Kelimeler arşivi içinde; başında "port" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. port ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu port ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde port olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PORTLANDKOYUNU
PORTAKALIMSI
PORTRECİLİK, PORTAKALLIK
PORTLATMAK, PORTLAŞMAK, PORTEKİZLİ, PORTEKİZCE, PORTAKAVAL, PORTAKALSI, PORTAKALLI
PORTLAMAK, PORTLAMAĞ, PORTARMAK, PORTLEMEK, PORTBAGAJ, PORTDAMAH, PORTDAMAK, PORTMANTO, PORTAHALA, PORTÖRLÜK
PORTAĞAL, PORTUKAL, PORTLACI, PORTETİK, PORTMONE, PORTAKAL, PORTRECİ, PORTBEBE, PORTATİF, PORTANAK, PORTANAĞ
PORTETİ, PORTMAK, PORTTÜP, PORTLAK, PORTLAH, PORTFÖY, PORTEKÜ, PORTDAH
PORTMA, PORTOL, PORTÖR, PORTRE, PORTAL
PORTO, PORTE, PORTA
PORT
PORT
Taranan yünün işe yaramayan bölümü. Kırkılan koyunun ayaklarının üstünde süs olarak bırakılan tüyler. Bozuk : Ben oynamıyorum, elim port. Küt, sivriliği gitmiş.
PORTLAMAĞ
Baskı ile organ patlamak, dışarı fırlamak: Gözünün güllesi portlayıp.
PORTLEMEK
Göz çeşitli nedenlerle açılmak, dışarıya doğru fırlamak.
PORTEKİZLİ
Portekiz halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
PORTARMAK
Yüzü gülmemek, surat asmak.
PORTAKALIMSI
Portakalsı.
PORTAKALLI
Yazma kenarına işlenen bir oya türü. (Yalvaç Isparta).
PORTAKAVAL
Kapı toplardamarı ve kaudal vena kavayla ilişkili veya onlara ait olan.
PORTEKİZCE
Hint-Avrupa dillerinden, Portekiz'de, Brezilya'da ve Portekiz uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.
PORTLAMAK
Çürümeye yüz tutmak. Çok sıkıştırılan şey yerinden fırlamak (vida vb.). Çok baskı yapılan kimse fırlayıp koşmak, kaçmak. Deve yavrulamak. Yüzülmek, sıyrılmak. Yandan yapılan basınçla nesne yerinden çıkmak, fırlamak.
PORTAKALSI
Portakalı andıran, portakala benzeyen, portakal gibi, portakalımsı.
PORTLATMAK
Deveyi doğurtmak.
PORTLAŞMAK
Aşınarak sivriliği gitmek, körleşmek.
PORTAKALLIK
Portakal bahçesi.
PORTLANDKOYUNU
İngiltere'de seyrek bulunan ırklardan olan ve Dorset'in gelişiminde kullanılan, küçük yapılı, yüz ve bacaklarda yapağı bulunmayan, yapağı rengi sarımsı kahverengi, kuzular açık kırmızı renkte doğan ve yaşamlarının ilk birkaç ayında beyaz veya gri renkte yapağıya sahip olan, boynuzsuz koyun ırkı.
PORTRECİLİK
Portrecinin işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde PORT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İŞPORTACI
İşporta ile mal satan satıcı.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
İSPİRALYA
Gemi kamaralarını aydınlatmak için güvertelerde açılan küçük yuvarlak camlı kaporta.
İŞPORTACILIK
İşportacının yaptığı iş.
DİZEK
Porte.
FIRSATÇILIK
Fırsatçı olma durumu. Güç durumlarda, davranışlarını ahlak kuralları veya düzenli bir düşünceden çok, çıkarlarına uyacak biçimde ayarlamayı amaçlayan tutum, oportünizm.
FIRSATÇI
Fırsatları iyi değerlendiren, fırsat kollayan kimse. Duruma göre davranan, içinde bulunduğu şartları değerlendirmeyi bilen kimse, oportünist.
MARTİNİ
Portakal kabuğu, cin ve vermutla yapılmış olan içki.
KAPORTACILIK
Kaportacının yaptığı iş.
PAS
Su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan madde. Bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. Bazı iskambil oyunlarında sırası kendisine gelen oyuncunun oyuna o elde katılmayacağını belirten bir söz. Bar (IV). Bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahverengi lekeler. Bazı top oyunlarında oyunculardan birinin topu takım arkadaşına geçirmesi. Demir veya demir alaşımlarının aşınması sonunda ortaya çıkan ve esas itibarıyla demir oksit ve hidroksitten meydana gelen aşınma türü.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
ÇAKIŞTIRMAK
Çakışma işini yaptırmak. Porte üzerindeki notalara söz ögesinin bölümlerini yerleştirmek. İçki içip keyfetmek.
KAPI
Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
MÜLAKAT
Buluşma, görüşme. Röportaj. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.
MANDALİNA
Turunçgillerden, ılıman iklimlerde yetişen ve portakala çok benzeyen bir ağaç (Citrus nobilis). Bu ağacın turuncu renkli, tatlı, kokulu, lezzetli meyvesi.
GREYFURT
Turunçgillerden, sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı, altıntop, kızmemesi (Citrus decumana). Bu ağacın portakaldan daha iri, kanarya sarısı renginde, tadı acımsı meyvesi, altıntop, kızmemesi.
KÜRASO
Acı portakal kabuğundan yapılmış olan bir içki.
HOLMİYUM
Atom numarası 67, atom ağırlığı 164,94 olan, oksidi açık sarı renkte, tuzları portakal sarısı renginde, az bulunan bir element (sembolü Ho).
KAPORTACI
Otomobil kaportalarını onaran veya değiştiren usta.