Kelimeler arşivinde; içinde "posa" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde posa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu posa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında posa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
POSADASHASTALIĞI
ANTROPOSANTRİZM, ANTROPOSANTRİST
HİPOSALİVASYON
POSATLAMAK, LİPOSARKOM, HİPOSANTIR, POSALANMAK
POSALANMA, POSALAMAK
POSALMAK, POSARMAK
POSASIZ, POSALAK, POSARIK, POSARUK
POSALI, POSADA, POSATA
POSAK, POSAT
POSA
POSA
Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı. Ezilmiş pancarın soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık. Tortu, çökelti.
POSALANMA
Posalanmak işi.
POSALAMAK
Eti kokmaması için azıcık pişirmek.
LİPOSARKOM
Tüm evcil hayvanlarda nadir gelişen, yağ dokusunun kötücül tümörü. Tümör tipik olarak pleomorfik olup indiferensiye mekik hücreleriyle birlikte lipositlerden ve orta derecede farklılaşma gösteren hücrelerden oluşur, en çok deri altıda görülür.
HİPOSANTIR
Deprem ocağı.
HİPOSALİVASYON
Normal salya salgısının azalması, hipopityalizm.
POSATLAMAK
Teyellemek : Elbiseyi posatladım.
POSALAK
Kuruyunca toz gibi ufalanan bir çeşit mantar.
POSALMAK
Posalaşmak, (meyva) çürümek.
POSALANMAK
Tortu durumuna gelmek, tortulanmak.
ANTROPOSANTRİST
İnsanmerkezci.
POSASIZ
Posası olmayan.
POSADASHASTALIĞI
Koksidiomikozis.
POSARMAK
Küflenmek. Rengi bozulmak.
ANTROPOSANTRİZM
İnsanmerkezcilik.
POSARIK
Sıcak, sisli ve bunaltıcı hava. Çölde uzaktan su gibi görünen ışık, ılgım.
Bu bölümde tanımı içerisinde POSA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CIRBANAK
Üzüm posası.
CİBRE
Sıkılıp suyu alınan üzüm vb. meyvelerin posası.
İNSANMERKEZCİ
İnsanmerkezcilik öğretisini benimseyen, insaniçinci, antroposantrist.
AVCAR
Ezilmiş, parçalanmış. Tane: Eşek hoşaftan ne anlar, suyunu içer avcarı kalır. Pastırma ve sucuğa konulan baharat. Lezzet, tat. Hıyar, karpuz gibi şeylerin tohumu. Tabak somağının posası. Kışlık yiyecek, kış yiyeceği. Saçma, barut gibi av malzemesi. Mantık, mantıki düzen: Lâfının hiç avcarı yok. Kıvam, karar. Av araç ve gereçleri. Kimyon. Baharat. Sebze bahçesi (Akpınar). Tencereye konan yemek malzemesi.
CIBRA
Küspe. Madeni kalem ucu. Üzüm posası.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
CEBRE
Üzüm posası.
MELAS
Şeker üretiminde, billurlaşan şeker alındıktan sonra kalan şekerli posa.
İNSANMERKEZCİLİK
İnsanı evrenin merkezi sayan, bütün öbür yaratıkların insan için yaratılmış olduklarını söyleyen dinî nitelikli öğreti, insaniçincilik, antroposantrizm.
CIBIR
Sırsıklam, sulu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. İşsiz, güçsüz. Tüyü dökülmüş. Kel. Tembel. Beceriksiz. Kısa boylu insan. Yaşı büyük, boyu küçük. Cılız, zayıf. Suyun sığ yeri. Küçük tahta fıçı. Ağaçsız ova. Ağaçsız dağ. Tortu. Çıplak. Çürük, ezik meyve. Üzüm posası. Çalı çırpı. Ağaçsız yer. Tüysüz. Parasız, yoksul. Işkın. Parası olmayan, züğürt. Züğürt, kimsesiz. Küçük fıçı. (Kandilli, Güzelyapı, Cihangazi Bilecik). Müflis, fakir.
POSALI
Posası olan.
CIZLAĞ
Koyun kuyruğu eritildikten sonra kalan posası.
AŞ
Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.
KAKIRDAK
Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası, kıkırdak.
CIRBALA
Gelişmemiş, cılız çocuk. Üzüm posası.
KÜREYİCİ
Cevher veya posayı, sabit bir makara üzerinden dönüş yapan sonsuz halat aracılığıyla arkaya doğru küreyen mekanik düzen.
BÜRÜN
Vurgu, ezgi, durak, ulama, ton, uzunluk gibi konuşma diline özgü ögelere verilen ad. Zeytin posası. Zeytin çekirdeklerinden yapılan bir çeşit yakacak.
CIRBA
Gelişmemiş, cılız çocuk. Üzüm posası. Üzüm küspesi. (Kızılca Bor, Taşpınar Aksaray, Beyağıl Ulukışla Niğde).
CIZIRDAK
Topaç. Yerli yersiz ağlayan. Koyun kuyruğu eritildikten sonra kalan posası.
ARIBOKU
Arı peteğinden mum elde edilirken geriye kalan posa. Bal.