Kelimeler arşivinde; içinde "serp" olan, toplam 49 tane kelime bulunuyor. İçerisinde serp bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu serp ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında serp olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SERPİŞTİREBİLMEK
SERPİŞTİREBİLME
SERPİŞTİRİLMEK
SERPİŞTİRİLME
SERPENEKIRAN, SERPİŞTİRMEK
SULUSERPGEN, SERPEDENLİK, SERPEBİLMEK, SERPİŞTİRME
SERPTİRMEK, SERPELEMEK, ETEKSERPEN, SERPEBİLME, SERPMEKAYA
SERPİTMEK, SERPERMEK, SERPİLMEK, SERPİLKÖY, SERPELEME, SERPMEÇUL, SERPİNCİK, SERPMETAŞ, SERPTİRME, SERPANTİN
SERPİNME, SERPİTME, SERPİLME, SERPENTE, SERPENEK, SERPİNTİ, SERPÜNTÜ
SERPKEN, SERPKİN, SERPULA, SERPİLİ, SERPİCİ, SERPİNE, SERPENE, SERPMEK
SERPİN, SERPİL, SERPES, SERPEN, SERPEK, SERPİŞ, SERPUŞ, SERPME
SERP
SERP
Su değirmeninde öğütülecek buğday ya da arpanın döküldüğü kutu. (Ziyere Amasya).
SERPİŞTİRME
Serpiştirme işi.
SERPEBİLMEK
Serpme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERPMEKAYA
Bingöl şehrinde, Karlıova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SERPEDENLİK
Kolonya kabı. (Bursa).
SERPİŞTİREBİLME
Serpiştirebilmek işi.
SERPİŞTİREBİLMEK
Serpiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERPENEKIRAN
İnce kabuklu, yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm.
SERPİŞTİRİLME
Serpiştirilmek işi.
SERPEBİLME
Serpebilmek işi.
SERPİŞTİRMEK
Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpmek. Gelişigüzel serpmek.
SERPİŞTİRİLMEK
Serpiştirme işine konu olmak.
ETEKSERPEN
Kıyafeti toplu olmayan, pasaklı.
SULUSERPGEN
Yelle birlikte yağan kar ve yağmur.
SERPTİRMEK
Serpme işini yaptırmak.
SERPELEMEK
Seyrek damlalar durumunda yağmak. Sürekli olarak ve az serpmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SERP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATIŞTIRMAK
Acele olarak yemek ya da içmek. Yağmur veya kar serpiştirmek.
SAÇALAMAK
Saçmak, serpmek.
BİBERLEMEK
Biber serpmek, biber katmak.
ÇİPİLTİ
Yağmur serpintisi.
SAÇIK
Saçılmış, serpilmiş.
NAFTALİNLEMEK
Güveden korumak için yünlüler üzerine, arasına naftalin serpmek veya atmak.
GELİŞİM
Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
KÜKÜRTLEMEK
Toz kükürt serpmek.
DÖKMEK
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.
SAÇIŞTIRMAK
Azar azar saçmak, dağıtmak, serpmek. Rastgele saçmak.
OLİGOKLAZ
Billur kütlelerde serpme durumunda bulunan, beyazımtırak bir feldspat türü.
NAFTALİNLENMEK
Naftalin serpilmek, naftalin dökülmek.
MALÇ
Toprak ve rutubet muhafazası amaçları ile çayır ve mera üzerine bırakılan veya başka yerlerden getirilip serpilen her türlü bitki artığı.
EKMEK
Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
GÖRKEMLİ
Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, anıtsal. İri yapılı, iyice serpilmiş.
SAÇMA
Saçmak işi. Yersiz, akla aykırı, tutarsız söz. Böyle söz söyleyen veya iş yapan. Bir tür balık ağı, serpme ağ. Akla uygun olmayan, pestenkerani, absürt. Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi. Yersiz bulunan.
GÜLABDAN
Gül suyu serpmek için kullanılan, ağzı emzikli, armut biçiminde küçük kap.
KONFETİ
Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları.
ÇİLENTİ
Hafif yağmur, serpinti.