Saçılmış, serpilmiş.
KONFETİ
Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları.
NAFTALİNLENMEK
Naftalin serpilmek, naftalin dökülmek.
ÇİLENTİ
Hafif yağmur, serpinti.
DÖKMEK
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.
ÇİPİLTİ
Yağmur serpintisi.
GÜLABDAN
Gül suyu serpmek için kullanılan, ağzı emzikli, armut biçiminde küçük kap.
MALÇ
Toprak ve rutubet muhafazası amaçları ile çayır ve mera üzerine bırakılan veya başka yerlerden getirilip serpilen her türlü bitki artığı.
SAÇALAMAK
Saçmak, serpmek.
KÜKÜRTLEMEK
Toz kükürt serpmek.
NAFTALİNLEMEK
Güveden korumak için yünlüler üzerine, arasına naftalin serpmek veya atmak.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
OLİGOKLAZ
Billur kütlelerde serpme durumunda bulunan, beyazımtırak bir feldspat türü.
EKMEK
Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
GELİŞİM
Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.
BİBERLEMEK
Biber serpmek, biber katmak.
SAÇMA
Saçmak işi. Yersiz, akla aykırı, tutarsız söz. Böyle söz söyleyen veya iş yapan. Bir tür balık ağı, serpme ağ. Akla uygun olmayan, pestenkerani, absürt. Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi. Yersiz bulunan.