SEBEP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sebep" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. sebep ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sebep ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sebep olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SEBEPLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

SEBEPLENDİRME

11 harfli kelimeler

SEBEPLENMEK, SEBEPSİZLİK

10 harfli kelimeler

SEBEPLENME, SEBEPSİZCE

8 harfli kelimeler

SEBEPSİZ

7 harfli kelimeler

SEBEPLİ

5 harfli kelimeler

SEBEP

Bazı kelimelerin anlamları

SEBEP

Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

SEBEPLENDİRMEK

Sebeplenme işini yaptırmak.

SEBEPSİZLİK

Sebepsiz olma durumu.

SEBEPSİZ

Sebebi olmayan, nedensiz. Bir sebebi olmadan.

SEBEPLENDİRME

Sebeplendirmek işi.

SEBEPLENMEK

Kendisine dolaylı olarak yarar sağlamak, yararlanmak.

SEBEPLENME

Sebeplenmek işi.

SEBEPSİZCE

Bir sebebi olmaksızın.

SEBEPLİ

Sebebi olan.

  -   -   -  

Anlamında SEBEP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEBEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVARYA

Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.

AYRIŞTIRMAK

Bütünün bozulmasına sebep olmak. Ayrışmasını sağlamak.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

ANTİJEN

Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.

ALÇAKLAŞTIRMAK

Alçaklaşmasına sebep olmak.

AZALTMAK

Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.

AGLÜTİNİN

Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

APTALLAŞTIRMAK

Aptallaşmasına sebep olmak, aptal duruma getirmek, ahmaklaştırmak.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

AZDIRMAK

Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.

ARDAKLANMAK

Ağaçlarda mantarların sebep olduğu çürümeye uğramak.

BAĞLAŞIK

Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).

ALERJEN

Alerjiye sebep olan herhangi bir madde.

AMİL

Etken, etmen, sebep, faktör.

AKSIRTMAK

Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.