Kelimeler arşivinde; içinde "saa" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde saa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu saa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında saa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İSAAĞAMEZRASI
KOSAANAHTARI
DEVRİSAADET, SAATKÖSTEĞİ, KİLOVATSAAT
ASRISAADET, SAADETHANE
USAAYKIRI, SAATAĞACI, SAADETTİN, AMPERSAAT, LÜMENSAAT, SAATLERCE, SAATÇİLİK
AKSAAĞAÇ, SAATİNDE, SAARTMEK, İSAALANI, SAADETLİ, KISAAYAK, SAADETLE
SAATLİK, SAATLIK, SAATKÖY, MÜSAADE, SAAPSIZ, VATSAAT, ANASAAT, ESAALET, İSAABAT, MUSAAĞA
SAATÇİ, SAATLİ, SAATLI, BİSAAL, SAADET, KISAAD, ÖSSAAT, OSSAAT
SAAN, SAAT, SAAD, SAAB
SAA
SAA
Sana.
LÜMENSAAT
Işık miktarı birimi lümenlik ışık akısıyla 1 saatte yayılan ışık ölçüsü.
SAATLERCE
Uzun süre.
KOSAANAHTARI
Kosayı söküp takmak için kullanılan araç. (Kemalpaşa İzmir).
SAATKÖSTEĞİ
Bir dikiş türü. (Uluğbey Senirkent Isparta).
KİLOVATSAAT
Bir kilovatlık bir gücün bir saatte verdiği iş ve enerji birimi.
AMPERSAAT
Bir amper şiddetinde akım geçiren bir iletkenden bir saat içinde geçen elektrik miktarı.
USAAYKIRI
Düşünce ve usa karşıt, usla anlaşılamayan, mantık kavramlarıyla açıklanamayan şey.
SAATÇİLİK
Saatçinin işi.
SAATAĞACI
Edirne kenti, Meriç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SAADETHANE
Yüksek rütbeli kimselerin evi. Mutlu ve huzur içinde yaşanılan yer.
DEVRİSAADET
Asrısaadet.
SAADETTİN
Dinin mutluluğu. Dini uğurlu, kutlu kılan.
İSAAĞAMEZRASI
Elâzığ şehrinde, Kovancılar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
AKSAAĞAÇ
Adana şehri, Saimbeyli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ASRISAADET
Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEÇÇE
Biraz geç olarak, geç saatlere yakın.
ÇARKIFELEK
Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.
DESTUR
İzin, müsaade. (destu:r) "Yol verin, savulun, izin verin" anlamlarında kullanılan bir söz. (destu:r) Karanlık, ıssız yerlere pis veya atık su dökerken cin çarpmasın diye yüksek sesle söylenen bir söz.
DAKİKA
Bir saatlik zamanın altmışta biri. Bir derecenin altmışta biri. An, zaman.
GECE
Genellikle saat 22.00'den itibaren gün ağarıncaya kadar geçen süre, tün, şeb. Bu süre içindeki karanlık. Geceleyin. Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleyin düzenlenen toplantı.
GECECİ
Çalışma sırası geceye rastlayan görevli. Gündüz erken saatlerde kendini yorgun, çalışmaktan bitkin hisseden kimse.
AYARLI
Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).
AYAR
Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu. Değer, derece. Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü. Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü. Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi.
AKŞAMLEYİN
Akşam. Akşam saatlerinde, akşam olduğunda, akşam saati, akşam vakti.
CEVAZ
İzin, müsaade.
AKŞAMCI
Akşamları içki içme alışkanlığında olan kimse. Çalışmalarını daha yoğun olarak akşam saatlerinde yapan kimse.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
GECELEMEK
Geceyi bir yerde geçirmek. Gecenin geç saatlerine kadar bir şeyle uğraşmak.
GERİ
Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.
ERKENCİ
Erken davranan (kimse). Sabahın ilk saatlerinde harekete geçen. Erken olgunlaşan veya yetişen (meyve, sebze).
ERKEN
Vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı. Sabahın ilk saatlerinde.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
BANKAMATİK
Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine.
DERSLİK
Öğrencilerin, bir öğretmenin gözetimi altında, anlatma, araştırma, küme çalışması vb. yollarla ve türlü eğitim araç ve gereçlerinden de yararlanarak ders yaptıkları yer, sınıf, dershane. Ders saati süresine uygun.
FANUS
Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.