SEN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sen" olan, toplam 184 adet kelime bulunmaktadır. sen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

SENDİKALAŞTIRMAK

15 harfli kelimeler

SENDİKALAŞTIRMA, SENSİBİLİZASYON

14 harfli kelimeler

SENKRONİZASYON, SENSOPARALİZİS

13 harfli kelimeler

SENDİKALAŞMAK, SENDİKASIZLIK, SENSİTİZASYON, SENTROLOBÜLER

12 harfli kelimeler

SENARYOCULUK, SENDİKACILIK, SENDİKALAŞMA, SENDİKALILIK, SENEİDEVRİYE, SENSİTİNOJEN, SENTROKONLAR, SENTROPLAZMA

11 harfli kelimeler

SENDELEMEYH, SENDELETMEK, SENDELLEMEK, SENDİKALİST, SENDİKALİZM, SENDİKASYON, SENDİRDEMEK, SENEİKEBİSE, SENETLEŞMEK, SENSİBİLİTE, SENSİTİVİTE, SENTEZLEMEK, SENTİENTİZM, SENTRİFUGAL, SENTRİPETAL

10 harfli kelimeler

SENATÖRLÜK, SENCİLEYİN, SENDEBELEN, SENDELEMEH, SENDELEMEK, SENDELENİM, SENDELETME, SENDEREMEK, SENDİKASIZ, SENDİREMEK, SENDİRSEME, SENETLEŞME, SENETMEKÇE, SENİKSEMEK, SENKRETİZM, SENKRONİZE, SENKRONİZM, SENNİBENNİ, SENTEZLEME, SENTROSFER

9 harfli kelimeler

SENARYOCU, SENBERNAR, SENDELEME, SENDİKACI, SENDİKALI, SENDİRMEK, SENDROMİK, SENEGALLİ, SENELERCE, SENEMOĞLU, SENGÜLLAH, SENİRKENT, SENİYİNEN, SENKRONİK, SENSERİYE, SENSİTİVE, SENSORYUM, SENTAKTİK, SENTRALİS, SENTRİYOL, SENTROMER, SENTROZOM, SENYÖRLÜK

8 harfli kelimeler

SENARİST, SENATKAR, SENDİKAL, SENEKLİK, SENELMEK, SENETGER, SENETSİZ, SENFONİK, SENGECEN, SENGESER, SENGİSIR, SENİLİTE, SENİLİZM, SENİRKÖY, SENKRONİ, SENOZOİK, SENPENEK, SENSİLLA, SENTAGMA, SENTETAZ, SENTETİK

7 harfli kelimeler

SENAİYE, SENARYO, SENATÖR, SENBENE, SENDELE, SENDİKA, SENDROM, SENELIG, SENELİK, SENELOH, SENEPER, SENESKİ, SENETLİ, SENFONİ, SENİNKİ, SENİRCE, SENİTER, SENİYLE, SENKRON, SENSİBL, SENTAKS, SENTERE, SENTRİK, SENTRUM

6 harfli kelimeler

SENATO, SENCAN, SENCER, SENCİR, SENDİK, SENDÜK, SENEDİ, SENEHE, SENEVİ, SENEYE, SENEYH, SENGEL, SENGER, SENGİN, SENGÜL, SENGÜN, SENĞEK, SENĞİR, SENİHA, SENİYE, SENKOP, SENLEN, SENLİK, SENMEK, SENNİK, SENNUR, SENNÜÇ, SENSEN, SENSÖR, SENSUS, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

SENAİ, SENAL, SENAR, SENAT, SENAY, SENCE, SENÇE, SENÇI, SENDE, SENED, SENEH, SENEK, SENEM, SENER, SENET, SENGİ, SENİH, SENİK, SENİL, SENİR, SENİT, SENOL, SENRİ, SENÜK

4 harfli kelimeler

SENA, SENÇ, SENE, SENİ, SENT

3 harfli kelimeler

SEN

Bazı kelimelerin anlamları

SEN

Teklik ikinci kişiyi gösteren söz.

SENTROLOBÜLER

Lobülün merkezine ait veya ilgili olan.

SENSOPARALİZİS

Duyu sinirlerinin felci.

SENSİTİZASYON

Duyarlılaştırma.

SENDİKACILIK

Aynı meslekte çalışan kimselerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak için birlik olmalarını amaçlayan akım, sendikalizm. Sendikaların etkinliği, sendikalizm. Toplum yaşamında sendikalara önemli bir görev yüklemek amacını güden öğreti, sendikalizm.

SENDİKASIZLIK

Sendikasız olma durumu.

SENDİKALAŞTIRMA

Sendikalaştırmak işi.

SENDİKALAŞMA

Sendikalaşmak işi.

SENSİTİNOJEN

Vücudu duyarlı bir duruma getiren antijen.

SENARYOCULUK

Senaryo yazarlığı.

SENEİDEVRİYE

Yıl dönümü.

SENDİKALILIK

Sendikalı olma durumu.

SENDİKALAŞTIRMAK

Sendika hâlinde teşkilatlandırmak.

SENKRONİZASYON

Eşleme.

SENSİBİLİZASYON

Hassaslaştırma, duyarlılığını artırma.

SENDİKALAŞMAK

Sendikalı duruma gelmek.

  -   -   -  

Anlamında SEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AJAN

Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.

ALİZE

Tropikal bölgelerdeki denizlerde bütün yıl süresince düzenli esen rüzgâr.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

ADAMCIK

Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

ALEYH

Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı.

AHMAKISLATAN

Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.

AFİYET

Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

ADRES

Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).