SAA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "saa" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. saa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu saa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde saa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

SAATKÖSTEĞİ

10 harfli kelimeler

SAADETHANE

9 harfli kelimeler

SAATLERCE, SAADETTİN, SAATÇİLİK, SAATAĞACI

8 harfli kelimeler

SAADETLE, SAADETLİ, SAATİNDE, SAARTMEK

7 harfli kelimeler

SAAPSIZ, SAATKÖY, SAATLIK, SAATLİK

6 harfli kelimeler

SAATLI, SAATÇİ, SAADET, SAATLİ

4 harfli kelimeler

SAAT, SAAN, SAAD, SAAB

3 harfli kelimeler

SAA

Bazı kelimelerin anlamları

SAA

Sana.

SAATKÖSTEĞİ

Bir dikiş türü. (Uluğbey Senirkent Isparta).

SAATLİK

Belli bir saat süresince yapılmış olan veya olan.

SAADETLE

"Güle güle" anlamında kullanılan bir esenleme sözü.

SAATAĞACI

Edirne kenti, Meriç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

SAATLI

Yozgat kenti, Şefaatli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SAATÇİLİK

Saatçinin işi.

SAARTMEK

Koşmak, yetişmek.

SAATLERCE

Uzun süre.

SAADETLİ

Mutlu. Osmanlı döneminde korgeneral ile albay arasındaki rütbeli subaylara ve bu derecedeki vezirlere verilen unvan.

SAADETTİN

Dinin mutluluğu. Dini uğurlu, kutlu kılan.

SAATKÖY

Rize şehri, Fındıklı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

SAATLIK

Saatlik.

SAADETHANE

Yüksek rütbeli kimselerin evi. Mutlu ve huzur içinde yaşanılan yer.

SAAPSIZ

Yalnız, tek başına, kimsesiz.

SAATİNDE

Önceden belirlenen, düşünülen vakitte.

  -   -   -  

Anlamında SAA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASRISAADET

Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet.

CEVAZ

İzin, müsaade.

DESTUR

İzin, müsaade. (destu:r) "Yol verin, savulun, izin verin" anlamlarında kullanılan bir söz. (destu:r) Karanlık, ıssız yerlere pis veya atık su dökerken cin çarpmasın diye yüksek sesle söylenen bir söz.

DERSLİK

Öğrencilerin, bir öğretmenin gözetimi altında, anlatma, araştırma, küme çalışması vb. yollarla ve türlü eğitim araç ve gereçlerinden de yararlanarak ders yaptıkları yer, sınıf, dershane. Ders saati süresine uygun.

DEVRİSAADET

Asrısaadet.

DAKİKA

Bir saatlik zamanın altmışta biri. Bir derecenin altmışta biri. An, zaman.

FANUS

Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.

ALATURKA

Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).

ERKEN

Vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı. Sabahın ilk saatlerinde.

ERKENCİ

Erken davranan (kimse). Sabahın ilk saatlerinde harekete geçen. Erken olgunlaşan veya yetişen (meyve, sebze).

AKREP

Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.

AKŞAMLEYİN

Akşam. Akşam saatlerinde, akşam olduğunda, akşam saati, akşam vakti.

BANKAMATİK

Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine.

AKŞAMCI

Akşamları içki içme alışkanlığında olan kimse. Çalışmalarını daha yoğun olarak akşam saatlerinde yapan kimse.

ÇARKIFELEK

Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.

GECELEMEK

Geceyi bir yerde geçirmek. Gecenin geç saatlerine kadar bir şeyle uğraşmak.

AYARLI

Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).

GECECİ

Çalışma sırası geceye rastlayan görevli. Gündüz erken saatlerde kendini yorgun, çalışmaktan bitkin hisseden kimse.

GECE

Genellikle saat 22.00'den itibaren gün ağarıncaya kadar geçen süre, tün, şeb. Bu süre içindeki karanlık. Geceleyin. Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleyin düzenlenen toplantı.

AYAR

Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu. Değer, derece. Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü. Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü. Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi.