Kelimeler arşivi içinde; başında "ruz" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ruz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ruz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ruz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RUZİKLENMEK
RUZİKLENME
RUZNAMECİ
RUZNAMÇE
RUZNAME, RUZUŞEB
RUZİYE
RUZ
RUZ
Gün.
RUZİYE
Gündüze ait, gündüzle ilgili.
RUZNAMECİ
Osmanlı devlet dairelerinde, günlük gelir ve giderlerin ya da olayların defterini tutan görevli.
RUZNAME
Günlük olayların yazıldığı defter. Gündem. Olayların zaman sırasına göre yazılmış bulunduğu defter.
RUZİKLENME
Ruziklenmek durumu.
RUZNAMÇE
Osmanlı Devleti'nde defterdarlıkta günlük hadiselerin yazıldığı küçük defter.
RUZUŞEB
Gece gündüz. Sürekli.
RUZİKLENMEK
Sefil bir biçimde gün geçirmek veya geçinip gitmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde RUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İMALE
Bir tarafa yatırma, eğme. Aruz vezninde kısa okunması gereken heceyi ölçüye uydurmak için uzun okuma, zihaf karşıtı.
RUBAİ
Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir, dördül.
SUNUŞ
Sunma işi. Ön söz. Büyüklere söylenilen söz, maruzat.
TAKTİ
Kesme, parçalama. Aruz ölçüsünde bir dizeyi ölçünün parçalarına göre ayırma.
REMEL
Aruz ölçülerinden biri. Klasik Türk müziğinde bir usul.
SAYRIMSAMA
Sayrımsamak işi, temaruz.
TUYUĞ
Mâni biçiminde aruzla yazılmış manzume.
DOKUNULMAZ
İlişilmez, el sürülmez, taarruzdan korunmuş. Hiçbir biçimde eleştirilemez.
GÖRMEK
Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.
BAHİR
Deniz. Aruzdaki vezin takımlarından her biri. Mevlidin bölümlerinden her biri.
TURKUAZ
Yeşile çalan mavi renkte değerli bir taş, turkuaz mavisi, turkuaz yeşili, firuze. Bu taşın rengi. Bu renkte olan.
SALDIRI
Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz.
TARTAKLANMAK
Tartaklama işine maruz kalmak, hırpalanmak.
NEVRUZ
Eski takvimlere göre yılın ve baharın ilk günü sayılan martın yirmi birine rastlayan gün. Nevruz otu. Çiçekleri aslanağzına benzeyen, türlü renkte bir kır bitkisi.
SAYRIMSAMAK
Gerçekte hasta olmadığı hâlde kendini hasta göstermek, temaruz etmek.
LODOSLU
Lodosu olan, lodosa sahip veya lodosa maruz kalan.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
GÜNDEM
Toplantılarda görüşülecek konuların bütünü, ruzname. Yaşanan günlük olaylar.
ARUZ
Aruz vezni.
YANIT
Cevap. Canlı organizmaların tedavi veya diğer nedenlerle maruz kaldığı maddelere, durumlara karşı gösterdiği tepkime, reaksiyon.