Kelimeler arşivinde; içinde "sebep" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sebep bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sebep ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sebep olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SEBEPLENDİRMEK
SEBEPLENDİRME
SEBEPLENMEK, SEBEPSİZLİK
SEBEPLENME, SEBEPSİZCE
BİLASEBEP
SEBEPSİZ
SEBEPLİ
SEBEP
SEBEP
Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.
SEBEPLENDİRME
Sebeplendirmek işi.
BİLASEBEP
Sebepsiz yere, hiçbir sebep olmadan, gereksizce.
SEBEPSİZCE
Bir sebebi olmaksızın.
SEBEPLENDİRMEK
Sebeplenme işini yaptırmak.
SEBEPSİZLİK
Sebepsiz olma durumu.
SEBEPLENME
Sebeplenmek işi.
SEBEPSİZ
Sebebi olmayan, nedensiz. Bir sebebi olmadan.
SEBEPLENMEK
Kendisine dolaylı olarak yarar sağlamak, yararlanmak.
SEBEPLİ
Sebebi olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEBEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALÇAKLAŞTIRMAK
Alçaklaşmasına sebep olmak.
ANTİJEN
Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.
ARDAKLANMAK
Ağaçlarda mantarların sebep olduğu çürümeye uğramak.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.
AMİL
Etken, etmen, sebep, faktör.
AĞDIRMAK
Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.
AZALTMAK
Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
AYRIŞTIRMAK
Bütünün bozulmasına sebep olmak. Ayrışmasını sağlamak.
AKSIRTMAK
Birinin aksırmasına sebep olmak, hapşırtmak.
APTALLAŞTIRMAK
Aptallaşmasına sebep olmak, aptal duruma getirmek, ahmaklaştırmak.
AZDIRMAK
Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
ALERJEN
Alerjiye sebep olan herhangi bir madde.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
BAĞLAŞIK
Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).