İçinde SEBEP geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sebep" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sebep bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sebep ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sebep olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

SEBEPLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

SEBEPLENDİRME

11 harfli kelimeler

SEBEPLENMEK, SEBEPSİZLİK

10 harfli kelimeler

SEBEPLENME, SEBEPSİZCE

9 harfli kelimeler

BİLASEBEP

8 harfli kelimeler

SEBEPSİZ

7 harfli kelimeler

SEBEPLİ

5 harfli kelimeler

SEBEP

Bazı kelimelerin anlamları

SEBEP

Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

SEBEPLENDİRME

Sebeplendirmek işi.

BİLASEBEP

Sebepsiz yere, hiçbir sebep olmadan, gereksizce.

SEBEPSİZCE

Bir sebebi olmaksızın.

SEBEPLENDİRMEK

Sebeplenme işini yaptırmak.

SEBEPSİZLİK

Sebepsiz olma durumu.

SEBEPLENME

Sebeplenmek işi.

SEBEPSİZ

Sebebi olmayan, nedensiz. Bir sebebi olmadan.

SEBEPLENMEK

Kendisine dolaylı olarak yarar sağlamak, yararlanmak.

SEBEPLİ

Sebebi olan.

  -   -   -  

Anlamında SEBEP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEBEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALÇAKLAŞTIRMAK

Alçaklaşmasına sebep olmak.

ANTİJEN

Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.

ARDAKLANMAK

Ağaçlarda mantarların sebep olduğu çürümeye uğramak.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

AGLÜTİNİN

Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.

AMİL

Etken, etmen, sebep, faktör.

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.

AZALTMAK

Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.

AVARYA

Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.

AYRIŞTIRMAK

Bütünün bozulmasına sebep olmak. Ayrışmasını sağlamak.

AKSIRTMAK

Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.

APTALLAŞTIRMAK

Aptallaşmasına sebep olmak, aptal duruma getirmek, ahmaklaştırmak.

AZDIRMAK

Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

ALERJEN

Alerjiye sebep olan herhangi bir madde.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

BAĞLAŞIK

Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).