Kelimeler arşivi içinde; başında "sert" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. sert ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu sert ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sert olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SERTLEŞEBİLİRLİK
SERTLEŞTİRİLMİŞ
SERTLEŞEBİLMEK
SERTLEŞTİRMEK, SERTLEŞEBİLME, SERTLEŞTİRİCİ, SERTİMENLEMEK, SERTİFİKASYON
SERTLİKÖLÇER, SERTİFİKASIZ, SERTLEŞMEMİŞ, SERTLEŞTİRME
SERTİFİKALI
SERTLEŞMİŞ, SERTLEŞMEK, SERTLENMEK
SERTİFİKA, SERTLENME, SERTLEŞME, SERTELMEK
SERTABİP, SERTKAYA, SERTGİNE, SERTELME
SERTLER, SERTLİK, SERTMEK, SERTOLİ
SERT
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
SERTLEŞTİRMEK
Sert bir duruma getirmek, sertleşmesine sebep olmak.
SERTİFİKASYON
Onaylama.
SERTİFİKALI
Sertifikası olan.
SERTLEŞTİRME
Sertleştirmek işi.
SERTLİKÖLÇER
Sertlik deneylerinde kullanılan ve sertliği ölçen araç. sertlik ölçme aygıtı diye de bilinir.
SERTLEŞMEK
Sert bir durum almak, katılaşmak. Bir kimsenin davranış veya sözleri sert, kırıcı olmak. Erkeklik organı, içindeki damarlara kan dolması ile birlikte sert ve dik duruma gelmek. Gücü artmak, zorlu bir durum almak.
SERTLEŞMEMİŞ
Sertleşmeye uğramamış olan.
SERTLEŞTİRİCİ
Kimyasal tepkimeli yapay reçine tutkalı ve verniklerinde, kuruma ve sertleşmeyi sağlamak için kullanılan, sıvı veya toz hâlinde olan kimyasal yardımcı madde.
SERTLEŞEBİLİRLİK
Çeliklerin, hangi derinliğe dek sertleşebildiklerini belirleyen özellik.
SERTLEŞTİRİLMİŞ
Sertleştirilme işlemi uygulanmış olan.
SERTLEŞEBİLME
Sertleşebilmek işi.
SERTİMENLEMEK
Bir şeyin ya da olayın hızı, etkisi azalmak, ara vermek : Yağmur biraz sertimenledi.
SERTİFİKASIZ
Sertifikası olmayan.
SERTLEŞEBİLMEK
Sertleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERTLEŞMİŞ
Sertleşmeye uğramış olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde SERT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
AZNAVUR
İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse.
BAŞHEKİMLİK
Başhekim olma durumu, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekim ve görevlilerin çalıştığı yer, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekimin yaptığı iş, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik.
BAZALT
Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
BEK
Sert, katı. Savunma oyuncusu. Sağlam. Hava gazı lambasının ucu.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
BALİNA
Balinalardan, yaklaşık uzunluğu 20 metre, ağırlığı 200 ton olan memeli hayvan, kadırga balığı, falyanos (Balaena mistycetus). Giysilerin dik ve düzgün durması için bazı yerlerine özellikle yakalarına konulan sert, esnek, yassı, dar, uzun çubuk.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AZARLAMAK
Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek.
ANİF
Sert, kaba. Sert, kaba bir biçimde.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
APSENT
Pelinle kokulandırılmış sert bir içki.
BAŞHEKİM
Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, başdoktor, baştabip, sertabip.
BAĞIRGAN
Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran.
BERK
Sert, katı. Sağlam.
BASKIN
Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.
BERKLİK
Sağlamlık. Sertlik, katılık.