İçinde POSA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "posa" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde posa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu posa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında posa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

POSADASHASTALIĞI

15 harfli kelimeler

ANTROPOSANTRİZM, ANTROPOSANTRİST

14 harfli kelimeler

HİPOSALİVASYON

10 harfli kelimeler

POSATLAMAK, LİPOSARKOM, HİPOSANTIR, POSALANMAK

9 harfli kelimeler

POSALANMA, POSALAMAK

8 harfli kelimeler

POSALMAK, POSARMAK

7 harfli kelimeler

POSASIZ, POSALAK, POSARIK, POSARUK

6 harfli kelimeler

POSALI, POSADA, POSATA

5 harfli kelimeler

POSAK, POSAT

4 harfli kelimeler

POSA

Bazı kelimelerin anlamları

POSA

Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı. Ezilmiş pancarın soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık. Tortu, çökelti.

POSALANMA

Posalanmak işi.

POSALAMAK

Eti kokmaması için azıcık pişirmek.

LİPOSARKOM

Tüm evcil hayvanlarda nadir gelişen, yağ dokusunun kötücül tümörü. Tümör tipik olarak pleomorfik olup indiferensiye mekik hücreleriyle birlikte lipositlerden ve orta derecede farklılaşma gösteren hücrelerden oluşur, en çok deri altıda görülür.

HİPOSANTIR

Deprem ocağı.

HİPOSALİVASYON

Normal salya salgısının azalması, hipopityalizm.

POSATLAMAK

Teyellemek : Elbiseyi posatladım.

POSALAK

Kuruyunca toz gibi ufalanan bir çeşit mantar.

POSALMAK

Posalaşmak, (meyva) çürümek.

POSALANMAK

Tortu durumuna gelmek, tortulanmak.

ANTROPOSANTRİST

İnsanmerkezci.

POSASIZ

Posası olmayan.

POSADASHASTALIĞI

Koksidiomikozis.

POSARMAK

Küflenmek. Rengi bozulmak.

ANTROPOSANTRİZM

İnsanmerkezcilik.

POSARIK

Sıcak, sisli ve bunaltıcı hava. Çölde uzaktan su gibi görünen ışık, ılgım.

  -   -   -  

Anlamında POSA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde POSA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CIRBANAK

Üzüm posası.

CİBRE

Sıkılıp suyu alınan üzüm vb. meyvelerin posası.

İNSANMERKEZCİ

İnsanmerkezcilik öğretisini benimseyen, insaniçinci, antroposantrist.

AVCAR

Ezilmiş, parçalanmış. Tane: Eşek hoşaftan ne anlar, suyunu içer avcarı kalır. Pastırma ve sucuğa konulan baharat. Lezzet, tat. Hıyar, karpuz gibi şeylerin tohumu. Tabak somağının posası. Kışlık yiyecek, kış yiyeceği. Saçma, barut gibi av malzemesi. Mantık, mantıki düzen: Lâfının hiç avcarı yok. Kıvam, karar. Av araç ve gereçleri. Kimyon. Baharat. Sebze bahçesi (Akpınar). Tencereye konan yemek malzemesi.

CIBRA

Küspe. Madeni kalem ucu. Üzüm posası.

BOŞALTIM

Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.

CEBRE

Üzüm posası.

MELAS

Şeker üretiminde, billurlaşan şeker alındıktan sonra kalan şekerli posa.

İNSANMERKEZCİLİK

İnsanı evrenin merkezi sayan, bütün öbür yaratıkların insan için yaratılmış olduklarını söyleyen dinî nitelikli öğreti, insaniçincilik, antroposantrizm.

CIBIR

Sırsıklam, sulu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. İşsiz, güçsüz. Tüyü dökülmüş. Kel. Tembel. Beceriksiz. Kısa boylu insan. Yaşı büyük, boyu küçük. Cılız, zayıf. Suyun sığ yeri. Küçük tahta fıçı. Ağaçsız ova. Ağaçsız dağ. Tortu. Çıplak. Çürük, ezik meyve. Üzüm posası. Çalı çırpı. Ağaçsız yer. Tüysüz. Parasız, yoksul. Işkın. Parası olmayan, züğürt. Züğürt, kimsesiz. Küçük fıçı. (Kandilli, Güzelyapı, Cihangazi Bilecik). Müflis, fakir.

POSALI

Posası olan.

CIZLAĞ

Koyun kuyruğu eritildikten sonra kalan posası.

AŞ

Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.

KAKIRDAK

Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası, kıkırdak.

CIRBALA

Gelişmemiş, cılız çocuk. Üzüm posası.

KÜREYİCİ

Cevher veya posayı, sabit bir makara üzerinden dönüş yapan sonsuz halat aracılığıyla arkaya doğru küreyen mekanik düzen.

BÜRÜN

Vurgu, ezgi, durak, ulama, ton, uzunluk gibi konuşma diline özgü ögelere verilen ad. Zeytin posası. Zeytin çekirdeklerinden yapılan bir çeşit yakacak.

CIRBA

Gelişmemiş, cılız çocuk. Üzüm posası. Üzüm küspesi. (Kızılca Bor, Taşpınar Aksaray, Beyağıl Ulukışla Niğde).

CIZIRDAK

Topaç. Yerli yersiz ağlayan. Koyun kuyruğu eritildikten sonra kalan posası.

ARIBOKU

Arı peteğinden mum elde edilirken geriye kalan posa. Bal.