Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ruz" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ruz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ruz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ruz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAŞLIYORUZ, CİHANEFRUZ
DİLFİRUZ, DİLEFRUZ
KUKURUZ, TAARRUZ, TEMARUZ, ÇİPİRUZ
YAPRUZ, HAVRUZ, MAVRUZ, NAVRUZ, TEARUZ, NEVRUZ
TARUZ, MURUZ, MORUZ, MERUZ, UĞRUZ, FERUZ, KORUZ, HORUZ, FORUZ, FİRUZ, EFRUZ, CURUZ, AVRUZ, MARUZ
RUZ
Gün.
HAVRUZ
Oturak, lazımlık.
ÇİPİRUZ
Parasını yerinde harcamasını bilmeyen kişi.
YAPRUZ
Yabannanesi.
TAARRUZ
Saldırı.
DİLEFRUZ
Yürek yandıran, sevimli.
TARUZ
Taarruz.
MAVRUZ
Zambak.
DİLFİRUZ
Gönle ferahlık veren, sevindiren.
TEARUZ
Çatışma, birbirine ters düşme.
BAŞLIYORUZ
Yönetmenin çalışmaya başlamak istediğini gösterir buyruğu.
TEMARUZ
Sayrımsama.
KUKURUZ
Mısır buğdayı.
NAVRUZ
Çiğdem. Zambak.
CİHANEFRUZ
Dünyayı parlatan, aydınlatan kimse.
NEVRUZ
Eski takvimlere göre yılın ve baharın ilk günü sayılan martın yirmi birine rastlayan gün. Nevruz otu. Çiçekleri aslanağzına benzeyen, türlü renkte bir kır bitkisi.
Bu bölümde tanımı içerisinde RUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜNDEM
Toplantılarda görüşülecek konuların bütünü, ruzname. Yaşanan günlük olaylar.
RUBAİ
Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir, dördül.
TAKTİ
Kesme, parçalama. Aruz ölçüsünde bir dizeyi ölçünün parçalarına göre ayırma.
GÖRMEK
Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
DOKUNULMAZ
İlişilmez, el sürülmez, taarruzdan korunmuş. Hiçbir biçimde eleştirilemez.
ZEHİRLENMEK
Zehirleme işi yapılmak veya zehirleme işine konu olmak, ağılanmak. Zararlı düşünceler edinmek. Zehre maruz kalmak.
İMALE
Bir tarafa yatırma, eğme. Aruz vezninde kısa okunması gereken heceyi ölçüye uydurmak için uzun okuma, zihaf karşıtı.
TARTAKLANMAK
Tartaklama işine maruz kalmak, hırpalanmak.
SAYRIMSAMA
Sayrımsamak işi, temaruz.
SUNUŞ
Sunma işi. Ön söz. Büyüklere söylenilen söz, maruzat.
SALDIRI
Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz.
ARUZ
Aruz vezni.
REMEL
Aruz ölçülerinden biri. Klasik Türk müziğinde bir usul.
YANIT
Cevap. Canlı organizmaların tedavi veya diğer nedenlerle maruz kaldığı maddelere, durumlara karşı gösterdiği tepkime, reaksiyon.
TURKUAZ
Yeşile çalan mavi renkte değerli bir taş, turkuaz mavisi, turkuaz yeşili, firuze. Bu taşın rengi. Bu renkte olan.
SAYRIMSAMAK
Gerçekte hasta olmadığı hâlde kendini hasta göstermek, temaruz etmek.
BAHİR
Deniz. Aruzdaki vezin takımlarından her biri. Mevlidin bölümlerinden her biri.
TUYUĞ
Mâni biçiminde aruzla yazılmış manzume.
LODOSLU
Lodosu olan, lodosa sahip veya lodosa maruz kalan.