Kelimeler arşivinde; içinde "sert" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sert bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sert ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sert olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SERTLEŞEBİLİRLİK
SERTLEŞTİRİLMİŞ
SERTLEŞEBİLMEK
SERTİMENLEMEK, SERTİFİKASYON, SERTLEŞEBİLME, ISILSERTLEŞİM, SERTLEŞTİRİCİ, SERTLEŞTİRMEK
SERTİFİKASIZ, SERTLİKÖLÇER, SERTLEŞMEMİŞ, SERTLEŞTİRME
SERTİFİKALI
TEPSERTMEK, SERTLEŞMİŞ, SERTLEŞMEK, SERTLENMEK
SERTLEŞME, SERTLENME, SERTİFİKA, SERTELMEK
SERTKAYA, SERTABİP, SERTGİNE, KESERTAŞ, KATISERT, ESERTEPE, SERTELME
SERTOLİ, SERTLER, FESERTİ, ESERTAŞ, SERTLİK, SERTMEK
SERTEL, SERTUĞ, SERTOP, SERTME, SERTAÇ, SERTAP, SERTER
SERT
SERT
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
SERTLEŞMEMİŞ
Sertleşmeye uğramamış olan.
TEPSERTMEK
Sac üstünde yufkayı kurutarak pişirmek.
ISILSERTLEŞİM
Epoksi reçineleri gibi , kimi özdeklerin ısı etkisiyle sertleşmesi.
SERTİFİKASIZ
Sertifikası olmayan.
SERTLİKÖLÇER
Sertlik deneylerinde kullanılan ve sertliği ölçen araç. sertlik ölçme aygıtı diye de bilinir.
SERTLEŞEBİLİRLİK
Çeliklerin, hangi derinliğe dek sertleşebildiklerini belirleyen özellik.
SERTİMENLEMEK
Bir şeyin ya da olayın hızı, etkisi azalmak, ara vermek : Yağmur biraz sertimenledi.
SERTLEŞEBİLMEK
Sertleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERTLEŞTİRİCİ
Kimyasal tepkimeli yapay reçine tutkalı ve verniklerinde, kuruma ve sertleşmeyi sağlamak için kullanılan, sıvı veya toz hâlinde olan kimyasal yardımcı madde.
SERTLEŞEBİLME
Sertleşebilmek işi.
SERTİFİKASYON
Onaylama.
SERTLEŞTİRME
Sertleştirmek işi.
SERTLEŞTİRİLMİŞ
Sertleştirilme işlemi uygulanmış olan.
SERTİFİKALI
Sertifikası olan.
SERTLEŞTİRMEK
Sert bir duruma getirmek, sertleşmesine sebep olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SERT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞIRGAN
Bağırıp çağıran, tepkisini hemen ve sert bir biçimde dışa vuran.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
BAZALT
Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
APSENT
Pelinle kokulandırılmış sert bir içki.
BEK
Sert, katı. Savunma oyuncusu. Sağlam. Hava gazı lambasının ucu.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
AZNAVUR
İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
BALİNA
Balinalardan, yaklaşık uzunluğu 20 metre, ağırlığı 200 ton olan memeli hayvan, kadırga balığı, falyanos (Balaena mistycetus). Giysilerin dik ve düzgün durması için bazı yerlerine özellikle yakalarına konulan sert, esnek, yassı, dar, uzun çubuk.
BERK
Sert, katı. Sağlam.
BAŞHEKİMLİK
Başhekim olma durumu, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekim ve görevlilerin çalıştığı yer, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekimin yaptığı iş, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik.
BASKIN
Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.
ANİF
Sert, kaba. Sert, kaba bir biçimde.
BAŞHEKİM
Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, başdoktor, baştabip, sertabip.
BERKLİK
Sağlamlık. Sertlik, katılık.
AZARLAMAK
Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.