Sonu PORT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "port" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu port ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında port olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde port olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KOTRANSPORT

9 harfli kelimeler

REEKSPORT, TRANSPORT

8 harfli kelimeler

HELİPORT, PASAPORT, ANTİPORT, HALAPORT, PAŞAPORT

7 harfli kelimeler

SİMPORT, ÜNİPORT

6 harfli kelimeler

LAPORT

5 harfli kelimeler

APORT

4 harfli kelimeler

PORT

Bazı kelimelerin anlamları

PORT

Taranan yünün işe yaramayan bölümü. Kırkılan koyunun ayaklarının üstünde süs olarak bırakılan tüyler. Bozuk : Ben oynamıyorum, elim port. Küt, sivriliği gitmiş.

APORT

Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü.

ANTİPORT

Zarda bulunan taşıyıcı moleküllerle bir molekül ya da iyon içeri taşınırken aynı anda başka bir molekülün dışarı taşınması; Na+ K+ATPaz enziminin üç sodyum iyonunu hücre dışına, iki potasyum iyonunu hücre içine taşıması gibi. Kontra-transport.

HALAPORT

Silah ve sopalarla yapılan kavga, gürültü, patırtı.

SİMPORT

Zarda bulunan taşıyıcı moleküller aracılığı ile bir molekül ya da iyon içeri taşınırken aynı anda beraberinde başka bir molekülün ya da iyonun da içeri taşınması; memeli bağırsak epitelinde glikoz molekülünü sitosole taşıyan enzim aynı anda iki sodyum iyonunu da beraberinde sitosole taşır. Birlikte taşınım.

LAPORT

Rapor.

REEKSPORT

Bir ülkeden alınan malın başka bir ülkeye satılması.

HELİPORT

Helikopter pisti.

TRANSPORT

Bir yerden başka bir yere taşıma, iletme, nakil. Taşımacılık, nakliyat.

KOTRANSPORT

Birlikte taşınım.

PAŞAPORT

(Fransızca kökenli passeport) pasaport. Pasaport.

ÜNİPORT

Zarda bulunan taşıyıcı moleküllerle konsantrasyon farkına bağlı olarak birim zamanda yalnızca bir molekül ya da iyonun sitosolden içeri ya da dışarı doğru taşınması; memeli hücrelerinde glikozun taşınması gibi. Yalnızca bir molekülün hücre zarından taşınmasını sağlayan bir taşıma sistemi.

PASAPORT

Yabancı ülkelere gidecek olanlara yetkili kuruluşça verilen, yabancı ülke yetkililerinin kimlik incelemesinde geçerli olan belge.

  -   -   -  

Anlamında PORT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PORT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAPORTACILIK

Kaportacının yaptığı iş.

İŞPORTACILIK

İşportacının yaptığı iş.

İSPİRALYA

Gemi kamaralarını aydınlatmak için güvertelerde açılan küçük yuvarlak camlı kaporta.

MARTİNİ

Portakal kabuğu, cin ve vermutla yapılmış olan içki.

MÜLAKAT

Buluşma, görüşme. Röportaj. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.

DİZEK

Porte.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ÇAKIŞTIRMAK

Çakışma işini yaptırmak. Porte üzerindeki notalara söz ögesinin bölümlerini yerleştirmek. İçki içip keyfetmek.

HOLMİYUM

Atom numarası 67, atom ağırlığı 164,94 olan, oksidi açık sarı renkte, tuzları portakal sarısı renginde, az bulunan bir element (sembolü Ho).

PAS

Su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan madde. Bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. Bazı iskambil oyunlarında sırası kendisine gelen oyuncunun oyuna o elde katılmayacağını belirten bir söz. Bar (IV). Bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahverengi lekeler. Bazı top oyunlarında oyunculardan birinin topu takım arkadaşına geçirmesi. Demir veya demir alaşımlarının aşınması sonunda ortaya çıkan ve esas itibarıyla demir oksit ve hidroksitten meydana gelen aşınma türü.

KÜRASO

Acı portakal kabuğundan yapılmış olan bir içki.

FIRSATÇI

Fırsatları iyi değerlendiren, fırsat kollayan kimse. Duruma göre davranan, içinde bulunduğu şartları değerlendirmeyi bilen kimse, oportünist.

İŞPORTACI

İşporta ile mal satan satıcı.

FIRSATÇILIK

Fırsatçı olma durumu. Güç durumlarda, davranışlarını ahlak kuralları veya düzenli bir düşünceden çok, çıkarlarına uyacak biçimde ayarlamayı amaçlayan tutum, oportünizm.

KAPI

Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.

ÇALPARA

Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.

GREYFURT

Turunçgillerden, sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı, altıntop, kızmemesi (Citrus decumana). Bu ağacın portakaldan daha iri, kanarya sarısı renginde, tadı acımsı meyvesi, altıntop, kızmemesi.

MANDALİNA

Turunçgillerden, ılıman iklimlerde yetişen ve portakala çok benzeyen bir ağaç (Citrus nobilis). Bu ağacın turuncu renkli, tatlı, kokulu, lezzetli meyvesi.

KAPORTACI

Otomobil kaportalarını onaran veya değiştiren usta.